Bir Kişisel Gelişim eğitmeni için her şey malzemedir.

Bay Gri’de yazmaya dün gece karar verdiğimde bu işe hangi konuyla başlasam ve köşe adım ne olsa sorularıyla ilgili zihnimde hiçbir bilgi yoktu. Bazen gerçekten nereden başlayacağımızı bilemeyiz ya söze, durum benim için de tam olarak buydu.

Sabah evden çıkarken, kullanacağım aracın plakasını öğrenmek için ajandama baktım. “Nasıl yani?” dediyseniz diye tam da burada, açıklayayım hemen çok kısaca: Kendi aracım ucuz atlatılmış bir kaza sonrası serviste olduğu için eşim dün gece otoparka kiralık bir araç bırakmıştı ve plakasını da ajandama yazdığını söylemişti. Renk, marka, model bilmiyorum ama plakayı bilmek aracı bulduran en kesin çözüm tabi ki.

Şoför koltuğuna oturduğumda dışım son derece sakin olmakla birlikte içimden bir parçam tiz bir ciyyaaak attı. O, “inanmıyorum ya, düz vites mi, of ama ya, en az 2 yıldır düz vites kullanmadım ben” diye sayıklarken bir başka parçam koca bir kahkaha eşliğinde onu nazikçe susturdu. Deli parçamın “macera başlıyor!” nidalarına, bilge olanın “unutmak diye bir şey yok” öğütleri karıştı. Ardından, “kalk o koltuktan, bin minibüse” diyerek ses verenden sonra en son fark edebildiğim “abartma, bas gaza” diyen oldu.

Ve evet, “bas gaza!” Gaza yani. Hangisi gazdı? Buldum, sağdaki tabi ki. Fren de ortadakiydi, eminim. Şimdi kontağı çevireceğim, ama burada önemli bir şey vardı sanki? Neydi, neydi… Tamam hatırladım, anahtarı çevirirken debriyaja bas ki araba vitesteyse zıplamasın. Vay be nasıl da geliyor her şey birer birer, süperim ben. Araba çalıştı, geri vitese takalım. Gaaayyjjj! Yahu bassana debriyaja…

Yanlış anlaşılmasın, trafik canavarı değilim, uzun yıllardır bayağı bir yol yapmışlığım var. Başta bahsettiğim kaza da bana ait değil. Şu geri vites olayını da hallettikten sonra her şey kendiliğinden aktı sorunsuzca ve keyifle. Meselemiz işin en başındaydı yani. Başlamaktaydı.

Tıpkı Bay Gri’deki nereden başlasam meselemde olduğu gibi…

Dedim ya, bir Kişisel Gelişim eğitmeni için her şey malzemedir diye. Her iki başlangıç sorununda da zihin devredeydi ve fark ettim ki tüm başlangıçları zihnimizle yapıyoruz. Neden biliyor musunuz? Çünkü yapmamız gereken tek önemli şey başlamak. Yani “YAPMAK”. Ben ile, zihin ile, özgür irade ile ilgili kısım burası: “Yapmak” kısmı.

Sonrası, benim dışımda, benden bağımsızca kendiliğinden akıyor. Bana düşen sadece başlamak için o ilk adımı atmak. Gerçekten, her gün yeni bir şeylerin başlangıcı olabilir. Tek koşulu, ilk adımı atmayı istemek!

Ve işte şimdi de, nereden başlasam derken, başladım ve bir yolda daha gidiyorum.

AŞK’la…

Benzer yazılar

  • 08 Şubat 2012 -- Şimdi Sus! (2)
    Şu anda hayatınızda olmayan ve olmasını da istemediğiniz şeyler nelerdir? Bu soru biraz zor yerden, biraz da tersten geldiyse şunu deneyebilirsiniz: Kaygı ve korkularınız nelerdir? Şimdi yanı...
  • 21 Mayıs 2012 -- Cengiz’le acayip konuşmaların konuğu: Kişisel Gelişim Profesyoneli Rana Kaplan (0)
    Profesyonel Koçluk mesleği, son yıllarda sık sık kulağımıza çalınan bir kavram. Artık yaşamını daha dengeli, kaliteli ve anlamlı sürdürmek, iletişim becerilerini ortaya çıkarmak, kişisel becerilerini ...
  • 15 Nisan 2012 -- Mutsuz Olmak “Normal” (0)
    Yaşama dair hatırlanabilir tüm anılar duygu yaşanan anlardan oluşuyor. İki hafta önce akşam yemeğinde yediğiniz yemeğin ne olduğunu hatırlamanız için bunun ya özel bir günün kutlama yemeği olması, ya ...
  • 14 Mart 2012 -- Benden Değil (0)
    Siz kimsiniz? Muhtemelen bu girişi okuyan bazılarımız ya da belki çoğumuz yazının devamını okumaya devam etmeyecektir. Mevzu kişisel gelişimse konunun bir yerlerinde, hatta hemen başında “ben kimim...
  • 22 Şubat 2012 -- Rana Kaplan Koçluk Merkezi (0)
    Koçluk mesleği, son yıllarda sık sık kulağımıza çalınan bir kavram. Artık yaşamını daha dengeli, kaliteli ve anlamlı sürdürmek, iletişim becerilerini ortaya çıkarmak, kişisel becerilerini geliştirmek,...