arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Cengiz Aydın | Bay Gri - bölüm 8

Yazara ait arşiv

Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Sobe

Hayata sobelenmiş ve her fırsatta kızgın lavlarla yoğrulan düşüncelerim, dudak bükülen yargılardan sıyrılıp, tüm zehriyle ve de tüm hançerleriyle steril yerleşim bölgelerime gayri nizami soru işaretleri bırakıp kaçıyor.

Gerizekâlı dünya serüvenini beyin kıvrımlarımdaki cam kenarı koltuktan izleyip, normal bir insan a y k ü s ü y l e süzgeçten geçirip, hiç bir işe yaramayacağını bildiğim halde üstüne düşünüyorum. Sağır kalabilmek mümkün değil, ucundan köşesinden lağım sıçrıyor üstüme, isteyerek veya zorunlu belki de boğulmak korkusu ile modifiye edilmiş hayatların sakıncalı nefesine eşlik ediyorum.

Uzun uzun ve yoğunluklu depresif nöbetlerin dışa vurumu, tüm gücümle herşeye ama herşeye bağırarak küfretmek oluyor, belkide saçma! kesinlikle saçma… Ama harcadığım efor sonrasındaki dinginlik ve devamındaki ölüm sessizliği süper ve iyi geliyor. Kadavra hissizliğine bürünüp, ötenazi düşleri gören ve ölümüne hayran sınırda bir kişilik oluyorum.  Görüldüğü üzere en büyük saçma benim. (Devamını okuyun…)


Efsane Tip; Olric

Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanındaki hayali karakter Olric dehşet derecede meşhur oldu. Tüm kafa karıştıran cümleler bu hayali kahramana bağlanır oldu, hatta Oğuz Atay’ın 43 yaşında beynindeki tümör nedeniyle ölmesi, yazdıklarının o dönem de gereken ilgiyi görmemesi ve ölümünden sonra yazılarındaki ironi ve mizahın daha geniş kitleler tarafından anlaşılması, yazara gereken değerin geçte olsa verilmesi durumunu herkesin takdirine bırakıyorum.

Kitabın satış fiyatının 36 lira olduğunu ve Türkiye’de okuma alışkanlığını baz alırsak sosyal medyanın Olric karakterini pof poflaması , kitaptaki Olric karakterinin yazardan daha poplüler olması gibi bir durumu ortaya çıkıyor ki; iki Olric aforizması patlatayım havam olsun yeterliliğindeki insanların Oğuz Atay’ ın yazdıklarıyla edebi kişiliğiyle ilgisi olduğunu düşünmek  sanırım çok iyimser bir durum olur.

Yukarıda bahsettiğim “Yazar- Roman karakteri” durumunun toplumdaki algı çeşitliliğine karşı keyifli bir protesto olarak değerlendirebileceğiniz birşeyler yazdım, iyi okumalar.

1
-Saat kaç Olric
-Ete kemik var efendimiz
-Taşşak geçme benle Olric. (Devamını okuyun…)


Bursa güncesi 1

Dün gece Bursa anatolium avm de işlettiğim sanat galerisini kapattıktan sonra;  Volkswagen’in 1960 larda ürettiği efsane minibüs Type’in ocak başına çevrilmiş haliyle; köfte ve familyasının ızgara edilip satıldığı, Sırameşeler yerleşkesindeki şip şak karın doyurma aracına ikinci ziyaretimi yaptım.

İlk ziyaretimi de bir gece önce yine aynı saatte 23.50’de yapmıştım. Neyse yarım ekmek arası köftemi iştahla yedim, ayranımı yine aynı iştahla içtim. Sigaramın dumanı halka halka geceye yükselirken; oha! denecek büyüklükteki bir fare hiçbirşeye aldırış etmeden ve olabildiğince sakin, olabildiğince “buralar benim mekanım” edasıyla az önce ızgarasında köftemin piştiği minibüsün içine girdi. Ve o an yediklerim gözümün önünden, oyuncusunun ben olduğum dramatik  bir film gibi geçti. (Devamını okuyun…)


