Yazımın başlığının neden ‘Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır’ olduğunu açıklayarak başlamak istiyorum. Özlem kavramını çokça düşünüp üzerine yorumlar yapmaya çalıştım. Ve özlemenin aslında sanıldığından farklı şeyler içerdiğine kanaat getirdim. Basit bir kavram değil özlemek.

Her insan özlenmeye değerdir. Ama özleyenin tavrı çok önemlidir. Anlatmak istediğim şey çok derinlerde anlayana. Her insan özlenebilir ama bazı insanlar sadece kendisi olduğu için değil maddesel varlıkları dolayısıyla özlenebiliyorlar. Bu sahte özlemi anlatmaya çalışıyorum. Hakiki özlem hatırlamaya kıyamamaktır. İşte bundan başlığımı bu şekilde yazma gereksinimi duyuyorum. Şu anki halime bakılırsa ailemden ayrı olduğum için bir hayli özlem biriktirdim. Ama ne özlem. Öyle bir özlemek düşünün ki tüm dünyayı bir kenara bırakırım onlar için. Her neyse. Buradan yola çıkarak şunu söylemek istiyorum ; Her insan özlenebilir,her insan özleyebilir ama özlemek anlık olmamalıdır.

Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır. Neden mi?

Çünkü hatırlayınca ağlayacağından korkarsın.

İlginizi çekebilir

  • 11 Ocak 2009 -- Sessiz vedalar (0)
    Bu şarkının her saniyesi, dinledikçe içine çeken insanı Kocaman bir girdap gibi yuttu yutacak benliğimi Tıpkı yokluğun gibi... Neden sevilir veda şarkıları bu kadar? Çünkü herkes bir veda yaşar, ...
  • 05 Mart 2011 -- Beni özle (0)
    Gül goncasıdır yüreğim, yavaş yavaş açar duygularını etrafa. Dağıtır güzel neşesini, sanki mis gibi kokan gül gibi… Yeşerir duygularım beslendiğince güzel sözlerle. Aşkın tadır adım, sevginin değer...
  • 17 Kasım 2010 -- Sevgili her bişeyim (0)
    Karma karışık duygular içerisinde uyandım bu gün... bu gün biraz hoyrat biraz asi ve birazda üzüntü verici bir ruh yahut ya da tanımlayamadığım bir şey dolanıp duruyor etrafımda. Dünün bu günden fa...
  • 14 Ocak 2010 -- Yürütemezsem ayrılırım diye başlamıştı (11)
    Hayatın,  insanın başına neleri getirip, neleri getirmeyeceği önceden bilinmediği gibi adımını attığı birlikteliğin de ne kadar süreceğini başlangıçta bilemiyordu. Bu nedenle sıkılırsam, yapamazsam ve...
  • 12 Mayıs 2011 -- Ce Ng(iz)aydıN “kısa kısa” bölüm 9 (5)
    Bünyemde damıttığım melankoli kırıntılarını harflerle marine edip sunduğum; Cengiz Aydın kısa kısa bölüm dokuz ile karşınızdayım. Nacizane tavsiyem bir kadeh şarap eşliğinde okumanızdır, zira şarap me...
  • 28 Şubat 2011 -- Ruhumu Yalnızlığa Hapsettim (0)
    Kusura bakma yalnızlık bugünden sonra uzun bir süre rahatsız edeceğim seni. Çünkü ne yapsam olmuyor artık. Bu sefer çaresizim, savunmasızım. Lütfen harcama beni, öyle sağa sola savurma, başından atma....