Yazılarını okuyorum bazen. Yine kalemine kuvvet yazıyorsun ve yazarken eminim ki sende kalan o küçük resmime bakıp içten içe sırıtıyorsun. Çünkü adın gibi biliyorsun cümlelerinin varacağı adresi… Oyalanmıyor, oyalamıyor, hiç kimse ile oynamıyorsun… İçini döküyorsun satırlara ve sanki içimi okuyorsun… Unutmamış ya da unutamamış olmana yarı hüzünlü bir havayla seviniyorum o an… Sonra uzanıp yatağıma biraz düşlüyor, biraz da düşünüyorum eski bizi…

4 oda 1 salona sığdırılmış, terası çiçeklerle kaplanmış hayallerin geliyor aklıma… Bana aldığın o ipek elbise, akşamüstü yürüyüşlerimiz, birlikte maç keyfimiz, dünyalar tatlısı o şirin köpeğin ve mavi gözlerinle bütünleşmiş mükemmel gülümseyişin… Gözlerim doluyor… Gözlerim sadece seni arıyor…

Senin hiç haberin yok, ben her gün kovuyorum bizimle ilgili aklıma gelen her şeyi… Bilirsin zaman alıyor senden kalan yüzsüz anıları defalarca kovması… Ve bilirsin hiç zaman almıyor kovduğum anıların dönüp dolaşıp yeniden kalbime konması…

Arada başka yazılarına da denk geliyorum “Bensiz neler yaşamış, neler yapmış, nerelere gitmiş böyle” diye sorguluyorum hakkım olmayan bir merak içerisinde. Çocukluk mu, yaşanmışlıklara karşı toyluk mu bilmem… Bildiğim tek şey var; bu aralar hep aklımdasın.

İçimi okur, hala içimde durur gibi… Yokluğun var, varlığın yok gibi…

İlginizi çekebilir

  • 29 Temmuz 2010 -- Sıyrık sıyrıldı :) (4)
    Dün yazdığım, iki yazımdan da anlaşılacağı gibi; Dün sabah güne, sıyrık hallerde göz açtım. Belli ki uykumun bir yerinde su kaynatmış, tel kopartmıştım. Bir şey tetiklemiş olmalıydı eski arızayı. Ama ...
  • 21 Nisan 2011 -- Keşke (1)
    Hepimizin içinde, keşkeleri sığdırdığı kocaman boşluklarımız var. Her keşke ayrı bir açlık Her keşke hayatımızın olmazlarını sorgulamadığımız, ayrı bir dönüm noktası. Bilinmeyen bir yol haritası. ...
  • 14 Mayıs 2010 -- Soyun yat ben geliyorum! (5)
    Hastaneye bir rahatsızlığı nedeniyle başvuranların genelde psikolojileri farklı olur. Onlardan dışarıdaki ortamlarda olduğu gibi bir psikoloji içinde olmasını bekleyemezsiniz. Kiminin belki canı yandı...
  • 23 Ekim 2009 -- Küçük kabukların içindeki büyük lezzet (1)
    İş yerime gidiş gelişlerde ve tüm acil sevkiyatlarda Mecidiyeköydeki Oya Taksiden araç isterdim, zamanla tüm şöferleri tanıdım ve samimiyetimiz oluştu, acil birşeye ihtiyacım olduğunda ve aynı anda iş...
  • 21 Mart 2012 -- Kalp Teklerse… (2)
    Şimdi yaşadığımız bu ayrılık da bir şey mi... Bir zaman gelecek koca bir dünya girecek aramıza... Ne sen gelebileceksin bana, ne de ben uzanacağım huzurla uyuduğum kollarının arasına... Çünkü çok çok ...
  • 06 Kasım 2009 -- 28.İstanbul Kitap Fuarı (31 Ekim-8 Kasım 2009) (0)
    31 Ekim 2009'da açılan,  28. İstanbul Kitap Fuarını ilk 5 günde 140 bine yakın kişi ziyaret etmiş, eski bir fuarcı olduğum için, birden o fuar günlerine gittim, güzel günlerdi. 8 Kasım'a kadar açık...