Cengiz Aydın Gafletle Sunar: İsyan Dükkanı

Gece yaralarına kabuk bağlarken uyuşuyorum, içtiğim sigaranın etkisiyle ve her bağlanmış kabuğun ardından tiksiniyorum etimden. Gri kokuyorum ben; çırağın ensesindeki tokat, puştlukları sırtında  saklayan şehir, öpüşmeye gidilen sinemadaki filmin önemi olmayan konusu, sokakta savrulan gazetenin yırtılmamış son parçasını çömelip okuyan işçinin ev kirası, iş dönüşü belediye otobüsüne tıka basa doluşan insanların ayakta kalmışlığı, siyahın üstünde yakalanan beyazın piç doğan oğlu gibi…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

İçimden kavimler göçüyor yeni tarihlere ve ben öpüşünün kekremsi tadını develere yüklüyorum peşim sıra…  Biliyorum; çığlığın eteğindeki tüm taşların hedefiyim.  Biliyorum; ruhumda büyüttüğüm psikodinamik cenin bir hayvan olup doğunca avcuma ve giyince üstüne beni;  pimi gırtlağıma takılmış ayaklı bomba olurum ve öksürsem elimde patlarım, üstünüz başınız nefret kokar. Ve hiçbir yoğun bakım odası kabul etmez kokunuzu. Sarılırsınız iliklerinize, birbirinizi sütü bozuk göğüslerle emzirip “iyiyiz biz“ dersiniz “iyiyiz…”   (Devamını okuyun…)


İçimdeki irin…

28 Haziran 2010′da yazmışım alttaki yazıyı, 31 Temmuz 2011′da tekrar okudum değişen hiçbirşey yok :) hatta daha kötü herşey, ne boktan hayat lan bu böyle. Hayattan istediklerim kabus olarak geri dönecekse ve ben bunu hak edecek kadar kötü biriysem, bundan neden benim haberim yok… Neyse ya inceldiği yerden kopuyor hayat… içimdeki irini yavaş yavaş patlatıyorum ben de kopuyorum.

“Beynime sıkıştırılmış eylemler ve oldukça şiddetli travmalarla süslenmiş bir hayatın kargaşasında geçiyor ömrüm. İlahlara göre bu kronik hüzün krizlerinin bünyemi sarmasıyla ve zaman zaman ereksiyona geçmesiyle alakalıymış ve az rastlanan bir durummuş. Tek çaresi ise tüm insanlığa ibret olacak ve akıllarda kalacak bir veda ile terki diyar etmekmiş.

Hangisi benim; sigarayı parmaklarımla söndürüp acı hissetmeyen mi? koca bir söğüt ağacına sarılıp sen ne güzelsin diye ağlayan mı? çözemedim çözemiyorum şifrelerimi. Durumlara anlam katana fikir yürütene ve iyiye yorana kadar hücrelerimi kanatıyorum, kanıyorum. (Devamını okuyun…)


Bilinçaltı serzenişleri 10

Beynimi söküp yerinden, üstünde iyice bir tepinesim var. Düşünüp düşünüp işe yarar bir şeyler bulamadıktan sonra, düşünmek ne boka yarar. Her şeye bir adım yakın ama yine her şeye bin adım uzağım. Yaşadığım orta yaş bunalımı mı nedir anlamadım. Orta yaşında bunalanlar varsa ve de yardımcı olurlarsa cennete giderler, dua ederim.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Bu aralar Feridun Düzağaç  dinliyorum gün boyu, manyak duygusal durumdayım. Ota boka ciddi derecede hüzün yapıyorum ve bana batan her şeye yatay geçiş yapıyorum. Tüm batıklarımla yatıyorum. Güven duygum eksi sıfır mesela… ulan nasıl bu hale geldi bu duygu, insan hiçbir şeye güvenmez mi… Vay a.q. evden işe işten eve giden hücreli ve nefes alan modern zamanların insan görünümlü makinasıyım, ha! arada bir kaçan otobüse küfretmesem yaşadığıma dair bir ses olmayacak. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.