İsminin önüne konulacak o kadar çok kelime var ki. Hangisini koysam bir eksiklik kalır biliyorum. Orhan Veli’ye yakıştırılan en güzel lakap “İstanbul şairi”.
Onun doğumundan, ölümünden bahsetmek istemiyorum. Çünkü onun yaşamı bu ikisinin arasına sıkışıp kaldı. Çok erken kaybettik onu. Nasıl kaybettiğimizi bilen bilir. Bunu anlatmayı hayal bile edemiyorum. Çünkü hala hazmedemedim. Olan oldu. Bize onun şiirlerini okumak ve okutmak düşer.
Orhan Veli hayatını serbest şiire adamıştı. Herkesin şiir yazabileceğini savundu. Hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde de fazlasıyla başarılı olmasına rağmen o serbest ölçüyü kullandı. Birçoklarının eleştirilerine ve söylemlerine göğüs gererek yolundan vazgeçmedi.
Günümüze bakacak olursak çok iyi bir iş başardı Orhan Veli. Onun sayesinde şimdi herkes biraz şair. Kimi askere gittiğinde, kimi âşık olduğunda karalıyor bir şeyler. Orhan Veli başardı insanlara şiir yazdırmayı. Şiiri sevdirmeyi, okutmayı başardı.
“Adamsın Orhan Veli”.
Senin şiirlerinde öğrendi insanlar şiir okurken de gülünebileceğini. Hayal gücünün insanları göklere çıkartabileceğini insanlar senden öğrendi.
Şu an eminim ki otuz altı yaşında öldüğünü duyan herkes üzüldü benim gibi. Yazamadığın şiirlere üzüldü. Yaşasaydın daha nicelerini yazardın. Yaşasaydın yine dinlerdin İstanbul’u ama şimdi gözlerin açılmamak üzere kapalı.
İSTANBUL’U DİNLİYORUM
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski âlemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.
Orhan VELİ






Şubat 19th, 2012 on 18:28
bu gün eğer elimiz kolumuz kalemimiz serbestçe şiir yazabiliyorsak bunda Orhan velinin büyük rolü olduğunu düşünüyorum. bizi uyak zincirinden kurtardığı için ona ve onun geleneğine şükran borçluyum.