Akşamcı bir peri yarım kalmışlığıma bakıp kafayı çekerken; Tenimi beş vakit üstümden çıkarıp; “al bak içim sen dolu” diyen ben, o uslanmaz o arsız kalbimle titreyerek teslim oluyorum ayrılığa.
Çok değil, birkaç saat yetecek kadar sesin kaldı kulağımda, sonra sesine acıkacağım. Radyo en eski kantolardan birini mırıldarken, fotoğrafını gıdıklayacağım; kahkahanı görmek için. Ayrılığımıza oynadığı bahisi bahane edip; duygu tanrısına küfredeceğim. Prense dönüşen kurbağalara; “ olmadı, mahcubum, yara yoğunluğumdan aranıza katılamadım.” diyeceğim.
Ayrılık dolayısıyla gülen yerlerim kapalı; komik sözcük öbeklerinden oluşmuş hiç bir tirad uğramasın bana, zira; ciddi ciddi gülmekten ölürüm. Ve hiç bir zaman; “bugün az kaldı mutlu oluyordum” diyemeyecek dudaklarım. Ah be kadın; varlığın huzurumun şehzadesiydi; gidişinle boynunu vurdurdun…
Aşk; kendini adamaktı. Aşk; o şimdi üşür diye düşünüp; soğuğa o’na uğrama diye tembih etmekti. Aşk; tek bedende atan iki kalp, tek kalpte iki kişilik yaşamaktı. Aşk; sendin…
Cüzdanımda taşıdığım oğlumun ilk dişleri olamasa; bu yangının hesabını hemen öder, akbabaların attığı konfetiler eşliğinde; asardım kalbimi ağız sulandıran bir yere…
Kalbinin kapılarında; ”biz” diye bağıran bu adam suskunluğuna doydu, şimdi bitişimizi mayalıyoruz ayrı köşelerde.
Emin ol seni çok sevecekler… ama benim gibi değil be kadın.
İlginizi çekebilir
- 10 Aralık 2009 -- “34 www 1234″ çek sağa (2)
Çarşamba günü ortaokul arkadaşım ve iflasdaşım Cemil (devlete vergisini sektirmeyen, ticaretin yüz aklarıydık, o kuyumcu ben galerici ama aynı dönemde kahpe kapitalist düzenin çarklarında öğütüldük, o... - 28 Ekim 2010 -- Hoş geldim (0)
Dışarıda yağmur deliler gibi yağıyor, hazırlandım eve gidiyorum... Toplasam beş dakika sürecek ama uzuyor bütün yollar gibi içimde bu da. Yollarda küçük çaplı nehirler oluşturmuş esir almış bu şehri v... - 29 Ocak 2010 -- TTnetin dostu olamadım (5)
TTnet, dostu olanlara kıyak yapıyormuş, bu şanslı ve TTnet dostu olanlardan biride arkadaşım Kürşat Şentürk, az önce konuştuk TTnet'in bu kıyağından dolayı keyifliydi.
Bende ise TTnet ile ilgili ç... - 20 Nisan 2010 -- Masaldan firar ettik, gerçekte buluştuk (0)
Biz, iki küçük kızdık kahve fincanları elimizde. Masalın yazılarından çıkıp, beden bulmuş çocuklardık ikimiz de.
Eski ısınmışlığım vardı aramızda. Sakinliğin, uysal güzelliğin duruyordu karşımda. B... - 14 Ekim 2010 -- Bitmeye mahkum… (0)
Kocaman yüreğim daha ne kadar sevebilirdi seni? Olduğu kadar mı, ölene kadar mı, yoksa sonsuza kadar mı hissederdim yüreğimde yarattığın kırgınlıklara rağmen seni?
Hangisini tercih ederdin seni düş... - 30 Haziran 2010 -- Götürün bunu aldığınız yere (0)
Karikatürü görünce birden aklıma geldi. Yıl 1989 o dönemlerde komşumuzun oğlu var adı İsmail. Ben henüz 4 yaşındayım. Sürekli onunla oynuyorum. Neredeyse günümün çoğunu onunla geçiyorum. Tutturmuşum ...
Son yorumlar