Kentin kirli semasında paslanmış çiviler.
Ve yine deniz manzaralı köşklerde, umursamadığım boş beyinler.
Gölgemin mabetinde
Gülümseyen cellat bakışlı güvercinler…
Oysa anlamadınız.
Dokunmam sinesine gözbebeğinizin.
Eseridir; özgür ruhum,
kalemimin yorgun esaretinin.
İlginizi çekebilir
- 03 Aralık 2010 -- Ayna ve Ben (0)
(Geçen haftadan devam)
Azimle çabalamak ve varılacak noktaya ulaşmak için gidilecek yolları önceden planlamak gerekiyordu. Başarısız deneyimizi yeniden denemek için fazla beklemeye gerek kalmadı. B... - 22 Kasım 2010 -- Kalp Tanrı’ya Emanet (4)
Biraz yürüdüm bugün. Bahardan kalma olan güzel havanın tadını çıkarttım.Soluduğum bol oksijen etkisiyle ciğerlerim bayram yeri, ruhum ise sarhoş gibi oldu diyebilirim. Bir süre sonra ayakkabılarımı çı... - 24 Ocak 2011 -- Cengiz’le acayip konuşmaların konuğu: Ressam Bekir Üstün (4)
Cengiz’le acayip konuşmaların bu haftaki konuğu çalışmalarını çok beğendiğim ve uzunca bir dönem beraber çalıştığımız, yakın süreçte yine beraber çalışacağımız Ressam Bekir Üstün. Sorduğum sorulara ve... - 03 Ekim 2009 -- Kız kardeşime (0)
O zamanlar benim başımda kavak yelleri, sen ise daha tanımamıştın bile ergenlik sivilcelerini.
İstemezdim arkadaşlarımın yanında seni. Ablalık iç güdüsü değil, ''Büyüdüm'' gafletiydi benimki. Sen ... - 01 Temmuz 2009 -- Şimdi söylermisin? (2)
Kimseyi gözümde büyütmedim, büyütemem. Herkes insandır etten kemikten. Üstelik gönülde büyütmek varken, gözde büyütmek neden? Tahtından çabuk iner gözde büyütülen. Oysa gönülde büyütüleni kımıldatmak ... - 27 Nisan 2010 -- Ben kendi hayatımın Atatürk’üyüm (6)
Ortalık, padişahlık hanedanının hükümleriyle toz dumandı. Kuşatılmamış duygum, düşüncem, inancım bile, bana kalmamıştı. Gaflet ve delalet içinde, dağıtıyorlardı tüm şehirlerimi. Bütün coğrafyalarım el...
Son yorumlar