Author Archive

Lebibe Teyze

Bugün gözlerim için doktora gittim, sıramın gelmesini beklerken görevli tekerlekli sandalye ile yaşlı bir teyzeyi getirdi ve yanında da orta yaşlı bir bayan var. Önce teyzenin kızı olduğunu düşünsem de sonradan konuşmalarından komşusu olduğunu anlıyorum.

Doktor teyzeyi muayene ediyor ve ardından diğer odaya geçip göz tansiyonunu ölçtürmesi isteniyor. Bu arada teyze yürüyemediği için kendisine yanındaki komşusu ve ben yardım ediyoruz. Tansiyonunu ölçtürüp yeniden bekleme koltuğuna oturtuyoruz teyzeyi. (Devamını gör…)


Umuda uçan bir kuş’tu aşk

Yağmuru bilir misin sen
Ya dudaklarımdaki susuzluğu
Ya içimdeki burukluğu
Hiç duydun mu
Paramparça edilen bir ruhun çıkardığı o acı sesi
Hiç çabaladın mı olmayanı var etmeye
Var olanı tutabilmeye..
Sen bilir misin ruhumu (Devamını gör…)


Yaşamam ki

Sen giderken rüzgara karışacak saçların
Dudaklarım çatlayacak yutkunacağım
Boğazımda düğümlenecek
Yaşanmamışlığı bu aşkın
omuzlarımı çökertecek yokluğun (Devamını gör…)


Tutsak bakışlarını öpmek isterim

Sıyrılır gecenin koynundan bir el
Girer ruhumun en kuytusuna
Kırar bütün zincirlerimi
Yakar yalnızlığın son kalesini
Karanfil kokulu teninde tükenir nefes
Duvarlara vurup dönüyor her ses
Yankılanır içimde dokunuşları
Parmaklarımın ucundan kayar hayali (Devamını gör…)


Beni anlaşılamamışlığımla bırak

Gece mavi
Gece sessiz
Örtülmüş hüznüm hayat buluyor
Anlaşılması zor yanlarımı arıyorum
Avucuma düşen külleri yakıyorum
Bırak şimdi kelimeleri
Dün de kalsın hepsi
Bütün anlamlarını dünde bıraksınlar (Devamını gör…)


Hüzünlü zamanların mimarıyım ben

Hüzünlü zamanların mimarıyım ben, acıyı bir fısıltıyla iliklerime kadar işletirim bir nefeste. Verdiğim her nefes yerini yeni yeni sancılara bırakır, her nefes alışımda yayılır sapsarı bir hüzün ruhuma. Sönen bir mumun bıraktığı koku gibi yakar genzimi yalnızlık,susarım. Kapalı kapılar ardında yaşatır ve öldürürüm her anıyı, geçmişi sarıp sarmalamak yerine geleceğe kurban ederim saklı zamanlarımda.

Göz yaşlarına teslim ederim yüreğimi kirletilen duygularımı temizlesin diye. Yağmurdan ıslanan camların buğusuna yazarım en gizli sırlarımı, yağmur şahit cam şahit ama üçümüzde suskun kalırız öylece. Kopan fırtınaların içinde elime düşen yağmur damlası kadar değerlidir sessiz zamanlar avucumu kapatır koklarım yalnızlığımı. Duvarlarda devleşen gölgeme inat yalnız ve aciz bir mum ışığında büyütürüm düşlerimi. (Devamını gör…)


Yüreğimiz nerede huzur buluyorsa…

Aşk sadece bir erkek ve kızın öpüştüğü bir tablo ile anlatılamaz, görmek isteyen göze; anne ile yavrusu arasındaki duygudur aşk.

Yavrusunu temizleyen bir kedi de, güneşin batışını kaçırmayan balıkçı da, yaşadığı şehri özümseyen soluk soluk yaşayan bir insan da…hepsi bir yerde aşıktır hepsi bir yerde aşk’tır. (Devamını gör…)


Acı ve tatlı

Cenneti de cehennemi de hep ötelerde aradık..ikisi de içimizdeydi belki de. Bir bebeğin kokusunda, bir annenin kollarında, bir aile sıcaklığında, mutlu olduğun anlarda, huzur bulduğun mekanlarda..Diye uzar gider liste cennet ötelerde aransa da yüreğimizin taa içindedir aslında.

Şu bizi korkutan alev ateş cehennem, o daha da içimizde.

İçimde bir cehennem var kendimi koruduğum ayağım takılıp düştüğümde yandığım. En acı verici en umutsuz en yalnız zamanlarımız yüreğimizin bir kor parçası gibi yanıp tutuştuğu anlar..Beynimizin acıdan uyuştuğu düşünmenin zorlaştığı nefes almanın bile ciğerimizi yaktığı anların cehennemden ne farkı var ki. (Devamını gör…)


Olasılıksız

Sanırım kızgınsın bana, biraz da kırgın.

Kaçıp gelmişliğin ve acemi adımlarını saklamanın telaşıyla sözlerini savurdun önüme. Anlaşılamaz bulduğum tavırların anlam kazandığı anda, evet uzun zaman önceydi dedim ve sustum kendi içimde. Bazı şeyler düşündükçe çoğalıyor insanın içinde, düşündükçe eşeledikçe eylemlere dönüşüyor çünkü. Uzun süre önce kaldırdım o hisleri rafa, eski tahta sandığın içinde. Fazla üzerinde durmadım, düşünmedim, hayat bana fazla düşünecek bir şey bırakmamıştı çünkü. (Devamını gör…)


Akşamın koyu sensizliğine birkaç cümle bırakıyorum

Yitirilmiş bir aşkın kaldırım üstü heyecanlarını da sana bıraktım şimdi..Ellerimde hiç açmayan çiçekler ve umudu sayan kuşlar var gökyüzünde. Zamansız göç etti bu aşk bir kuşun gagasında terk etti bizi.

Arkasından bakakalan iki çift göz bile kar etmedi dönmesine, o gözlere değil yüreğe muhtaçtı çünkü. Sen ellerini salladın yine sesin yükseldi içten içe ben suskunluğuma döndüm beni hasta ettiğini bile bile. (Devamını gör…)


Anla(sana)

Geçtiğin yollar hep mi ıslak olacak, hep mi üşütecek içini bu yalnızlığın türküsü. Güneşin sıcaklığını unutmadım henüz, unutturacak kadar uzamadı kışlar…

Sadece güneşi özlettirmeye yeltendi, kapattı gökyüzümü bulutlar…Sokaktan geçen her arabanın ardında yeniden uçuştu yapraklar. Soğuk ve ıslak bir günün ortasında neşeli ve güneş kadar sarıydı hepsi. (Devamını gör…)


  • Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman, çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat. Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın, ateş de pay alır kendine soğuktan..."Pablo Neruda"

  • Arşiv

  • Kafiyesiz Duygular on Facebook
  • (-_-)

  • www.baygri.com on Facebook
  • Son Yorumlar

    Biz - Ben - Yazarlık - Sponsorlar - Sitemap - 1 Dk. - Gizlilik - Kullanım - Reklam - Sponsorluk - Yukarı


    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu ödülüne layık görülen baygri.com özgür ve samimi bir sinerji topluluğudur, bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. copyright © 2008-2010 Bay Gri