26.000 yıllık dönemin bitişi; 21 Aralık 2012… Bu tarih 26.000 ve 260.000 yıllık iki ayrı astronomik dönemin bitişine işaret eder. Gezegenimizin tarihinde ilk defa gerçekleşecek iki değişimsel sıçrayış yaşayacağız. Ruhsal gelişim ihtimalleri muazzam ölçülerde olacak. Yaklaşık yedi milyar ruhunbu büyük tarihsel fırsattan istifade edebilmeleri için enkarne olmalarına izin verildi. Ve istisnasız bütün evrenler gelişmemizi hayret ve hayranlıkla izliyor.
21 Aralık 2012 260.000 yıllık dönemin bitişi Atlantis Çağının sonudur. Atlantis deneyi 260.000 yıl önce hazırlandı ondan öncede Leumarya Çağı vardı, bu iki çağ da dünya dışındaydı. Atlantis Çağı 10.000 yıl önce çökmüş olsada 2012 yılının sonuna kadar bu çağın etkisindeyiz. Atlantis’in amacı, insanlar fiziksel bedenlerini muhafaza edip hür iradenin keyfini sürerken Kaynak ile (Tanrı, Allah, Kozmoz, Evrensel zeka vs) bağlantılarını koruyabiliyormu görmekti. Aynı dönemde başka kıtalarda yaşayan birçok insan daha vardı. Ancak onlar bu deneyin parçası değillerdi. 10.000 yıllık beşinci ve son Atlantis dönemi kontrollü bir deneydi ve son döneminde 1500 yıl sürecek Altın Çağ doğdu. İlahi plan, atlantis’in Altın Çağı’ındaki enerjiyi 2031 sonrasında daha da yüksek bir seviyede ve bu defa tüm dünya ya yetecek şekilde geri getirmektir.
21 Aralık 2012 aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcına işaret eder. 21 Aralık günü Dünya ve Güneş nadir görülen bir biçimde hizalanacak.geçmişte böyle bir hizalanmayı insanlığın düşük bilinç düzeyinden dolayı doğal afet ve felaketler takip etmişti. Ancak bu sefer önümüzde farklı ve görkemli yeni bir çağ yaratma fırsatı var; ama bunun için hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız, çünkü sonucun ne olacağı hala belirsiz.
Leydi Gaia,Yeryüzü’nden sorumlu büyük Varlık,Yeryüzü’nün ve üzerindeki herşeyin yükselmesini emretti. Bu da herkesinve herşeyin aynı anda yükselmesi anlamına gelir. Hazır olduğumuz takdirde, 2012 herkes için mükemmel bir yaşam biçiminin başlangıcı olabilir. Diana Cooper’ın Meleklerden Cevaplar adlı kitabından alınmıştır.
Atlantis çağından önce Leumerya Çağı vardı ve bu iki yaşamda dünya dışandaydı. Sonra Dünya kuruldu ve biz insanların yaşamı hüküm sürmeye başladı. Atlantis’liler çok ileri yaşam şekillerine ve enerjilerine sahiptiler. DNA’larına kodlanmış olan tüm şifreleri çözdüler ve muazzam bir yaşam enerjisi gücüne kavuştular, öyleki ışınlanabiliyorlar, telepati yoluyla konuşuyorlar, sevgi, barış, bolluk ve zenginlik içinde mükemmel bir hayat sürüyorlardı. Bu gücü keşfettikten sonra doğal yaşamı çifçiliği, doğal beslenmeyi bir kenara bırakıp bunları yapanları aşağılamaya başladılar. DNA içindeki bazı şifreleri kullanarak yarı insan olan farklı bir varlık ortaya çıkardılar. Bu varlıkları aşağılayarak kendilerine hizmetkar olarak kullandılar ve İlahi Kaynakla olan bağlarını koardılar, kendilerini çok yükseklerde görmeye başladılar ve yok edildiler. Şu anda aynı noktaya gelmesek de kısmen bizlerde klonlama gibi teknikleri kullanarak başka varlıklar yaşama getiriyoruz, doğal beslenmeyi bir kenara bıraktık. Çoğumuz yaşam enerjisini kullanmayı, ruhun farkındalığını bile bilmiyor. Hayvanlara ve insanlara yapılan eziyetler artmakta. Teknoloji öyle hızlı ilerliyorki kendimize ve doğaya, hatta ailemize, kendimize bile ayıracak zamanımız yok. Niçin bu dünyaya geldiğimizi unutmuş görünüyoruz. Sonsuz Zeka, Kozmoz, Evrensel zeka, Tanrı, Allah ona her ne diyorsanız o bizi kendi ruhundan yarattı, bizim amacımız bu Dünyada onun ışığını ve sevgisini yayarak bu Dünyanın tadını çıkarmak.
