arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Ebru Durul | Bay Gri - bölüm 4

Yazara ait arşiv

Adam ve Kadın

İnsan aynı anda mutlu olup aynı anda bir acıyla boğuşabiliyor bazen… Bu hayat denen çelişkiler yumağının bize yaptığı işkenceden başka birşey olmasa gerek. Kadın mutlulukla gülümsüyor seviyor hissediyor ve adam olabildiğince hür onun içinde. Dünyasını daraltmadan, sevdiği için değer veriyor sevmediği her düşünceye.

Yakaladığı sayılı mutluluklardan biri o adam. Ve ona bu kadar yakınken içinde hissettiği acı ne kadar da anlamlı diyor ve ekliyor insan ancak sevdiği zaman hisseder bunu. Elini kalbinin üzerine koyuyor kadın ve haykırıyor, seviyorum seni hissetmesen de bilmesen de ben söylemesem de. Haykırışı kalbinin ritmine karışıyor ve sessizce gözlerinden damlayan yaşların yastıkla buluşmasına kulak veriyor. (Devamını okuyun…)


Anlamazdın

Ne mi düşünüyorum? beni yanlış anlamana üzülüyorum sonra boşver diyorum kendime seni yanlış anlayan zaten tanımamıştır. Üzgünlük ve kırgınlık arasında gidip geliyorum korkma sana değmiyorum…

Kelimeler acıtmazdı ki çıktığı yer senin yüreğin olmasaydı, vurgular yankılanmazdı içimde bütün nefretinle haykırmasaydın. Şimdi bir geceyi daha tüketmek ve göz yaşı dökmek tam da aşık bir kadının yapacağı şeydi…Yapardım sen neyi kaybettiğini ve kelimelerde tükettiğinin farkında olsaydın.

İçimden kopardıklarının sana mutluluklar getirmesini diliyorum. Geceye gözlerine ve aşka tekrar teşekkür edip hepinizin sahnesinden çekiliyorum. Anlatamadığım anlatıp hissettiremediğim her şeyi de yanıma alıyorum. Tek istediğim sana fazla yük olmamaları,unut gitsin değmez bir oyunu hatırlamaya oyundaki kadını sevdiğini düşünsen bile. (Devamını okuyun…)


Pis bir komedi bu

Kelimelerim dilsiz benim suskunluğum huzur, dinginliğin zirvesinde otuzlu yaşların başında. Yaşanmışlıklar, hayatla alıp veremediğim her şey nefret uyandırıyor bünyemde. Herkesten önce kendimi sorgulayışım belki bundan, içsel hesaplaşmalar düşünceler bölünen uykular deli saçması görünen ertesi gün yaşanan rüyalar. Kendimi gerçek olduğuna inandırmaya çalıştığım çılgınca bir senaryonun içinde salak bir yerde buluşum isyanımı körüklüyor. Nedenlerini sorgulamamalıyım dediğim hayatın çelişkilerini içime sindiremediğim zamanların hayli arttığı günlerdeyim otuzlu yaşların başında.

Yirmili yaşların cesedinin çoktan çürüdüğü gömülüşünün üzerinden üçyüz altmış beşli günlerin kaç defa geçtiğini saymadığım ama her hatırladığımda yazık oldu dediğim günlerin başları. Belki son bahar bu yüreğimdeki belki kış derin uykuları özlemle hatırladığım. Belki ölümüme en yakışacak gülümseyişin provalarını yaptığım. (Devamını okuyun…)


Her gece ayın yüzeyine bir saray kuruyorum

Ne kadar git diye bağırsan da kal gitme der gibi halin duruşun… Ve gidişine tanık olmaya dayanacak kadar güçlü olmayışımdan gidişim. Sözlerim yine bir tekerleme gibi dolanabilir diline, her gece düşlerime dolanışın gibi, tutup bırakmadığın yüreğimi alasım gelmiyorsa ellerinden bilmelisin ki seni sevdiğimden.

Üzerimize yıkılan her şeye inat ayağa kalkışını izlemek, ölümün kenarında bile olsa insanı gülümsetecek kadar güzel. İki dünya arasında sıkışmaya alışık bünyeme ters değil, gitmekle kalmak arasında kalışım, gitsem de yüreğim sende kalacak, kalsam senden bir daha kopamam biliyorum.

Her gece ayın yüzeyine bir saray kuruyorum, dünyadan kopmak için çabaladıkça yakamda hayatın kanlı ellerini buluyorum. Şah damarım kesik aşk kanıyor, hayat bizi yaşatırken nasıl da katilimiz oluyor gördün mü adam. Bizi seçim yapmaya zorlayarak nasıl da zevk alıyor, aşkı bana bırakıp seni söküp alıyor. Ve bağırıyor iğrenç sesiyle seç birini asla ikisi olmaz… (Devamını okuyun…)


Ben bir savaşçıyım

Evet biliyorsun bende insanım benim de bir ruhum var ve seni sevmeye cesaret etmiş bir yüreğim… Sesindeki titreşimleri hissedebilecek kadar hassas sana olan duygularım, kırılgan olduğu kadar inatçı…

Sert kabuğum var benim artık bilemezsin her ne çarparsa o şiddetle parçalanıyor. Bir tek senin için o zırh bir elbiseye, ben bir savaşçıdan bir sevgiliye dönüşüyorum.

Tepeden tırnağa aşka bürünüyorum bakışlarından sarhoş olsam bile kendimi kaybetmiyorum, unutma ben bir savaşçıyım. Baktığın o pencerelerin ardında beyninin içindeki labirentlerde kalbinin acıyan her yerinde olabilmeyi dilerdim bütün kalbimle… Sana bakarken bütün herşeyden soyunup sende tekrar doğuşum tesadüf değil ki. (Devamını okuyun…)


Zamana inan

Adam suskun, dalgın bakışları havada asılı kalıyor, belli ki düşünceler içinde kayboluyor. Zaman lazım diyor, kadın evet diyor ama düzeleceğine hiç inanmıyor.

Uzakları özlüyor, gitmek kaçmak istiyor belki, ardında ne bırakacağını hiç bilemeden. Soluksuz bırakacağını hissedemese de, soluk ekliyor varlığıyla nefesine kadının. Unutmaya çalıştığı ama yakasını bırakmayan bütün her şeye küfürler ederek susuyor adam.

Kurtulmak ister gibi bakıyor kadının gözlerinin içine, kadın susuyor… Seni kurtarmak istiyorum dercesine… ve ekliyor içinden, kurtulmak senin elinde. (Devamını okuyun…)


Son durak yolcusu

Hayatımız bir otobüs yolculuğu gibi, bir kalkış yerimiz bir de varış yerimiz var… ikisi arasında geçtiğimiz onca durak, aldığımız onca yolcu, hayatımıza misafir ettiğimiz onca konuk var.

Yolcuların kimisi bir sonraki durakta inmek için biniyor otobüse, bir diğeri keyfi geldiğinde inmek için, çok azı ise son durakta inmek için biniyor. Bakınca hayatımızdaki insanların çoğu, hayatımıza girdiği gibi çıkıp gidiyor, adı sanı hatırlanmaz oluyor, belki de nefretle anılıyor… Bir çoğu uzun süre hayatımızda bulunsa da, bizlerden gördüğü değerin kıymetini bilemediği için, biz hayatımızda kendisine yer vermemeye karar verdiğimiz için çekip gidiyor… (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Son yorumlar

    Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz