Cengiz’le acayip konuşmaların bu haftaki konuğu Ressam Bilgen Özerdem. Sorduğum sorulara verdiği samimi cevaplardan dolayı Bilgen hanıma teşekkür ediyor, hepinize keyifli okumalar diliyorum…
Cengiz Aydın: Bilgen Hanım kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Bilgen Özerdem: Kendimden bahsetmek ne kadar doğru olur bilemiyorum ancak duygularımızın dili değilmidir resimler. Ben susayım onlar konuşsun…
Cengiz Aydın: İçinizdeki resim tutkusunu ne zaman fark ettiniz?
Bilgen Özerdem: Ben hep suskun bir çocuktum. Ben sustukça hep resim yaptım o zamandan beri hayatım da var.
Cengiz Aydın: Resim konusunda aldığını eğitimler nelerdir?
Bilgen Özerdem: Şimdi samimiyetle şunu söylemek isterim yaratıcılık, sanat bence her insanda doğuştan var olan beceriler ancak şartlar ve keşfedilmek yada kendi keşfimizi yapmak bizim ilgi alanlarımızı değiştiriyor, yani ya keşfedemeyip uzaklaşıp unutuyoruz ya da tam ortasına düşüyoruz sanatın… evet akademik bilgi kesinlikle her alanda olduğu gibi şart. Yaklaşımlarda kaliteyi arttırır, bilgi ile süslenen her durum daha samimi… Ancak plastik sanatlarda tamamen kişisel yaklaşım, tepki ve duygular söz konusu… Çok alaylı ressam bilirim akademisyenlerden daha çarpıcı eserler vermiştir. Ben de yeteneğimi güzel sanatlar da akademik eğitimle destekledim ve hala gelişmeye devam ediyorum. Bunun bir sonu yok.
Cengiz Aydın: Resimlerinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Bilgen Özerdem: Resimlerimde şiddetli renkler, serbest fırça darbeleri vardır. Konularımda duygulara dokunmayı severim.
Cengiz Aydın: Sizi en çok etkileyen resim akımı ya da akımları nelerdir?
Bilgen Özerdem: Klasik konuların modern üslup ile yorumlanmaları hep daha çekici gelmiştir bana. Klasik desenlerden vazgeçmeyip modernizmide yaşamak açısından Fouvizmden (vahşiler) hoşlandığım bir gerçek ancak etkisi altın da değilim.
Cengiz Aydın: Etkilendiğiniz yerli ve yabancı ressamlar varmıdır, kimlerdir?
Bilgen Özerdem: Özellikle etkisi altında kaldığım bir sanatçı yok ancak Matiss i cesur bulmuşumdur.
Cengiz Aydın: Sizin resim tanımız nedir? ve tuvalin karşısına geçince neler hisediyorsunuz?
Bilgen Özerdem: Resim benim için tamamen içsel bir yolculuktur. Sanatçı kendini kaybetmeli ve kendini bulmalı orada. Kendini bulduğunda eser tam da ustanın istediği gibidir artık. Bense tuvalin karşısına geçtiğim uzun süredir kafamda yapıp bitirdiğim resimle boş tuvalde karşı karşıya bakarız birbirimize… Bense korku hissederim… Başaramamak korkusu. Sanırım bu korku beni ilerleten biricik duygum.
Cengiz Aydın: Aklımda öyle bir şey var ki onu tuvale yansıtsam yer yerinden oynar dediğiniz ve hayal ettiğiniz belki birgün hayata geçireceğiniz sarsıcı ve iz bırakacak bir fikriniz var mı?
Bilgen Özerdem: Bunu sınırlamamak gerekir ne zaman ne olacağı hiç belli olmaz.
Cengiz Aydın: Bir tuşla her şeyin kopya edilebildiği şuanki ezberci ve duygusuz dünya şartlarında Türkiye’de resim sanatı sizce nerede ? resim sanatına/sanatçısına gerekli değer ve önemin verildiğini düşünüyor musunuz ?
Bilgen Özerdem: Her şeyin kopyasına alıştıkta sanatın kopyasına alışılmıyor, buna hırsızlık denebilir… Sanat hırsızlığı. Sanata saygı kalmadığı, emek verilmediği bu günlerde ve sanata, sanatçıya yapılan her türlü saldırının yaşandığı bu dönemde diyecek fazlaca bir söz bulamıyorum. Kladı ki bunun yanın da ülke ve kültür zenginliğimizin çok olması sanatı mutlaka olumlu etkiliyor.
Cengiz Aydın: Resim yaparken kullandığınız malzemeler nelerdir?
Bilgen Özerdem: Üç ana renk ve beyaz, nadiren spatul ve bolca duygu.
Cengiz Aydın: En sevdiğiniz renkler nelerdir?
Bilgen Özerdem: Mor, sarı, turuncu, beyaz, mavi ve tonları… sevmediğiniz renk deseydiniz kahverengi derdim.
Cengiz Aydın: Delice bir tutku iltihaplı bir ihtirasla sevdiği adamın ihanetine uğrayan bir kadını resmetseydiniz seçeceğiniz renk tonları neler olurdu?
Bilgen Özerdem: Mor her zaman derin ve tutkulu gelmiştir bana,mavinin yalnızlığı, beyazın tekedilmişliği ve beklide biraz da kırmızı…
Cengiz Aydın: Dünyanın içinde bulunduğu sevgisiz durum için ressamların(sanatçıların) üstüne düşen görevler var mı sizce?
Bilgen Özerdem: Sanat içinde sevgi ve tutkuyu barındıran bir durumdur. Sanat dünyaları birleştirir, sanatçıların bu konuda üstlerine düşen görevleri yerine getirdiğine inanıyorum.
Cengiz Aydın: Sizce keder ne renktir? neden?
Bilgen Özerdem: Her duyguya bir renk yüklemek zor geliyor bana ancak kederin rengi yalnızlık olsa gerek.
Cengiz Aydın: Sergilerinizden bahseder misiniz?
Bilgen Özerdem: İlk kişisel sergimi Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisinde ‘Yanlızlığın Renkleri’ ismi ile açtım. Bunun dışında onlarca diyebileceğim karma sergiler de bulundum. Ancak çok keyif aldığım sevgili Tuncay Takmaz’ın düzenlediği Dorma Maar sergi etkinliğinden bahsetmeden geçmek istemem. Kişisel sergi çalışmalarına halen devam ediyorum.
Cengiz Aydın: Varsa derecelerinizden ödüllerinizden bahseder misiniz?
Bilgen Özerdem: Öyle büyük yarışmalara katılamadım hiç ancak Rotary Klubunden mansiyon ödüllü bir eserim olmuştu. Ödül ise kişiden kişiye değişen bir değer bu röportaj bile benim için bir ödüldür yerine göre.
Cengiz Aydın: Bu söyleşiyi okuyup içinde resim sevgisi depreşenlere veya kendinde yetenek olduğunu düşünenlere neler önerirsiniz?
Bilgen Özerdem: İsterseniz olur, samimi olun ve asla vazgeçmeyin.
Ve geldik sıcacık bir sohbetin daha sonuna, başka bir “Cengiz’le acayip konuşmalar” da buluşmak üzere iyi şeyler diler, selam ederim…











Son yorumlar