Dünya üzerine diğer Diyarlardan muazzam bir enerji akışı olmakta hepside bize yardımcı olmak için ve bütün Baş Melekler ve yardımcı Melekler bize yardım etmek için bizden sadece bir söz bekliyorlar. Ruhumuzu yükseltememiz için onlardan yardım istemeliyiz yada herhangi bir durum ,sorunumuz hakkında onlardan kesin yardımlar istemeliyiz onlar bizlere bu konularda yardım etmek için hazır bekliyorlar, biz istemezsek özgür irademize karışmaya hakları yok. Önümüzdeki hafta bilinçliliğimizi nasıl arttırabiliriz neler yapabiliriz bunlardan bahsetmeye çalışacağım…






Şubat 13th, 2012 on 01:53
Çok özür diliyerek bir şey sormak istiyorum. Konuyu bir kaç kez okudum ve foton kuşağı benzeri bir durum gibi geldi aklıma. Fakat uzay biliminde foton çağı olarak geçer ve sadece bilim adamlarının öngörüleri tahminidir. Siz ise olmuş ve kesin olacaklardan bahsetmişsiniz, belliki foton kuşağı değil. Maya takviminin bitişi olan 2012 yılının astrolojik olarak mı anlattınız, bilmek istiyorumda. Ve bahsettiğiniz deney, kimsenin vakıf olmadığı konudur. Biraz daha açmanızı rica etsem?
Şubat 16th, 2012 on 18:49
MELEKLER ZAMANI VE CEVAP :
Atlantis Çağı,leumerya dönemi Dünya kurulmadan önce var olmuş yaşamlardr . Hatta Atlantis bir deneydir birkaç kez tekrarlanmıştır sonuncusunda insanlar Tanrı ile olan bağlarını kopardıkları için yok edilmişlerdir. Sonrasında dünya, diğer gezegenler, dünya yaşamı ve diğer gezegenlerdeki yaşamlar var edilmişlerdir bu yaşamlar eşzamanlıdır.Yani şu anda başka galaksilerde başka yaşamlarda bizimle aynı zamanda var olmaktalar. Anlattığım, okuduğum pek çok kitapta anlatılan bir geçiş döneminin son yılını yaşamakta olduğumuzdur.Eski uygarlıklarda Maya,Astek,Kızılderili,Eski Mısır uygarlıklarının kadim bilgilerinde (onlara bu yazımda yer vermemiştim )pekçok kehanetleri olduğu gibi anlayamadıkları bir durumda ortaya çıkmaktadır. Bu uygarlıkların kadim bilgilerinde bir kısım felaketlerle Dünya iklim ve koşullarını zorlaşacağı ,felaket ve insan ölümlerinin olacağı anlatılırken ;bir kısmında da çok farklı bir boyut anlayışına sıçrayarak mükemmel bir hayat süreceğimiz ve bu bir insan ömrü içinde kainat var edildiğinden beri ilk kez yaşanacağı bildiriliyor. Bu mükemmel hayata geçmeden önce Dünya çok kalabalık ve insanlar tarafından kirletilmiş olduğu için bir arınma dönemi yaşanacaktır yaklaşık yirmi yıldır bizler bu arınma dönemini yaşamaktayız.Arınma dönemi pek çok farklı şekilde gerçekleşmekte.Dünya; seller,tusunami yanardağ veya depremlerle kendisini arıtıyor.Ve bu arıtma yüzyıllar öncesinden belirlenmişti.Dünya nufusunun yüzde yirmisi bu arınma işleminde, dünyanın arınması için kendilerini feda etmek adına sözleşme imzalamış ruhlardır.Dünyanın arınmasına dikkatlerimizi çekmek için pek çok insan ve hayvan ruhu bu felaketlerde yaşamını bu yüzden yitiriyorlar.Onlar için üzülmemize gerek yok çün ki bu Dünyanın arınması ve daha güzel bir çağa yol alması için gereken seçilmiş ruhların tercihi. Onlar bir amaca hizmet etmek için orda bulundular. Baş melek Mikail’den zamanı geldiğinde doğru yerde bulunmanız için size yardım etmesini dileyin.
