Aynalardan nefret ederim. Saatlerden nefret ederim. Üstüne başına titizlikle davrananlardan nefret ederim. Sınıfın en çalışkan öğrencisinden nefret ederim. Paradan nefret ederim. Hatta paranın satın alabileceği insanlardan nefret ederim. Kalabalıklardan nefret ederim. Gürültüden nefret ederim. Aşırı doz ne varsa nefret ederim. Kendini bulunmaz Hint kumaşı zanneden kadınlardan nefret ederim. Hint kumaşından da nefret ederim. İkiden nefret ederim. Komünizmden nefret ederim. Faşizmden nefret ederim. Her türlü emperyalizmden nefret ederim. Bulmacadan nefret ederim. Her şey bilen tavrını takınanlardan nefret ederi. Hatta kendini hiçbir şey bilmeyen gibi gösterip aslında gizliden gizliye her şeyi bildiğini açık ettiren ama gerçekte hiçbir şe bilmeyenlerden nefret ederim. Kahve falından nefret ederim. Kahkahalardan nefret ederim. Kederden nefret ederim.” Güzel” ve “yakışıklı” terimlerinden nefret ederim. Şehir ve yemek kitaplarından nefret ederim. Saklanılan bir gizin ifşa olmasından sonraki durumundan nefret ederim. Tıraş olduktan hemen sonra üzümün gerginleşmesinden nefret ederim. Fenerbahçe’nin yenilmesinden nefret ederim. Beklentilerimin karşılıksız kalmasından nefret ederim. Anlaşılmamaktan nefret ederim. Uyurken ben aniden çalan telefondan nefret ederim. Hatta o ara Graham Bell’ den bile ( rahmetli affetsin ama…) nefret ederim. Islak ayaklarla İran halılarına basılmasından ( sanki diğer halılar üvey evlatmış gibi ve sanki hayatım hep İran halılarına basmakla geçmiş gibi ) nefret ederim. Al yazmalımı izleyipte ağlamayandan nefret ederim. Anlamadığı dilden şarkılar dinleyenlerden nefret ederim. Yazar’ken rahatsız edilmekten nefret ederim. Detaylardan nefret ederim. Pürüzlerden nefret ederim. Amaçsız yaşamaktan nefret ederim. Başkalarının sırtından geçinenlerden nefret ederim. Sevgisini maddi kaygılar üzerine inşa edenlerden nefret ederim ve en önemlisi seviyor görünüp aslında sevmeyenlerden nefret ederim.
Tüm bunlardan sonra Ne kadar çok ortak nefretimiz varsa o kadar çok birbirimiz içinizdir.






Şubat 6th, 2012 on 11:11
Yukarıda yazdığınızı kast ediyorum/daha önceden(ben yazmadan önce mi) yazılmış. Onun için üzülüyorum
Şubat 6th, 2012 on 00:28
içime bir kurt düştü nesrin hanım…. yani benden önce biri bunları yazmış mı ? çok üzüldüm…
Şubat 6th, 2012 on 10:52
Neyi kastettiğinizi anlayamadım Semih Bey. Neden kurt düştü? Neyi yazmışmı?
Şubat 5th, 2012 on 23:11
*İnsanlara işkence edenlerden, alay ederek öldürenlerden, pirinç kazanlarında yakanlardan, onlardan sabun yapanlardan, tecavüz edenlerden nefret ediyorum.
*Aklı yetsede kabul etmeyenlerden, para için herşeyi yapanlardan, narsistlerden, mazoşistlerden, satanistlerde ve sadistlerden nefret ediyorum.
*Annelerine, babalarına kötü davrananlardan, sıkıntılarını çocuklarını döverek çıkaranlardan, yaşlılara, engellilere, çocuklara kötü davrananlardan nefret ediyorum.
*Yalanı rahat rahat söyleyenlerden, eşlerini gamsızca aldatanlardan, evine eğlence için geç gidenlerden, başka biri için eşini terk edenlerden, sorumsuz, düşüncesiz, iki yüzlü insanlardan nefret ediyorum.
*Zor durumdaki insana yardım elini uzatmayanlardan, hatta düştüğü için zevk alanlardan, sinekten yağ çıkaran cimrilerden, kibirlilerden nefret ediyorum.
*Sadece keyfine göre davranan bencillerden, binbir türlü planlar yapıp birilerini tuzağa düşürmeye çalışanlardan, tertemiz kızların içeceklerine ilaç atanlardan-attıranlardan nefret ediyorum.
*İnsanları zehirleyen maddeleri üretenlerden, satanlardan, GDO’lu ürünler yapanlardan, genleriyle oynayıp hayvanları çeşit çeşit kılığa sokanlardan, genpet yaratıklar yapıp çocuklara oyuncak diye yutturanlardan ve bunları satan biogenica firmasından nefret ediyorum.
*Hayvanları öldürmeden kızartanlardan, daha canlı iken doğrayıp servise sunanlardan, kafalarına vura vura öldürenlerden, yakanlardan, boğanlardan nefret ediyorum.
*Dünyayı kendi çıkarları için değiştiren, sömüren,bombalayan acı ve keder dağıtan, siber robotlar, mutant savaşçılar, biyolojik silahlar yapmak için çıldıran tüm ülkelerden nefret ediyorum…
Şubat 6th, 2012 on 00:18
bunu daha önce okumamıştım… ama çok güzel bu da … nefret bir sevme biçimidir.