ilk intiharımda göbek bağımı kullandım. dördüncüsünde son kullanma tarihi geçmiş süt. on sekizincisinde kekeme bir baretta. en son bir kaşık su. boğuldum. iki hidrojen birden sunî teneffüs uyguladı. ben, iri göğüslü oksijene âşıktım oysa…
ilk cinayetimi eksi üç dakikalıkken işledim. annemi öldürdüm. çünkü doğmamalıydım. bu da bir intihar teşebbüsüydü bir bakıma. pişmanım. köpekler gibi. o yüzden köpekler gibi ölmek istiyorum artık. o yüzden bu şarap avuçlarımda.
beş yaşında ağır roman’ı izledim. sol göğüs kafesimden göbek deliğime kadar bir kesik attım tırnak makasıyla. salih gibi. dördüncü ağlayışıma sebep oldu bu acı. ilk üçünü hatırlamıyorum.
saçlarımın arasında hamam böcekleri besledim. sayıları arttıkça saçlarımı uzattım. eroini önce onların üzerinde test ettim. öldüklerini görünce umut ettim. ayak bileğimden enjekte ettim eroini. olmadı. dokuz yerimden daha denedim. üç ay komada kaldım. gözlerimi açtığımda ilk işim umut etmekten vazgeçmek oldu.
lorca okudum. rodrigo dinledim. zeybek oynadım.
hiç sevişmedim. cinsel güdülerimi paslı bir usturayla körelttim. çünkü ürememeliyim. çünkü çoğalmamalıyım. çünkü yok olmalıyım ve yok etmeliyim.
iki yıl tuvalete kapattım kendimi. yazdım. büyük harfleri sevmedim. kullanmadım. yazdım. binlerce roman. yarısını yedim, yarısını da sindirilenleri temizlemek için kullandım. karakterlerimin üzerine sifonu çekip çıktım oradan da. sonradan anladım; kalın bağırsağımın bir yerlerinde hâlâ birkaçının kaldığını…
neredeyim ben… yazdıklarımın hangisi benim…
her yer bembeyaz. küçük bir delikten üç renkte hap ve haşlanmış patates bırakıyor birileri. yetkiliyle görüşmek istiyorum. tanrıyla görüşmek istiyorum! bir yanlışlık olmalı!..
sekiztemmuzikibinonyedi






Şubat 11th, 2012 on 19:01
eyvallah abim.
Şubat 11th, 2012 on 18:56
çok beğendim okan’ım… devam.