Başka hiç kimsede olmadığım kadar sendeydim, bu bir sevi değil; bir keşif, bir tapınma biçimiydi. Göçebe tutkular çadır kurarken yamaçlarıma, ben göbek çukurunda yerleşik aşk’a hayaller uçururdum. Biliyordun; Sana açken hiçbir ekmek karnımı doyurmazdı. Biliyordun; seni bir forma gibi giyip bize doğru koşuyordum.
Kanına şehveti karıştırıp kana kana kanatınca dilinde yalanı… Boşaldı hayalimdeki kadının içi ellerime; gözleri kandırmaca, gözyaşları fotokopi… gözleri kırmızı, gözyaşları şarap.
Ahmak ıslatan dışımı, yudumlarım içimi ıslatıyor ve işiyorum boş şişelerinin içine. Öyle sırılsıklamım ki ve öyle aptal; “sev(m)iyorum” diye bağırıyorum. Sadece ayyaş şişeler duyuyor bağırışımı, bağır yarışımı…
“Lunapark baleriniymiş; eteğine dönme dolapların çarpışan adamları oturmuş. Yarım ekmek arası ucuzluk bilete dahilmiş…” Ağzımdan nefretle çıkan tüm kelimeleri durdurup; eşkâlini bildiriyorum, çabucak bulsunlar kulaklarını… “Aldığın son nefes öncesi duyduğun son ses olayım” gibi kaotik ortam rastlaşması diliyorum.
Periler bilir, şiir metresidir şairin; usulca sokuluyorum imgelerin içine. Orgazm sersemi harfleri inledikleri yerden topluyor, gecenin yüz(süzlüğ)üne fırlatıyorum. Cebimden sekiz sütuna manşet intiharlar taşıyor; pimimi çektim, şimdi infilak vakti.
Gözlerde doğup, göz yağışlarında boğulan iki hastalıklı balıktık biz. Senin aşk’a alerjin vardı, ben alerjilerin tanrısıydım.
Benzer yazılar
- 06 Mayıs 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Virüs veri tabanımdan öp (0)
“umut etmek, aslında yavaş yavaş ölme biçimidir” der gözüne toz kaçmış bakış açısı. ve para hayatın içine sızmış kötü huylu kitledir. bir bıçak bir tabanca gibi değildir mesela… tabancanın amacı belli... - 30 Nisan 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Bize Her Yer Consesao (1)
çok kiloluk dambılların suyunu çıkarmış kaslı bünyede, über bir beyin olsa denklem bozulur. hep bir şeyler eksik kalmalı… lağımda gelincik açması gibi bir durum bu. ne güzeldir ilk yarısı dört sıfır b... - 17 Nisan 2012 -- Facia festivalleri (0)
yasal takipler, vergi dairleri, icra daireleri, uçan daireler, sıçan daireler, yalakalıklar, kokuşmuş sistem, kokuşmuş ilişkiler, jiletler, tuzlar, kesici ve delici aletler birliği, diyaframından öptü... - 20 Ocak 2012 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Amuda kalkıp işemek (2)
dilini bilmediğim bir karmaşa ve adını koyamadığım bir yabancılık bu. birkaç ana haber bültenini havaya uçurup trajedi olmalıyım. tüm radyolarda gün boyu tanju okan çalmalı, içimde dört dönen kuduz kö... - 13 Eylül 2011 -- Ay ışığına ayak basan son adam (0)
Güzel şeyler dimağımda dış gebelik yapıyor ve fazla mutlanmadan fark ediliyorum, teşhisim doğduğum gün konulduğundan, usulca kürtajımı oluyorum. Adımın i k i y ü z y i r m i soyadımın p r o m i l old... - 23 Ağustos 2011 -- Ben bu filmde çok oynadım (0)
Şarkının içinden kaçıp; söz yazarını, bestecisini ve dinleyeni öldürmeye tam teşebbüs eden sesler duyuyorum. Birer bomba gibi patlayan notalardan savrulan şarapnel parçaları kalbime isabet ediyor. Şar...
Eylül 14th, 2011 on 07:47
bu en vurucusuydu Cengiz…
yüreğini sıkı tut kağıtla kendin arasında …