Genç kadının gözleri parlamıştı. Yüreğine açılan derin yarıklar kapanmaya yüz tutmuştu bir kış öncesi. Saymadığı kadar karanlık bulutlarla kapalı, matem tutan ıssız günler geçmişti… Gözlerine bir başka bakışın çarpmadığı.
Ya yaşadıkları, güzel olan ne varsa unutturmuştu. Kaç güz geçmişti elleri ısınmayalı, hangi saçakları süslemişti yüreğindeki kocaman hançer gibi buzdan sarkıtlar. Gözlerinden her döküldüğünde başka bir yana dağılan gözyaşları değildi ve o biliyordu en acıtanın hafızasından ancak bir aşkın öpücüğü ile silineceğini.
Ölümüne umutsuzca bir bekleyişti onunki. Her hatırladığında parçalandığı yerde onu tekrar birleştiren bir varlık var mıydı? Olabilirlikleri sıraladı durdu her mırıldanışında dudaklarında tekrar ettiği bir sözcük vardı; Mucize… (Devamını okuyun…)










Son yorumlar