41 Yaşındaki Müzeyyen Yanık (Baş) Ekim 2010 tarihinde eski bir sabıkalı olan Harun Baş ile evlenir. Evliliği boyunca şiddet görür ve daha fazla dayanamayarak  memleketi Kastamonu ya kaçar. Abana’ da boşanma dilekçesi verir ve sürekli tehdit edildiği için koruma talep eder devletten.

İstanbul’ a dönünce; hayatım  tehlikede diyerek koruma talep ettiğine dair iki dilekçe daha verir Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına. Ve birkaç gün önce kardeşi  Döne Yorulmaz’ ın  evine giden polisler  Müzeyyen Baş’ ın koruma talebiyle ilgili geldiklerini söylerler.

Döne Yorulmaz  isyan eder polislere “geç kaldınız” diye. Çünkü Müzeyyen Baş 29 Temmuz 2011 tarihinde eşi Haydar BAŞ tarafından başına sıkılan dört kurşunla öldürülmüştür…

Mardin’de 2002 yılında  aralarında muhtar, kamu görevlileri ve askerlerinde bulunduğu 26 kişinin  tevacüzüne uğrayan  13 yaşındaki N.Ç  ile ilgili  dokuz yıldır devam eden davada  nihayet bir karar açıklandı. Hakimin kararı  N.Ç sanıklarla kendi isteği ile birlikte olmuştur, isteseydi karşı koyabilirdi yönünde oldu. Sanıklardan 24 ü 1 yıl 8 ay gibi komik hapis cezalarına çarptırıldı. Bu olayda aracılık eden iki kadına verilen ceza ise iffetsiz oldukları için dokuz yıl hapis cezası oldu. Yargıtay’ da bu kararı onadı ve onamasıyla gündeme bomba gibi düştü.

Adalet sistemimizin geldiği noktayı görmemiz için iki olayı anlattım size. Çoğumuz haberdarız bu gelişmelerden zaten.

Bu iki olaydan çıkartılacak dersleri herkes kendi adına çıkarmıştır eminim.

Kime güveneceğiz diye düşünmeden edemiyor insan. Kendimize, çocuklarımıza sahip çıkalım. Başımıza bir iş gelirde adalete işimiz düşerse vay halimize…

Tecavüz edenlere, öldürenlere  hafifletici sebepleri   kolayca  bulanlar,  Onüç  yaşında ki bir kız çocuğu için  “isteseydi karşı koyabilirdi” diyecek kadar  çok düşünmemiz gereken bir karara imza atmış oldular…

İlginizi çekebilir

  • 13 Ağustos 2011 -- Bir kader mahkumunun ranza boşluğundan dışarıya taşmış çentikleri için; Kiralık duvar aranıyor (0)
    Son/bahardı Ağaçlar yapraklarını yitirmiş Hayta çocuklar okullarına başlamış Yavru kuşlar anne kuşların gözyaşları altında yuvalarından uçmuştu… Şehir anlamsız/çelimsiz ve başkalarına göreydi Yok...
  • 10 Mayıs 2009 -- Google’dan Anneler günü logosu (0)
    Google Anneler günü kutlamaları kapsamında logosunu Anneler gününe uyarladı, hoş olmuş......
  • 10 Ağustos 2010 -- Telafisi olmayan bir haldi bizim için aşk… (2)
    Kendinden büyük laflar edip kapıyı kızcağızın yüzüne nasıl da çarpmıştı giderken. Ama söz ağızdan çıkmıştı bir kere. Kız ona "Sus! Ne olur böyle büyük konuşma" demişti. Ah bir anlasaydı keşke o an ...
  • 10 Temmuz 2011 -- Ce Ng(iz)aydıN “kısa kısa” bölüm 11 (3)
    1- birbirine çok aşık iki kirpiydik seninle; sarılsak canımız, ayrılsak kalbimiz acırdı. “bırakın aşkı, bırakın sarılmayı, aynı coğrafya'da nefes aldığınızı bilmekle mutlu olun, bu sizin tek varoluşun...
  • 03 Mart 2011 -- Yusuf Hayaloğlu’na saygıyla…/d. 1953- ö. 3 Mart 2009 (1)
    Sokaktan çevirseniz birini "Allah aşkına 75 milyonluk ülkeyiz bana 100 şair, 100 ressam sayabilir misin?" diye sorsanız kaç kişi sayabilir... Çok zor, çünkü biz değer bilmeyen, çabuk unutan bir top...
  • 19 Eylül 2009 -- Önümüz bayram, gel barışalım artık (0)
    Bütün raflara baktım. Yok, yok, yok. Sanki yok olmuşlar yada uçurmuş bir büyü. Bütün kitapları taradım tek tek, bulamadım sessizliğine kanat takacak sözcüğü. Her yere göz attım üstelik. Suskunluğun...