Basit cümlelerle kendine has duygular yakalamayı seviyorum. Bu benim için imkansızı zorlamak gibi bir şeyi temsil ediyor. İmkansızları seviyorum.

Anlaşılamıyoruz. Her ne kadar basite indirgesek bile anlaşılamıyoruz bazen. Fazla seviyeyi düşürdüğünde ise bu sefer anlaşılıyorsun ama ‘bunu ben de yazarım’ gibi cümleler duymaya başlıyorsun. Bunu keşfettim ve şimdilerde koyverdim gitti. Artık anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az demek istiyorum.

Lafı uzatmadan ufak bir şiir açıklaması yapmak istiyorum. Aslında insanlara mahremlerini açmak gibi bir şey olacak bu. Hani başkası olsa meslek sırrı der anlatmaz şiirlerin nasıl çıktığını. Ben anlatılmayacak bir taraf göremiyorum.

Son yayımladığım ‘Sevebilir miyim sizi’ adlı şiirden bahsetmek istiyorum bu yazımda. İnanın kendime karşı çok objektif davranabiliyorum bu yüzden bende sizin tarafınızdayım varsayın. Şiiri okumanın bence adabı var ve okuyanın da ruh hali önemli. Öyle ki şiiri eleştirecek olursam şiirin basitliğinden düzensizliğinden bahsetmek kadar kolayı yok. Ama şöyle bir durum var gerçekten bu şiirde güzel bir noktanın varlığına inanarak okursam bu şiir benim için yüceltilebilir bir şiir olabilir.

Mesela günümüzde yaşayan şairlerimizden bir kaçının kitabını okurken bazı şiirleri çok basit buluyorum ama içinde bir anlam arıyorum. Çünkü o koskoca şair boşa yazmamıştır değil mi?

Sırf şiiri yazan ünlü biri diye mükemmel buluyorken daha iyisini bir yakınımız dostumuz yazdığında ‘Kimin bu şiir?’ tarzında saçma sapan sorular sorabiliyorlar insanlar. Senin yazdığına inanmak istemiyorlar. Ama artık kendimi şiir harici ifade etmeyi bıraktım. Şiirlerime bakan ne olduğumu az çok anlar. Ben ne yaşarsam onu yazıyorum. Çok mutluyum. Bu işten para kazanmıyorum. Ün yapmıyorum. Popülaritemi artırsın diye uğraşmıyorum. Ama yetiyorum kendime. Bu da yetmez mi bir insana ?

Bakın bu dizeler durduk yere dile geldi. Belki de tek güzelliği budur. Belki aruz vezni kullanılmadı. Belki betimlemeleri o kadar kuvvetlice aklınıza yakışmadı. Ama bu şiir en basit sanatı savunuyor şu anda.

-ne kadar güzelsiniz bayan
sevebilir miyim sizi

söz veriyorum
kalbinize alırsanız beni
hiç gürültü yapmam
kalbiniz çarptığında
hemen aşktan sarhoş olmam

emin olun ki
öyle çekip gitmem beni unuttuğunuzda
hatırlatmak için
uğrarım arada bir rüyanıza
izin verirseniz

Allahın emri peygamberin kavliyle kalbinize talibim
sevebilir miyim sizi?

İlginizi çekebilir

  • 01 Kasım 2011 -- Adalet Dediğimiz Şey… (0)
    41 Yaşındaki Müzeyyen Yanık (Baş) Ekim 2010 tarihinde eski bir sabıkalı olan Harun Baş ile evlenir. Evliliği boyunca şiddet görür ve daha fazla dayanamayarak  memleketi Kastamonu ya kaçar. Abana' da b...
  • 26 Aralık 2009 -- Sağ ayak serçe parmağı (2)
    at, efsaneler, mavi, gece, siyah, romantizim, pegasus, şiir, budizm, hüzün, kadın sesi, papatya, sabahlamak, kar, dalga sesi, bohem, yosun kokusu, sonbahar, yasaklar, aşk, gün batı...
  • 28 Şubat 2010 -- Gitmek Sanattır Ey Sevgili… (4)
    "Bekliyorum, öyle bir havada gel ki vazgeçmek mümkün olmasın" diyordu Orhan Veli sevdiğine. Oysa bilmiyordu ki bütün havalarda sen vardın ve tüm hava sen kokuyordu, benim için.. Ama yoktun sen. Gid...
  • 28 Aralık 2011 -- Bölünsün istiyorum… (0)
    Kendimi ezdirmedim onlara ama içimde birşeyler oluyordu, ruhum daralıyordu. Saat karanlığı göstermişti… yağmur eşliğinde çıktım dışar. Fütursuzca arkama bakmadan yürümeye başladım. Siyah kapşonlu adam...
  • 15 Aralık 2009 -- Tanık olmak zamana (2)
    “Dünyayı sahiden bilenlerin yüzüne dağılabilecek kadar berrak kalan bir gülümsemeyle” Suskunluğu sese çeviren adamın zamanıysa bu zaman..için kanar, uyuşur bedenin, donar kalırsın yaşamın içinde. B...
  • 11 Şubat 2011 -- Bak şu lodosun yaptığına:)) (7)
    Üsküdar-Salacak sahilindeki bir çay bahçesinde arkadaş gurubuyla toplandık sohbet ediyorduk. İçlerinden birisi hekimdi. Bende, büyüklerimizin yakından tanıdıkları bir doktoru aile toplantılarında görd...