Canım babam; Kurtulamadın azrailin elinden, Çok çabaladın ama yenemedin…
Artık yoksun biliyorum. Ama her şey hayalmiş gibi geliyor. Sanki telefon çaldığında sesini duyacağım
”kızım fikriye nasılsın saçınızın teline kurban olayım” dediğin o sözlerin kulaklarıma gelecek gibi…
Gözümün önünden gitmeyecek o son görüntün…
Nasılda pembeleşmişti yanakların..tertemizdi tenin.. yılların çizgileri
nasılda kaybolmuştu yüzünden sanki gençleşmiştin babam! Hayat ne kadar kısaymış
85 yaşında bile sanki hiç yaşamamış gibi geçmiş seneler…
Bilemedik bu kadar çabuk gideceğini.. Meğer herşey çoktan bitmişte haberimiz yokmuş…
İçindeki her organ yirmi günde bitmiş. Kalbin daha fazla dayanamamış, babam!
Mavi gözlerin artık bakmıyor babam… Ama sen her zaman bizim yanımızda olacaksın
bizi izleyeceksin
Mutlu yaşadın, hayatı ti’ye alırdın iyide ettin. Ama ecel bırakmadı.
Öyle bir şaka yaptınki bize…Hepimizi tuşa getirdin, yerimizden kalkamadık, dizlerimiz kırıldı,
yürüyemedik babam…
Ne? yapacağımızı şaşırdık, elimiz ayağımız birbirine dolandı… Kabullenemedik… senden geriye kalan yaptığın
espiriler anlatılmaya başlandı bile…
Hepsi birbirinden güzel anılar hafızamızda canlandı babam.
Babam yüreğimizi ta derinden parçaladın… Sanki öleceğini biliyordun herkese selam ettin el salladın.
Çocuklarını gördün hepimizle vedalaştın. O eve geri dönemeyeceğini bilemedik babam!
Keşke sana biraz daha dokunabilseydik babam.
Eğer bu kadar kısa sürede gideceğini bilseydik. O hastaneye yollamazdık seni babam.
Gördünmü? kalabalığı babam… ne kadar çok sevenin varmış. Oğlum dedin, kızım dedin… Torunlarım dedin.
Hepsi yanındaydı tüm sevdiklerin etrafındaydı ne mutlu sana babam…
Babam; hiç beklemiyorduk bu kadar kısa sürede bizi bırakacağını
çok ani oldu. Kimseyi yormadın, her zaman hakkım size helal olsun. dedin. Bizimde helal olsun babam.
Şimdi telefon çaldığında ben ne yapacağım babam
kime takılacağım. Artık o kahkahaları duyamıyacağım. Topuk nasıl topuk derdin.:):)
Nasılsın dediğimizde ise ”ağrır yerim yok ama hiç halim yok” derdin.
gelelim mi? dediğimizde ise, masraf etmesinler, gelmesinler iyiyim derdin. Babam..
Ama böyle de şaka yapılırmı? Hani sen topuğu görecektin babam…O da geldi ama hastaneye
giremedi…Hepsi geldiler torunların ama sen göremedin babam…Ama merak etme sen; hani
her zaman işlerini acele yapardın ya!
Alllah’ın huzuruna çıkarken de hepsi çok acele oldu babam… Apar topar aldılar elimizden.
Bize doğru dürüst göstermediler
bile hemen alıp götürdüler seni…
Sen Ceyhan’ın Salih amcasıydın…Sen arabacı Salih’tin
Sen Gaziosmanpaşa mahallesinin gülen yüzüydün…
Mekanın cennet olsun babam rahat uyu… dualarımız seninle…






Kasım 17th, 2011 on 01:19
Kabri nur ile dolsun.Allah sabır,güç versin.başınız sağolsun Fikriye Hanım.
Kasım 18th, 2011 on 00:27
çok saolun elif hanım Alllah kimseye acı göstermesin…
Kasım 16th, 2011 on 22:24
Amin…
Başınız sağolsun Fikriye Hanım.
Babanıza Allah’tan rahmet, size de sabır diliyorum.
Kasım 18th, 2011 on 00:28
Çok teşekkür ediyorum…dostlar saolsun.
Kasım 16th, 2011 on 21:45
Başınız sağolsun fikriye hn.
Kasım 16th, 2011 on 23:04
Allah razı olsun…dostlar saolsun..
Kasım 16th, 2011 on 20:07
Babanıza Allah’tan rahmet, sizlere de sabırlar diliyorum Fikriye Hanım. Her güzel yaşadığınız günde siz görmesenizde babanızın mavi gözleri ışıldayacak. Gidenler bir yere de gitmiyor aslında… Başınız sağolsun.
Kasım 16th, 2011 on 23:03
Çok saolun…teşekkür ederim.
Kasım 16th, 2011 on 19:56
Başınız sağolsun Fikriye hanım. Duygu yoğunluğunu azaltmamak için hiçbir düzenleme yapmadan yayımlıyorum yazınızı. Acınızı yürekten paylaşıyoruz…
Kasım 16th, 2011 on 23:02
Teşekkür ederim. Allah razı olsun…dostlar saolsun.