arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Aslı Özden | Bay Gri - bölüm 26

Yazara ait arşiv

Küfür gibi müdür

Haberi görünce, ”Yok canım, daha neler” der gibi bir şaşkınlığa düşmedim. O kadar inanıyorum ki çünkü, eğiticilerin de kesinlikle eğitilmesi gerektiği fikrime. O denli aşinayım ki artık, yatak odalarını ağzından düşürmeyen düşük zihniyetlilere. Elbette, afallatmadı beni haber. Şaşırmadım işte.

Haberde, CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin , Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Abdullah Şenyüz’ün, “Gaziantepli erkekler sanki karılarının üstünden inmiyorlar. Çocuklara okul yetiştiremiyoruz” dediğini öne sürerek konuyu TBMM’ye taşıdığını okudum. Dedim ya şaşırmadım. (Devamını okuyun…)


Feysbuk :)

Şu Facebook dedikleri. Ne mi? Tabi bencesi. Aslında, yıllar önceden var olmuş bir site. Ancak, çılgınlığı bir kaç yıldır ulaştı bize. Kısaca sosyal ağ. Uzuncası, epey yol alır anlatması.

Ben sevemedim şu facebook’u, ı-ıh bana hiç uymadı…

Belli bir yaşa gelmişim, bütün asalakları, salakları hayatımdan usulca asilce çıkarmışım, şimdi gelip beni ilkokul arkadaşım bulacak, ya başıma çorap örecek ya ayağıma dolanacak. Selam vereceğim, başıma dert olacak. İstemem. Uzak dursunlar benden.Ayrıca sitede ilginç guruplar var, ”Amuda kalkıp uyuyanlar, çay içmeden duramayanlar, Yok bilmem neye uyuz olanlar” Aman kalsın, kendi ilginçliğim bana yetiyor. Yok istemem. (Devamını okuyun…)


Gönderilmemiş mektuplar/ Nasıl özledim bilemezsin

Hatırlıyor musun, ne çok didişirdik seninle, sessiz sevişmelere gebe kuytularda. Ne tuhaf, sağnak öfkelerini bile özledim birden, sicim sızılarla.

Hani hatırla. Huysuz çocuklar gibi kendine geçirmeme telaşını özledim mesela. Her çizginin izini sürmeyi bir de. Tedirgin ruhlarımızı, kaçamak rengimizi özledim hatta. İstersen koynumdaki kelimeleri ödünç al, kalmasa da olur bana. Yeter ki sen susma. Aslında en çok, senin sende olduğun zamanlara hasretim bu ara. Duru bir sükunet hakim, aktı akacak göz pınarlarıma. (Devamını okuyun…)


El öpenlerim olmasın

Oldum olası, şu el öpme eylemine ayak diretmiştir içim. Çok saydığım ve canım kadar sevdiğim anne ve babamın bile elini öpmek aklıma gelmez. Çünkü, o yalakalık eylemini ruhum bilmez. Biraraya geldik mi, kucaklarım sımsıkı ve şap şap öperim o tatlı yanakları. Sıcaklık, içtenlik, hürmet, sevgi, saygı ve hislerimin diğer değerlileri, hepsi o kocaman kucağımın içindedir çünkü. En önemlisi de içinde yüreğimin olduğu göğüs kafesim, değer verdiğim kişiye mutlaka değmeli. (Devamını okuyun…)


Gönderilmemiş mektuplar/ Melek

Bilir misin bilmem; belki de tahmin edersin. Çok duymuşumdur bana ”Melek” sıfatı yüklendiğini. Mesela okulumda, ”Melek” kulağımın en aşina olan sözlerinden biri.

Ama sen bana melek dedin ya hani. Ben, insanoğluyken o an sen bana kanat taktın sanki. Nasıl da ayağım yerden kesildi. Oysa hep derim ya bilirsin, ”Seni sevmek, toprağa sımsıkı basmak, var olduğumu anlamak gibi” diye. Bu kez toprak ayağımın altından kaydı, havalara uçtum sayende. (Devamını okuyun…)


Kıskançlık gafı

Herşey, Tuna Kiremitçi’nin köşesinde yazdığı, ”Jacqueline ve ben” başlıklı yazısı ile başladı. ”Akşamları o çellosunu çalıyor, ben romanıma çalışıyorum. Kendisi, hayatımda gördüğüm en uyumlu hayat arkadaşı.” cümlesiyle başlayan yazıda bir ilişkiden bahseden Kiremitçi, eski eşi İclal Aydın’ı kızdırdı. İclal Aydın ne yaptı, gaflete düştü ve ”Ayar çekerim görürsün” başlıklı gereksiz bir yazı yazdı.

Oysa, Tuna Kiremitçi’nin yazısında sözünü ettiği, Jacqueline sevgilisi falan değildi, o 1987′de ölen ünlü çellist Jacqueline du Pre idi. İclal Aydın, duvara toslamıştı. Ehh insandı. Kadındı. Kadınlık güdüleriyle kıskandı. Hata yaptı. Olabilirdi, biriktirdiklerini kusma arenası bulduğunu sandı. Keşke eski eşinin karşısına dikilip konuşsaydı. Mertliğe sığmadı, İclal Aydın’ın yazdığı yazı. Herkesin taşlamasına maruz kaldı. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.