arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Ahmet Muhammed Yahşi | Bay Gri - bölüm 6

Yazara ait arşiv

Çocukluğunu anımsamak

Sizlere anlatmayı boynumun borcu bildiğim bir konudan bahis açmak istiyorum. ‘Çocukluğunu anımsamak’. Bu konuya değinme fikrinin nerden geldiğini belirtmeliyim. Bu fikir yakın zamanlarda yazdığım ‘Ağır bisiklet’ şiirinin insanlarda oluşturduğu duygusal bakış açısından sonra aklıma düştü. Baktım ve gördüm ki insanlar çocukluklarına olan özlemlerini hiç unutmuyorlar. Onlara çocukken yaşadıklarını anımsatacak en ufak bir söz bile çok anlamlı geliyor. Ee çocukluk bu kolay unutulacak bir şey değil. Daha öncede söylemiştim ’Ömründen çocukluğunu çıkar,elde var sıfır’

Konuya hakim olarak okumanızı isteğimden dolayı ‘Ağır bisiklet’ şiirinin içeriğini anlatarak devam etmek istiyorum. Şiirin ilk kıtası; (Devamını okuyun…)


Ağır bisiklet

Kırmızı bisikletim vardı benim
kontra frenli gövdesi paslı
tekerlekleri hafif kirli
küçücüktü o da benim gibi

elimi hiç bırakmazdı
sevmemiştim kimseyi
onu sevdiğim gibi
beraber düşer kalkardık
hayatın tüm çukurlarına nispet
yarı yolda terk etmedik birbirimizi (Devamını okuyun…)


Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır

Yazımın başlığının neden ‘Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır’ olduğunu açıklayarak başlamak istiyorum. Özlem kavramını çokça düşünüp üzerine yorumlar yapmaya çalıştım. Ve özlemenin aslında sanıldığından farklı şeyler içerdiğine kanaat getirdim. Basit bir kavram değil özlemek.

Her insan özlenmeye değerdir. Ama özleyenin tavrı çok önemlidir. Anlatmak istediğim şey çok derinlerde anlayana. Her insan özlenebilir ama bazı insanlar sadece kendisi olduğu için değil maddesel varlıkları dolayısıyla özlenebiliyorlar. Bu sahte özlemi anlatmaya çalışıyorum. Hakiki özlem hatırlamaya kıyamamaktır. İşte bundan başlığımı bu şekilde yazma gereksinimi duyuyorum. Şu anki halime bakılırsa ailemden ayrı olduğum için bir hayli özlem biriktirdim. Ama ne özlem. Öyle bir özlemek düşünün ki tüm dünyayı bir kenara bırakırım onlar için. Her neyse. Buradan yola çıkarak şunu söylemek istiyorum ; Her insan özlenebilir,her insan özleyebilir ama özlemek anlık olmamalıdır. (Devamını okuyun…)


Doğanın Aynası

çocukların yeşil elma toplarken başlayan heyecanı
olgunlaşan bir meyvenin yere düşmesiyle aynı
bahçelerde gül toplayanların
parmak uçlarını kanattığındaki isyanı
dikenlere katlanmanın baş ağrısıyla başlamıştı

geceyi ateş böcekleri kuşattığında
karanlık oldu olası
böylesine alkışlanmamıştı (Devamını okuyun…)


Yağmur gözlü kadın

Afili bir karanlığın ortasındasın
gece giydiriyorsun ıslak gözlerine
kuş tüyünden hafif göz kapakların
rüzgarla savrulup
kapaklanıyor olduğu yere
kahrolası kentin var olası sahilindeyken
ayaklarına inen karartılı geçmişini
suya değdirerek,çocuklar gibi
döküyorsun denize

denize giremeyişin ise
suyun boyunu aşmasından korktuğundan değil
geçmişinin denizi taşırmasından korkmandan
ve kendini
bir çocuk kadar yalnız hissetmenden (Devamını okuyun…)


Asansör sohbeti

asansör sohbetlerine sığdırılmış bir aşktı bu, inişli çıkışlı
yarıda kesileceğini bile bile konuşmak kadar acı
az konuşup çok şey söyleme isteği
ve her defasında yeni bir yenilgi

yedi otuz vapuruna yetişir gibi koşar adım
aynı asansöre bilet almışız, koşuyoruz
nefes nefese iki sohbetin kırk yıl hatrı var
iki lafın birinin ‘hoşça kal’ olmasının manidarlığı (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.