Yaz aylarının bir sesi var. Hafif hafif uğuldayan rüzgar, çiçekler böcekler ve tatlı gün batımları insana yaşama sevinci veriyor. Havalar ısındıkça mevsimin ruhuna bürünüyorsunuz. İçinizden renkli, çiçekli, böcekli kıyafetler giymek geliyor. Artık öyle giyme, böyle takma diye kuralda yok, modalar da yok… Ne giymek isterseniz giyin ve çıkın… İster salaş bir etek, isterseniz bolca sarkan bir bluz üzerinize takıp çıkıyorsunuz. Ama kış öylemi; Kalın paltolar. kazaklar kat kat kardan adam oluyorsunuz.

Bu yaz her yer çok renkliydi,  en çok da narçiçeğiydi. Pudra rengi seneye de devam edecek gibi… Çiçekler; sadece kıyafetlerde değildi. Aksesuarlarda da yerini almıştı. Takıp takıştıran genç kızlarımız ve şıkırtılı bayanlarımız sokağın en gözdelerindendi. İstanbul’da yalnızca bir köşede banklardan birine oturup, yoldan geçen insanlara bakmak bile moralinizi motive etmeye yetiyor.

Yaz tatili bitmek üzere, giden gitti. Gitmeyenlerde İstanbul’un boş cadde ve sokaklarına rahatça arabalarını park etmenin zevkini yaşadılar. Şimdi ise sezon indirimleri başladı ya… Artık mağazalar dolup taşıyor. Okullarında açılacak olması dolayısıyla bir telaş var ki sormayın gitsin… Göz alıcı giydirilmiş vitrin mankenleri hepimizi içeriye çekiyor. Her vitrinin içinde gözünüze sokulan % 70 indirim etiketleri var. Bayan olarak itiraf etmeliyim ki… Bizim ruhumuzda var vitrinlere bakmak. Almasak da, illa ki içeri girip şöyle bir göz atmamız ve mağazayı dolaşmamız lazım. Öyle değil mi? Bayan olarak hepimiz aynıyız. Sanki hiç giyeceğimiz yokmuş gibi elimizi askılardan çekemiyoruz. Cüzdanımızdaki kartların al- al sesleri kulaklarımıza geliyor ve hiç ihtiyacımız yokken bile, elimizde poşetler ve paketlerle eve dönüyoruz. Bu arada ‘’Ayağını yorganına göre uzat’’ sözünü de unutmadan yapalım alışverişlerimizi, sonra bankalarla aramız açılmasın…

Artık okullar da açılıyor. Evlerde hazırlıklar başladı. En kısa zamanda okul alışverişleri de bitecek ve sokaklarda servis arabaları da yerlerini alacaklar. Zaten sıkışık olan trafik biraz daha yolları tıkayacak. Her ne şekilde olursa olsun yine de yaşamak güzel şey… Her baharın tadı başka… Dört mevsimi de tadını alarak yaşayalım. Hepinize ılık ve serin bir kış geçirmeniz dileğimle… Mutlu kalın.

İlginizi çekebilir

  • 06 Nisan 2009 -- Mimiklerin Kraliçesi Dolunay Soysert (0)
    Ekranda ne zaman görsem pozitif enerji aldığım, oyunculuğunu çok beğendiğim, mimikleri süper, tüm vücut ve tüm ruhla rolüne hakim Dolunay Soysert'ten bahsetmek istiyorum, Dolunay Soysert; 25 Mart 1973...
  • 02 Ağustos 2010 -- Kıskançmısın yoksa kıskaç mı? (4)
    Kıskanmak ve kıskanılmak abartılmamak şartıyla güzeldir. İnsanın ruhunu okşar, kendine olan değerini yükseltir hatta çoğu kişinin egolarını bile tatmin eder. Her şeyin bir ölçüsü olduğu gibi kıskan...
  • 19 Eylül 2011 -- Kapıyı iki kez kilitlemeyi unutmayın (5)
    İclal Aydın dinliyorum sürekli; dolu bulutlar gibi her an sağanağa dönüşecek bir ses, hüzün yüklü kelimeler... Ağlıyorum bolca kimselere hissettirmeden. Çocuklar uyandılar... Beraber bir kahvaltı y...
  • 22 Şubat 2012 -- Ressam Monica Esra Ergun (0)
    1972 Macaristan doğumlu olan Monica Esra Ergun, 1997 den beri İstanbul’da yaşıyor. Kendinde olan resim yeteneğini keşfetmesi ve buna bağlı olarak Macaristan da aldığı özel derslerin yanısıra; İstanbul...
  • 29 Ağustos 2011 -- Ce (2)
    Şehirde dün gece fena yalnızlık esti, kalabalığım da yoktu üşüdüm. Ve düşündüm; adımı bilen hiç kimse yok buralarda. 34 numara da kalan adamdan başka hiçbirşey değilim. Kim “Ce” dese o’na bakıyorum…  ...
  • 24 Nisan 2012 -- İnancın ölümü-3 (0)
    Mutfağa yöneldi. Buzdolabını açtı, bir kase bal ve reçel vardı. Öfkeyle çarptı kapıyı. Büfeye doğru yöneldi. Poşetin içinde üç gündür küflenen ekmek vardı. Bir bardak su ve küflü ekmeği alıp yazı masa...