Seni; dışarıda kar yağarken, buğulu pencereden dışarıyı izler gibi seviyorum…
Seni; soba çıtırtısı eşliğinde, sıcak bir çayı yudumlar gibi seviyorum…

Seni; ılık bir Nisan yağmurunun altında, damlacıkların avuçlarımı okşayışı gibi,
Seni; burnuma konmayan çalışan, rengârenk minik bir kelebekle oynaşır gibi,
Seni; en sevdiğim müziği dinlerken içimin alevlenmesi gibi seviyorum…

Seni; her baktığımda gözlerimin dolmasına sebep olan yıldızmışsın,
Seni; serin bir günde her yönden sertçe esen asil rüzgârmışsın gibi seviyorum…

Seni; gelişinin hem heyecan hem sabırsızlık verdiği, esmer yağmur bulutuymuşsun gibi,
Seni; asla ulaşamayacağımı bildiğim en dik, en yüksek dağmışsın gibi,
Seni; muhteşem yapılmış bir heykeli, bir tabloyu izliyormuşçasına seviyorum…

Kelimelerin anlamsız kaldığı yerde başlayan sevgimi,
“uyar mı?” diye kurduğum cümlelerin tebessümüyle hüzne kapılarak,
kirpiklerimden sızan damlaların düşüşüyle…
yani anlatamayacağım kadar,
ve asla anlayamayacağın kadar seviyorum…

Benzer yazılar

  • 24 Haziran 2009 -- Seni seviyorum (0)
    Ben seni çok seviyorum diyemiyorum, bir gün gelir de o büyük sevgi nasıl bitti dersen bunun cevabını ne sana ne kendime verememekten korkuyorum. Ben seni gözüm gördükçe kulaklarım duydukça ellerim ...