Eşi tarafından ( başka bir adama kaç suretiyle ) terk edilen adamın mahkeme kararı gereği haftada bir çocuğunu annesine bırakılmasından hemen önce, çocukla babası arasındaki diyalog.
…
- Hadi oğlum, giy ayakkabılarını, bereni ört, sıkı giyin, gidiyoruz.
- O kadına mı baba!
- Evet, oğlum (başını öne eğerek mahcup ve çaresiz)
- Baba ne olur, gitmek istemiyorum ben. Bizi yarı yolda bırakan, bizi terk eden o kadının yanına gitmek istemiyorum. Biliyorum baba sende istemiyorsun ve nefret ediyorsun. Ama beni hepten kaybetmemek için bunca şeye katlanıyorsun.
- Oğlum o senin annen, benimde ( her ne kadar da boşansak ta ) karım.
- Baba beni kandırma. Bak gidiyorum ama bil ki senin için. Hem o kadın bizi tercih etmedi. Etseydi gitmezdi. Niçin gitti baba. Niçin.
- Küçüksün oğlum, anlayamazsın. Büyüdüğünde anlatırım.
- Baba terk edilmeyi hazmetmek için illa büyümek mi lazım. Ama bak sen bile hazmedemiyorsun, her gece gizlice seni salonda o kadının resmine ağlar halde bakarak buluyorum.
- Yanlış görmüşsün oğlum, gözüme toz kaçmıştır… off! neyse uzatma oğlum. Gitmen gerek, seni hepten kaybetmek istemiyorum
- Baba söz ver bana, o kadını asla affetmeyeceksin. Asla! söz ver baba bana!… Söz ver!…
- ??? ( babası sustu, cevap veremedi. Çocuk çıldırıyor; “ baba söz ver! Söz ver “ diye bağırıyordu… ) sonra konuştu baba iğneli bir fıçının kursağında;
- Oğlum! Bir gün büyük adam olduğunda, bir kadını karşılıksız gerçekten sevdiğinde, anlarsın beni, anlarsın babanı oğlum!
- Büyük adam olmak istemiyorum baba, ben hep senin yanında, senin küçük çocuğun olmak istiyorum… Baba!
- Hadi gidelim oğlum.
- Senin için gidiyorum baba! Hayatımda tanıdığım en yürekli adam için…






Son yorumlar