arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Murat Hacıoğlu | Bay Gri

Yazara ait arşiv

Ayna ve Ben

(Geçen haftadan devam)

Azimle çabalamak ve varılacak noktaya ulaşmak için gidilecek yolları önceden planlamak gerekiyordu. Başarısız deneyimizi yeniden denemek için fazla beklemeye gerek kalmadı. Birkaç saniye…

Birkaç saniye deyip geçmemek lazım. Kimine göre kısacık bir zaman dilimidir ama bazen de yıllara bedeldir geçip gitmesi. Tıpkı az önceki başarısızlığım gibi…

Kilitlenen ayaklarıma gönderdiğim emirlerin defalarca gidip gelmesi hep bu saniyeler içinde olmuştu işte. Yüzlerce emir gitti o kısacık sürede. Hiçbirisine cevap gelmedi. Artık vazgeçmek üzereydim ki parmaklarım kımıldadı. O anda yeniden denemem gerektiğine karar verdim… (Devamını okuyun…)


Deneysel Başarısızlık

Tam da önümde duruyor işte. Bir adım atsam bir adımlık mesafe kalacak aramızda. Oradan elimi uzatsam parmaklarımın ucuyla dokunuvereceğim. Cesaretimi toparlayıp ayağıma bir adım atma emri vereceğim. Bu kadar basit…

Hava birden bire bozdu. Sıcacık gülümseyen güneş birden bire çekip gitti. Kime kızmıştı da böyle ansızın terk edivermişti bizi. Bana mı kızgındı. Kime soracağım ki doğrusunu öğrenebileyim. Kim bilir belki cesaretime kızmıştır. Daha doğrusu cesaretsizliğime…

Zaten bulutun geleceği de belliydi. Sabahleyin ufuktan siluetini göstermişti. “Ne olur ne olmaz sen yine de hazırlıklı ol” der gibiydi. Aldırmamıştım. Nasıl olsa birkaç saniyelikti işim. Birkaç saniyecik… (Devamını okuyun…)


Yüreklerin gittiği yer

Bir başka yerdeyim bugün. Bir başka diyarda, bir başka alemde. Gözlerin görmediği bir perde üzerinde kulakların duymadığı bir musiki eşliğinde raks eden hayallerin diyarında…

Ritimler arasında gidip gelen bir nota gibiyim. Sol anahtarının peşinde sonsuza değin gidecek ve hiç susmayacak gibi…

Bir başka serdeyim bugün. Bir başka akılda, bir başka zihinde. Hafsalanın almadığı kurgular zincirinin ilk halkasına takılmış bir boncuktayım. Zincirin en başında… (Devamını okuyun…)


Yüreğimin Gittiği Yerdeyim

Yüreğinin götürdüğü yere git dediler. Pılımı pırtımı topladım yolculuğa çıkmak için. Zaten bir hırka, bir lokma değil mi yükümüz? Çarçabuk toparlanıverdim. Azığımı da astım asamın ucuna, vurdum kendimi yollara…

Yüreğim ketumdu ilkin. Ağzından lafı kerpetenle söküyor, zorla söylettiriyordum yol tarifini. Aklım bilmek istiyordu gideceği yeri. Mantığım plan yapmaya yelteniyordu her defasında.

Yüreğim ise isyan ediyordu bu duruma. İçten içe diş biliyordu her birine. Öyle ya, her şeyimle kendimi onun ellerine bırakmam gerekiyordu. Öyle demişti yola çıkarken. Anlaşma böyleydi. (Devamını okuyun…)


Gitme diyebilsem

Nereye gidiyorsun yine böyle ansızın? Daha akşama çok var diyordun. Daha ayrılığa çok var…
Yine ıslanacak kirpiklerim, sessizce. Usulcacık kırpacağım gözlerimi gözyaşlarım taşmasın diye. İçine aksın hepsi gözümün ve içini yaksın özümün…
Titreyerek konduracak dudağına buseyi dudaklarım.
Hoşça kal diyemeyecek yine.
Dilim düşman kesilecek kendine ve kaderine… (Devamını okuyun…)


Yangın yeri gönlüm

Bir yangın yeridir gönlüm. Yokluğun ateşiyle tutuşmuş, varlığın aleviyle kül olmuş nice faniler gibi bir hasrete düçar olmuş. Hasret sayfaları biriktirmiş takvimlerinde yılların. Özlemlerle tutturmuş her birini bir diğerine. Uç uca koyduğu yapraklardan yol yapmış mihmanına. Çabucak geliversin, hasreti dindiriversin diye…

Sonsuzluktan gelen bir sesle doluyor kulakları. Durup dinliyor öylece. Suskunluğu yar ediniyor belki de. Sessizliğin sesinde kayboluyor gürültüsü yüreğin. Öylesine sessiz ki seslenişi, bütün diller susuyor gezegenler içinde, bütün teller duruyor gökyüzünün kemanında. Seslerden de kalabalık sessizliği, seslerden de yalnız. Sessizliğin seslenişi adeta gökgürültüsü gibi çınlayan kulağında. Oysaki ne bulut var, ne izi… (Devamını okuyun…)


Vefasız Yar

İşte yine gidiyorsun. Sessizce ayrılıyorsun yüreğimden. Suskunluğunla haykırıyorsun “elveda” diye. Ne de çabuk geçivermiş varlığın. Ne de çabuk bitivermiş zaman…

Daha dün gibiydi gelişin sanki. Hani çok önceden de haber vermiştin, “geliyorum” diye. Kış çıkarken geldi ilk haberin. Hem de tam sevgililer gününe denk getirmiştin. Müjdeyi aldığımda sevinçten dört köşe olmuş, hazırlıklara başlamıştım… (Devamını okuyun…)


Başlarken

Bundan daha klasik bir başlık ve başlangıç olamaz diye düşündüm. Kimbilir belki de vardır. Bu konuda bile temkinli olmamın sebebi yeni başlıyor olmaktan başka bir şey değil. Farklı bir platformda, farklı bir mecrada, farklı bir güruh içerisinde ilk kez yazıyor olmanın getirdiği çekingenlik var üzerimde.

Tıpkı bir çocuğun ilk adım atmaya başladığında yaşadığı düşme korkusu gibi bir şey. Daha henüz düşmenin bile ne demek olduğunu bilmediği halde içgüdüsel bir korku yaşar ya bebecik. Biz yetişkinler de bazen böyle korkular ve tedirginlikler içerisinde bocalayabiliriz. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • Reklam

  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Son yorumlar

    Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Değişim Profesyoneli - Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz