Afili bir karanlığın ortasındasın
gece giydiriyorsun ıslak gözlerine
kuş tüyünden hafif göz kapakların
rüzgarla savrulup
kapaklanıyor olduğu yere
kahrolası kentin var olası sahilindeyken
ayaklarına inen karartılı geçmişini
suya değdirerek,çocuklar gibi
döküyorsun denize

denize giremeyişin ise
suyun boyunu aşmasından korktuğundan değil
geçmişinin denizi taşırmasından korkmandan
ve kendini
bir çocuk kadar yalnız hissetmenden

dinle beni çocuk ruhlu kadın
geçmiş durduğu yerde dururken
geri geri atarsan adımlarını
üstüne yürüyor zannedersin
ardında duran birine çarpana kadar
fark etmezsin
ardındayım
fark etmene az var

denizin sesini dinlerken
dalgalar kıyıya vuruyor
kırmızı topuklu ayakkabıların
ucundan su alıyor
gözlerin tuzlu su bırakıyor
göz çukurlarına
dudaklarına uzanıyor bir bir damlalar
baştan aşağı ıslanmak üzeresin

şakaklarında yağmur besteliyorsun
yaslı melodilere aşk sürükleyerek
kirpiklerini fırça niyetine kullanıp
yağmurun sol anahtarını
çiziyorsun
İstanbul’un sol göğsüne

inciler düşerken gözlerinden
yıldızlar dökülüyor denize
gökte arayıp yerde buluyorum seni
sen; kayıp şehrin güzel gözleri
her gece karaya çalan gökyüzü
nasıl da yıldız konduruyorsun gözbebeklerine
gözlerine sarıp uyutuyorsun kadife sesinle

bense yetim bırakılmış bir çocuğu oynuyorum giderken
sakın sorma
ben de bilmiyorum
bu kaçıncı izmarit boynunu kırdığım
nikotin kokulu rüyalar biriktiriyorum kendime
yetim bırakılmışım
göz kapaklarımın gözlerimi sardığı kadar yalnızım
her gece yalnızlıktan tutuklanıyorum
ayrılık kelepçeleniyor bileklerime
kalbim tutukluk yapıyor
ateşleyemiyorum gözlerini gözlerime

Söyle yağmur gözlü kadın
gözlerine sarılıp sırılsıklam olmaktan başka
ne istedim ki?

gitmeliyim
roma(n)tizmam azdı
izlerim sızlıyor
yağmur gibi bir şiir daha
geliyor şimdi sana
sakın ardımdan ağlama
unut gitsin
sen en iyisi mi
bu yaslı aşkın
hüznünü ye
bağını sorma

İlginizi çekebilir

  • 23 Mart 2012 -- Küçücük çocuğum benim başına darısı (0)
    Daha dün gibi yaşanılan her şey Ne olurdu sanki bazısı yaşanmasaydı? Bir gözyaşından ibarettir her yaşım Nedendir şu çocuk yaşımda kalamayışım Daha dün gibi dizlerimin yarası Rüzgâr üfler dur...
  • 31 Temmuz 2011 -- Dersaneye gitmeden de başarılı olunuyormuş… (2)
    2011 yılı ''LYS'' birincisi Balıkesir'den çıktı. Babası; emekli öğretmen, Annesi şeker hastası olduğu için onu bırakıpta dersaneye gidememiş, zaten maddi durumları da elverişli olmadığından dolayı, ko...
  • 27 Eylül 2010 -- Aidiyet (8)
    18 yaşından küçüklerin izlemesi sakıncalı bir belgeselin en heyecanlı yerinde çaldın kapımı… Suratında arsız bir gözyaşı, elinde tamirat seti, musluk tamircisini oynuyordun aklın sıra, bense yarım ...
  • 22 Ocak 2011 -- Sessizliği öğrendim (0)
    ben yok olurum detaylarda suskunluğuma gömülür silinirim hayat sahnesinden. bir soğuk taş durur başımda sessizlik... belki düşünür belki hatırlar usanmadan yazılan düşlerimi bıkmadan anlattığım...
  • 20 Mart 2010 -- Bazende bir fotoğraf…(2) (0)
    Yandaki kareleri uzun bir süre önce mynet'te görmüştüm, başka bir konu ile ilgili araştırma yaparken tesadüfen yine karşıma çıktı, bu sefer yayımlamadan edemedim. Yaralı yavrusu yol ortasında kalan...
  • 18 Ocak 2011 -- Yeni’k Dünya (0)
    Sen sıtma bir mohikanın yaktığı son ateşe atılan şiirsin isyan, çaresizlik biraz da ölüm damlıyor avuçlarından Ben darağacından süzülen bir "Deniz" gibi omuzlarımda isyanlarımdan gemiler ve...