Yazara ait arşiv

Hikayaler

ozgur ruhSevgi, barış, hepimiz biriz gibi cümleler kursam da konu bana benzemeyen kapaklara geldiği zaman iş biraz değişiyordu. Herkes birbirine benzeyecek diye bir kural yok ve evet benzememeli ama bazı kapakları o kadar çok eleştiriyordum ki… Sanki yargılamaya, eleştirmeye hakkım varmış gibi itiraf ediyorum kendimi içten içe üstün bile görüyordum; ama sorsanız büyük büyük bir sürü cümle kurardım hissetmeden…

Kısa bir süre önce eleştirdiğim bir dost, bana çok güzel bir ders verdi. Karşılıksız sevgi ile öyle güzel sardı ki beni, tüm ön yargılarımı orada bir yerde eritti. Oysa o zamana kadar tüm farklılıkları kabul edebildiğimi söylüyordum. Söylemek başka hayata geçirmek ise çok başkaymış.

Bir fotoğraf karesine ya da karşımda duran kadın ya da adama ait hikayeler yazıyordum ama onlar bilmiyordu ve ben yazdığım hikayeye göre tepkiler veriyordum. Tüm bunlar benim kafamda oluyordu ve kafamda olan hikayelerin tek sorumlusu da yine bendim. (Devamını okuyun…)


Geçmişten bugüne

ozgur ruhGözlerim gözlerine değdiği zaman sevmiştim. Ondan sonra yaptıklarım bu hissimi reddetmek ve kabul etmek arasında yaşadığım gel-gitlerin silsilesiydi. Kalmak ve gitmek arasında yolları aşındırmıştım.
Onun hikayesinde bana uygun gördüğü alanı  istemesem bile kabul etmiştim. Beklentisizce, bir şey beklemeden ama zamanla üstüme uydurulmaya çalışan elbisenin tutmadığını hissetmeye başlamıştım. Uymuyordu, olmuyordu işte ama o zamanlar istediğimi yüksek sesle söyleyecek gücüm yoktu! Kaçtım, uzaklaştım. Yarım bir aşk bıraktım arkamda ve gittim.. (Devamını okuyun…)

Müzik ve Aşk

Hani bir mekanda ya da bir yerde bir şarkı duyarsınız. Nasıl bilmezsiniz ama şarkının adını, kimin söylediğini bilmek yine yeniden dinlemek istersiniz. Bazen de bir şarkıyı hiç sevmezsiniz, kulaklarınızı tıkamak ya da o mekandan çekip gitmek istersiniz. Nasıl, neden tam olarak cevaplayabildiğiniz sorular değildir! Bir şeyler ”evet” ya da ”hayır” der sizde onu dinlersiniz.

Hisleriniz her zaman sizinle konuşur siz dinleseniz de dinlemeseniz de oradadırlar ve dinlemeseniz çoğu zaman kendinizle aranıza zamanla duvar örersiniz!

Aşk da tam bugün gibidir! Birini seversiniz belki sizin için yorucu bir seçimdir, diğer şık daha güvenli ve sevecendir ama hisler ilkini seçer. Neden ve nasıl yine bilmezsiniz hisler oraya koş der ve koşarsınız. Tıpkı bir şarkıyı sevmek gibi..

Ve eğer koşabilirseniz şarkı eninde sonunda bitse bile öğrenmeniz gereken her şeyi öğrenirsiniz..

Her şeyin bir ömrü var, yazın, kışın, baharın, gecenin, insanın ama bir şeylerin ömrü olması bunun son olduğunu da göstermez! Var olanlar sadece dönüşür, değişir, birileri yazın bitmesine son der, birileri buna ”kış” der.. Aşk da biter ama dönüşür, değişir başka bir şey olur…. Canlı olan bütün varlıklar değişir, yaşamın yegane belirtisidir değişmek….

Bütün o ”happy ending” koşturmacası bittikten sonra (önemli olanın son olmadığını o muhteşem yol olduğunu anlayıp ekleyebildiğiniz kadar anı ekleriz sevdanıza) elinizde güzel anılardan bir demet kalır ve ne kadar zaman geçerse geçsin, nereye giderseniz gidin onlarla gidersiniz. Bunun anlamı eski gümüşleri parlatıp çekmecenin gizli gözüne koymak demek değildir! Yaşanmış olan bütün anılara, gerektiği anlamı vermek ve belki de güzel hatırlayabilmek anılardaki geceler ne kadar karanlık olursa olsun,onları ışığın parçası yapmak..

Sizin olan bir şarkı, sizin olan bir aşk.. Seneler geçse bile değişmez…

Bir şarkıyı seversiniz, diğerini sevmezsiniz, birini seversiniz, ötekini sevmezsiniz.. Neden ve nasıl’larla irdelemek yerine yaşamak en güzel olan… O zaman her şey değişiyor, dönüşüyor ve büyüyor..


Düşmek ve Yükselmek

ozgur ruhEn çok sevdiğim düştükten sonra yukarı yükselmektir. Yere düşerken ne kadar canınız yanarsa oradan çıkmanın yolunu bulduğunuzda o kadar mutlu olursunuz.

Düşerken ve düştükten sonraki hislerle baş etmek hiçbir zaman kolay değildir. Kabullenememek belki de en şiddetli hissedilen duygudur, çırpınmayı bırakıp olanı olduğu gibi kabul edip teslim edebildiğiniz zaman taşların yeri değişmeye başlar.

Bazı hikayelerde suçlu oldum, bazı hikayelerde suçsuz ama yaşadım, güldüm, ağladım, güvendim, kırıldım. Aynı hataları tekrar yapmamayı ve belki de en önemlisi suçsuz olduğum hikayelerde karşı tarafı suçlamamayı ve hislerimi suçlamadan bırakabilmeyi öğrendim. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Wordpress Hosting
  • Arşiv

  • Kategoriler

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - Twitter - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Sitemap - Domain - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection


    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Copyright © 2008-2014 Bay Gri All Rights Reserved.