Hava soğuktu. Birbirimize sarılarak dışarıyı seyrediyor, bir yandan elimizdeki sıcak içecekleri içiyorduk. İkimizde aslında o an bile biliyorduk, yollarımızın çok farklı olduğunu ama henüz cümleye dökememiştik.
Başımı onun omzuna dayadım, alnıma bir öpücük kondurdu. Havada hissettiği bulutları dağıtmak istercesine konuştu: ”Bak dedi şöyle bir teknemiz olduğunda bizde mavi yolculuğa çıkalım!” Havadaki kara bulutları dağıtmıştı bile…
Hayal kurarak belki de kaçınılmaz olanı erteleyip durmuştuk ama bir noktadan sonra ceplerimizde hayal bile kalmamıştı. Yolları her ayırdığımızda ”ne seninle ne sensiz” diyerek birbirimize dönmüştük ama bir noktadan sonra öyle kırıldık ki kırıkları tamir etmemizin imkanı da yoktu, sevgimiz bile kırıkları tamir edememişti.
Yolları tamamen ayırarak gerçek ”sensizliğin” ne olduğunu görecektik artık…
Sanırım ilk ayrıldığımızda eve gidene kadar yolda deli gibi ağlamıştım. Ruhumun her köşesi acıyordu.
Ruhum acıyor diye sana yeniden kalbimin kapısını açmıştım ama ne kadar istesekte olmadı. Severken vazgeçmek zorunda kalmıştık biz. Çünkü ne sen o kişiydin benim için, ne de ben o kişiydim senin için…
Senin beni gerçekten anlamanı istemiştim, sen sevmiştin de beni hiç anlamamıştın.
Seneler geçse de aradan her sene bitmeyen geleneğimiz, birbirimizin doğum gününü kutlamaktı. Senede iki kere… İki arkadaş gibi saatlerce konuşurduk. Keşke derdim o zaman keşke benim hayatımda olabilse yeniden. Hangi sıfatla olursa olsun yeniden hayatımda bir yeri olsa derdim ama telefonu kapattıktan sonra zamanın artık bizi çok değiştirdiğini fark ederdim.
Ben seneler önceki senin ”kızın” değilim artık değiştim. Bazen o kızı bende özlüyorum ama olduğum kişiden yana da bir pişmanlığım yok!
Bu sene doğum gününü kutlamaktan vazgeçmiştim. Çünkü birbirimizin hayatımızda yerimiz bile yok ve böyle yaparak hayatındaki taşları oynatıyorum gibi gelmişti. Bu kararı aldığım gün aynı mekanda seni gördüm. Elim, ayağım birbirine girdi biliyor musun? Seneler önce sevdiğim adamla, seneler sonra iki yabancı olmuştum. Sadece birkaç saniye göz göze geldik. O ara ”bizi” hatırladım. Bir şeyler demek isterdim ama yanımdan geçip masaya otumanı izledim ellerim titreyerek. İçimden ”umarım mutludur” dedim.
Seneler önce konuşmaktan en çok keyif aldığım arkadaşımdın şimdi ise sadece bir yabancısın bana.
”Limanım olur musun?” diye sormuştun hatırlar mısın? Şimdi bu yabancının senin için tek dileği bir limanın olması… Senin yolunda bir liman…
Sevdiğin bir adamı, bütün göz yaşları ve kırıklardan sonra güzel hatırlayabilmek o kadar güzel ki…
Zamanında yolları kesişmiş iki yabancıyız artık biz… Sadece iki yabancı…






Son yorumlar