Dünya nufusunun yine yüzde doksanbeş gibi bir kısmının bu dönemde ruhlarını yükselterek anlayış boyutlarını yukarılara taşıyacağı öngörülüyor.Dünya geçtiğimiz yirmi yıldır arınıyor ve titreşimini yükseltiyor.Dünyanın titreşimi arttığı için bizler zamanın hiçbirşeye yetmediğini sanki zamanın kısaldığını hissediyoruz.Oysaki zaman izafidir. Bana bazan bir dakikanın bir yıl gibi geldiği zamanları yaşamıştım.Öyle zamanlar olur ki saatler geçmesine ragmen siz onu bir sanki bir dakika geçmiş gibi hissedersiniz.İşte zaman böyle izafi birşeydir.Zamanınızın herşeye yetecek kadar bol olduğunu düşünerek gün içinde sakince işlerinizi yapabilirsiniz.
İnsanların korku ve endişeleri,olumsuz düşünce ve yorumları,kendilerine güvensizlikleri neticesinde dışa ve dünyaya verdikleri negatif enejiler toprak tarafından emiliyor ve alt katmanlarda gaza dönüşerek birikiyor, sonrasında depremler, onları tetikleyen tsunami gibi felaketlerle dışarı atılıyorlar.
Kadim bilgilerin çoğunda 2032 yılında ve sonrasında Altın bir çağa ulaşılacak.Bu çağda çok az insan grupları küçük topluluklar halinde küçük altın ışıklardan oluşmuş altın şehirlerde doğal bir hayat yaşayacaklar.Kendi yiyeceklerini kendileri yetiştirecek ,doğal ürünler tüketecekler ,herşey doğal olacak,hayvanlara saygı duyulacak ve mutluluk içinde bir arada yaşanacak.Bizimle birlikte bu dünyada yaşayan diğer elemental varlıklar biz çoğunu görüp hissedemiyoruz bu varlıkları görüp hissedibilecek bilinç düzeyi olan beşinci boyuta çıkabilmiş olacağız. Beşinci boyut anlayışına ulaşamamış insanlarda olacakmış elbette onlarda bu dünyayı deneyimlemeye devam edeceklermiş. Beşinci boyut düzeyinde birçok şu anda algılayamadığız durum,varlık ve olguları anlayabilecek bilgi düzeyinde olacağız.DNA’mızdaki varoluşumuzda bize verilen pek çok kadim bilgiye aslında sahibiz fakat ruhumuzu yükselmediğimiz ,onun farkında olmadığımız için bu bilgilerin çoğuna ulaşamıyoruz veya onların farkında değiliz. Aslında bilmek istediğimiz her bilgiye sahibiz o bilgi bizim içimizde kalbimizde ve DNA’mızda saklı ona ulaşabilecek bilgi düzeyine kendimizi getirmek yine bizim elimizde .Bu geçiş dönemini iki şekilde atlatıcaz. Yine afetler olacak ve seçilmiş ruhlar anlaşmaları gereği kendilerini feda edecekler.Bir diğeride Düşünce ve Bilinç birliği ile güzel bir Altın Çağ’da yaşama umudu oluşturabiliriz.Olumlu düşünürsek olumlu olur.Altın Çağda varolmayı öyle güzel hayal ediyorum ki onu gerçek gibi yaşamalıyız.Hayallerimiz gönül gözümüzde gerçek olmuş gibi hissetmeliyiz.Dünya üzerindeki pekçok eziyet gören toplumlar ve hayvanlara ve Dünya’nın kendisine iyi dileklerimizle ve meleklerden bu konularda bize yardım etmelerini isteyerek onlara şifa ve olumlu enerjiler gönderebiliriz. Bunu yapmak çok kolay. Öyle insanın saatlerini alan ,zor şeyler değil sadece düşünmek. Bütünün,dünyanın ve bizim kendi iyiliğimize olan herşey herkesin iyiliğine olandır ve bu elbette gerçek olmuş olandır.Temiz niyetler ve duygular bırakırsak ve yayarsak ,sevgiyle her insana ve varlığa,hayvanlara yaklaşırsak, herzaman bu bizim gerçeğimizdir ve doğamızda olandır sadece bunu farketmemiz gerekiyor. Evrensel Zeka,Kozmoz,ilahi Varlık ona her ne diyorsak bağımızı güçlü tuttuğumuz sürece biz insanlar hayal ettiğimiz cennet gibi bir yaşam sürebiliriz. Bu anlattıklarım öyle zor şeyler değil.Doğada yürümek,toprakla temas halinde olmak ağaçlara dokunmak ,bitkilere ilgiyle bakıp içinde olan enerjiyi görebilmek,bir kediye sevgiyle dokunup ,oynayışlarını merakla ,huşuyla seyretmek,arılara, ağaçlara saygı duymak,suyun bize verdiklerini görerek verdiği hayatın bilincinde olarak yaşamak birer meditasyondur.Meleklerden uzaklarda bile olsa yardıma ihtiyacı olan biri için yardım istemek bir meditasyondur. Bir çiçeğin oluşumunu veya bir kedi yavrusunun doğup büyümesini izlerken duyduğunuz hayranlık da bir meditasyondur .Fakat o anda gerçekten bunun farkında olmak farkındalıkla bütünün parçası olduğumuz ve herşeyin birbirirne bir ışıkla bağlı olduğunun bilincinde olmamız gerekir.Yaşadığımız anın bilincinde olarak yaşmalıyız,geçmişte yada geleceği hayal ederek değil çünkü o an sadece o anda vardır sonrasında yoktur ve geçmiştir bir daha o ana dönemyiz o yüzden yaşadığımız anların farkında olarak dolu dolu yaşamalıyız.Farkındalık ;aldığımız nefesin farkında olmak ,sabah uyandığımızda yeni bir güne gözlerimizi açabilmek,sağlıklı olabilmek ve tüm sahip olduklarımız için şükredebilmek en büyük meditasyondur.İçinden geçen iyi niyet de bir dua ve meditasyondur.Meditasyon bizim ruhumuzla olan bağımızı güçlendirir. Ruhumuzu tanımamızı sağlar ,İlahi olanla bağımızı arttırır bunu tüm dinler bu şekilde açıklar,hangisi olursa olsun tek bir var eden var ve biz hepimiz onun parçasıyız ve onun bu dünyadaki yanssıması,temsilcileriyiz. Nasıl olur da onun kendi ruhundan yarattığına düşmanlık duyabiliriz,kötülük yapabiliriz bu aslına dönüştür .Yüksek Var edişe düşman olabilirmiyiz,kötülük yapabilirmiyiz ; öyleyse nasıl oluyor da Ruhunun bir parçasına yani kendinden başka birine kıskançlık ,kötülük düşünebiliriz.Hepimiz tekbir ışıktan var olduk o ışık sevgiyle yoguruldu bu dünyaya sevgiyi yaymaya , eğlenerek tadını çıkarmaya geldik öyleyse öyle yapalım.Düşünce birliği yapalım,ruhumuzun farkına varıp ,onu yükseltelim.Ben Altın Çağ’da yaşamak istiyorum ,bilincimi okadar yükseltebilirmiyim bilemiyorum ama hepimizin artık bilginin içimizden geldiğini anlaması gerek.ALTIN ÇAĞ’da buluşmak dileğiyle.
MELEKLERDEN MESAJINIZ VAR
Tüm insanlığın barış içinde olduğu,herkesin yiyecek yemek ve barınacak yer bulduğu,her bir çocuğun sevildiği ve becerilerini geliştirmek üzere eğitildiği,kalbden gelenlerin kafadan gelenlerden daha önemli olduğu ve bilgeliğin tüm zenginliklerin üzerinde saygı gördüğü bir yer hayal ediyorum.
Bu dünyada adalet,eşitlik ve tarafsızlık hüküm sürer.
Doğa onurlandırılır,bu yüzden sular saf ve berrak akar,hava ise tertemizdir.Bitkiler ve ağaçlar özenle yetiştirilir,bütün hayvanlara saygı ve nezaket ile yaklaşılır.
Bu dünya mutluluk ve kahkahalar hakimdir.
Ve insanlar meleklerle el ele yürür.
Işığı yaymak için üzerime düşeni yapmam adına bana sunulan sevgi,anlayış,bilgelik,cesaret ve tevazu için teşekkür ediyorum.
Tüm dünya yükselsin.
Öyle olsun.’Diana Cooper meleklerden mesajlar hayal duası’ bir mum yakın ve buna katılın.
Bu duayı herkesin paylaşmasını ve yürekten inanmasını ,Meleklerin yardımıyla istiyorum.
”Teşekkür ediyorum herşeye.”