arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Aslı Özden | Bay Gri - bölüm 26

Yazara ait arşiv

Gönderilmemiş mektuplar/ Mum gibi

….Kaç saniye gözünü kırpmadan bakmıştın, bilemiyorum. Ancak, gözlerindeki anlamı gün gibi aklımda tutuyorum.
 
Hani, mevsimlerden yazdı. Hani, biraz kilo almışsın” demiştim. Yine dilimi tutmayı becerememiştim. Bir önemi yoktu üstelik, sanırım laf olsun diye söylemiştim. Maviydi üzerindeki. Çok yakıştığını söylemiş miydim? Belki de diyememiştim. Mavinin sana çok yakıştığını beynime gizlemişim. (Devamını okuyun…)


Mississippi yanıyor/Allah nerde anne? (Gerçek hikaye)

İp gibi kilometrelerce uzamış sırada insanlar, vakitlerden gece yarısını geçiriyor. Tüm yorgun ama ümitli bekleyişe rağmen, özgürlük otobüsü gelmek bilmiyor. Herkesin ayaklarına kara sular inmiş. Sabırlar son noktada, hatta artık tükenmiş. Ve leş sokakta, insanlar sıraya gireli 9 saati geçmiş.

Kadın, hala bir film platosundaymışcasına, sakin ve gücünde istikrarlı. Kızı ve kendisinin dışındaki herkesten haklı bir homurtu yükseliyor. Kadın, ”Çekirdek ailemleyim. Nerede ve hangi şartta olursak olalım, tamım-tamamım” ın pervasızlığında. Ve hala zorluklara inat hayata karşı tevekkül duruyor. Sığındığı, en güvendiği – Tutunduğu, en sağlam kulp çünkü. Kadın, Yaratan ile içinden, derinlerinde bir yerlerden sohbette. Çoklukta birliğin hazzını yaşarken, zorlukta kolayı hissediyor. (Devamını okuyun…)


İntikam peşinde filmini izledim

Eşim, haftasonu gözümün içine baktı durdu. Hastayım ya, ”İyi misin” sorusunu defalarca sordu. Biliyorum, hem sağlığım için kaygı duydu, hem de haftasonu eve kapanmak fikriyle mutsuz oldu. Gündüz yatağa yapışmış hallerimden, hatırı için kazıdım kendimi. ”İyiyim, iyiyim” dedim, kirpi gribimin(!) vücuduma batan dikenlerini çaktırmadım kendisine. Gayretimle ve üstün rol yeteneğimle haftasonu kapatmadım bizi eve.
 
Hadi o iki gün haftasonuydu. Tatil moduydu. Ama haftasonu bitti ya, ben akşam üzeri ”Yemeğimizi yeriz, keyif kahvemizi içeriz vee ben dooğru oturma odasına TV karşısına beni bekleyen koltuğuma, battaniyeyi de çekerim kafama, yan gelip yatarım, devrilirim, dinlenirim” diye durayım içimde kendi kendime.  Benim yelloz kocam, sinema biletleriyle gelmez mi eve? Gelir. Ben gribi atlatana kadar yaz gelecek inşallah. (Devamını okuyun…)


Gönderilmemiş mektuplar/Tavrının izini sürenim

….”Kaldı ki, kimsenin benim tavrımı çekeceğini düşünmüyorum” diyorsun ya; Oysa sen kimsesiz değilsin. Yada ben kimse değilim.
 
Sen bilmezsin, tavrının miliminin ben izini sürerim. Öyleyse ben, tavrını çekenim.
 
Biliyor musun, gündelik hayat devam ediyor burada, dizginlerinden kopmuş hallerde. Kimi rahvan kimi dört nal hem de. Ama hep bir an, birden zınk diye duruveriyor hayat bende. İşte o an, hep bir sızı var göğsümde. Tavrına anlamlar yüklerken yakalıyorum beni, iyi mi? Bazen derin dalıp gidiyorum işte. Hayat beni sollayıp geçerken hem de. (Devamını okuyun…)


Bir zamanlar kanatlarım vardı

Kendimi bildim bileli, bedenime büyük gelen kanatlarım vardı. Bir de, BİRİ(!) sol yanıma yumruk kadar dev takmıştı. Belki de bu yüzden melekçilik oynamaya merak sarmıştım yıllar yılı. Çünkü benim insan üstü duygularım vardı.
 
Oysa çokları, çok başkaydı. Biraz daha katı, hatta çokça acımasızdı. Onlar farklıydı. Çünkü, zaman içinde acıttılar canımı. Müdahale ve bencilliklerle incittiler kanat tozlarımı. Olmadı, işi katılaştırıp kırdılar kanatlarımı. Bunca zalimliğe karşı masumiyeti kıskandılar belki de. Oturup da kanat tüylerimi bir bir yolmadıkları kaldı. (Devamını okuyun…)


El

Ayaklarım çıplak, koşuyorum. Çok ıssız, çok karanlık. Nefes sesim kulağımda, saçlarım dağınık. Ter süzülüyor boynumdan göğsüme, hava soğuk. Kumlar ayaklarımın altında ufalanıyor, sanki biri beni çağırıyor. Sesi boğuk.
 
Kan ter içindeyim. Nefes nefese göğsüm. Durup soluklanıyorum. Bağı çözülüyor dizlerimin. Üzerlerine çöküyorum. Beni çağıran sesi dinliyorum. Etrafta çıt yok. Sadece kelimelerim var, ama hepsi bulanık. Ellerimle kumları avuçluyorum. Ne kadar yerde kalıyorum, fikrim yok. (Devamını okuyun…)


Kirpi gribi

Geçip gitti zannetmiştim. Pek bi açılıp saçılıp kendimi koruma güdülerimi terk etmiştim. Aaa yok, gitmemiş, gizlenmiş. Ben hasta olmayı seviyorum ya, uzun yıllardır da hasta olmuyordum ya, iyi davrandım tabi kesin bu grip beni çok sevdi. Çöreklendi vücuduma, bu kış benden gitmeye niyeti yok galiba.

Domuz gribi, safsata çıktı biliyorsunuz. Henüz domuz gribinin uydurmasyon olduğunu bilmediğimiz zamanlarda bile, ben kafa tutmuştum o sahtekara. Zaten öyle yalancı hiç bir şey uğrayamaz ki bana. Barınamaz vücudumda.

Ama bu defaki başka. Tam gitti gidiyor derken ve uğurladığımı zannederken, ayy en hain halleriyle ”cee” yaptı bana. Bu kesin kirpi gribi olmalı. Her yanıma kirpinin dikenleri batıyor sanki. Bu defa ki gelişi bir başka valla. Domuz gribi olur da kirpi gribi olmaz mı yani? (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Son yorumlar

    Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz