Yağmur, simsiyah bir ızdırapla birlikte yağıyor üstüme; ıslak, kuytusuz ve umutsuzum.  Bulamadı ya parmaklarım uzanıp dokunacakken saçlarını. Ve duydum ya dilinde patlayan mayınların seslerini. Öyle nefretle, öyle iğrenmiş bağırıyordun… O sesler; uğursuz bir ayninin ortasında aldı canımı.

Kendimden mi tiksindim, üzüldüm mü ne önemi var. Zaten yamalıyım. Zaten körüm.  Her nefes alışımda kalbime batan milimetrik kahırlarım var.

Açıklayamazdı hiçbir felsefe hissettiklerimizi… Şarkısızdık belki, belki de şiirsiz… Çok ağladık, çok konuştuk, çok kaçtık… Uçsuz, korkusuz, sakınmadan, tepeden tırnağa yanmayı oynayan tiyatral bir gösteriydik biz. Gözlerimizden seken birkaç damla yaşın peşine taktık aşkı.

Daha sana; yağmuru seyredeceğimiz pencere kenarı, battaniye ve çay getirecektim. Daha sana canımm diyecektim canımı verircesine… Biliyormusun; bana hediye ettiğin ısırığı yokluyorum sık sık ve aynı sızı büküyor bileğimi… Sonra fotoğrafını kokluyorum köpekler gibi; bize dair bir iz bulup peşinden gitmek için.

Gemisine aşık bir limanım tanrım ben,  günahım varsa ki, vardır… lütfen beni aşkla sınama.

İlginizi çekebilir

  • 03 Kasım 2009 -- Başıbüyük eğitim vadisi, sonbaharın son günleri (2)
    Etraftaki ağaçlar, yapraklarının bir kısmını dökmüş, bir kısmını da dökmek için sanki gün sayıyor. Çam’lar ise gizliyor düşen yapraklarını. Her mevsim olduğu gibi yine yem yeşil.  Güneş bazen insanın ...
  • 24 Eylül 2010 -- Düş (3)
    Dilimin ucunda adın düşersen kurtulurum ama kıyamam çünkü serttir kulakları insanların anlamazlar anlamını adının üzülürüm incinirsin... dilimin ucundasın eninde sonunda düşeceksin biliyoru...
  • 22 Nisan 2011 -- Yarın 23 Nisan (0)
    Çocukluğumun geçtiği seksenli yıllarda gösterişten uzak, mütevazi evlerimizin duvarında mutlaka bir Atatürk resmi olurdu. Eskiden misafir odaları vardı bilen bilir. En güzel koltuk ve vitrin takımları...
  • 04 Mart 2012 -- Bil Ki Ben Senin Hiç Dinmeyen Sızınım (2)
    Buz kütlem sarıl bana, üşüt beni. Acısız olmaz ayrılıklar. Biraz canın acıyacak. Sende, Acıt beni(bak acım acıyor hâlihazırda). Cam kırıklarına batır kalbimi, sonra tuzla ikram et mistik doğu trag...
  • 20 Temmuz 2009 -- Öcalan’ın şapkası (1)
    Yazılarıma son iki aydır yazlığımdan devam ediyorum, bakıyorum da site de ki yazar arkadaşlarım da ben gibi bir bir tatile çıkıyor, bende elimde laptopum bağlantı bulduğum yerde gündem takip edip yoru...
  • 13 Mayıs 2010 -- Tutsak bakışlarını öpmek isterim (0)
    Sıyrılır gecenin koynundan bir el Girer ruhumun en kuytusuna Kırar bütün zincirlerimi Yakar yalnızlığın son kalesini Karanfil kokulu teninde tükenir nefes Duvarlara vurup dönüyor her ses Yankıla...