arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Semih Bolat | Bay Gri

Yazara ait arşiv

Nora; benim yüzü dağınık pandomim

Al ahımı vur boynuna Nora. Ayrılıkla etiketlenmiş ilişkiler. Binlerce seansla bile düzelmeyecek depresif durumlar. Terli terbiyesiz, yerli yersiz bir hayal ardından sürüklenişim. Sen kasaptın bense ağzında süt çiğneyen günahsız bir bebek. Şimdi paramparça lime limeysem daha da söyletme beni Nora. Nasıl anlatsam bilmem ki! Hani, narkozu şarap niyetine içtiğim gecelerde başladı kendimi “kandırılırmış” hissedişlerim. Nora; benim yüzü dağınık pandomim

Al kanadı kırık sevdamı sal uçurumlara Nora. Çakılıp paramparça olmazsam bende kays değilim. Biliyorum özenilecek, imrenilecek, gıpta edilecek bir hayatım yok benim. Belki de bu yüzden artık hiç korkmuyorum. Ne ölümden, ne de kaybetmekten. Sonra içtim, kusuncaya dek içtim geceleri ölmek için gündüzleri unutmak için içtim. (Devamını okuyun…)


Kaybetmek; big bang’den bu güne süren mantıksız bir devinimdir

Zamanla mekânın önemini yitirdiği, silikleştiği bir olgudur, kaybetmek. Öyle değil miyiz? Her birimiz daha konuşmayı sökmeden, öğrenmeden, kaybetmeyi öğreniyoruz. Ya da daha babb…ba, ann…ne diyemeden, “kaybetmek” diyoruz. Öyle ahenkle söylüyoruz ki üstelik. Değme bir İstanbul beyefendisine taş çıkarırcasına. Sonra öpüp başımıza koyuyoruz. Ekmek gibi, su gibi…

Kaybetmek, tümden gelimdir. Kimi zaman bir fiil olmaktan çıkıp nesneyle özne arasında bir çatışma öğesi bile olur. Dedim ya; kaybetmek. Öyle sıradan bir kelimeye benzemez.

Kaybetmek, gayb etmektir. Gayb, bilinmeyendir Gayba karışmak. Bilinemeyen olmaktır. Kaybetmek, bilinmemek ve daha ağırı unutulmaktır. Ve kaybetmek, yalnızca düne ya da ondan önceki düne has değil. Kaybetmek; big bang’den bu güne süren mantıksız bir devinimdir. (Devamını okuyun…)


Nora; kayıp pandoram

Seni çözeyim derken kendimi ilmikledim Nora. Ne olur henüz erken ölmek için, biraz daha “yas”lanalım. Meret, sızı yürekte durduğu gibi durmuyor. Sana benimle bir ömür yakışırdı Nora. Sadece Tek hayata sahibim, anlamıyor musun? Reenkarnasyona inanmam ben. Bir tek şansım var Nora. Bir kere yaşıyorsam seninle harcanayım istiyorum. Bozuk bir para harca beni Nora.

Kaç geceyi devirdim üzerinden, kaç hendeği deveyle korktum. Dönmedi de suçsuzluğum. Bana yazık değil Nora, yazık değil. Kan mı sıçrar mısralarıma, ölüm mü tehdit eder satırlarımı yoksa gidişin miydi felaketim. Doğrultamadım ucu kırık kalemimi umutsuz hikâyeme. Neyim varsa yazamadım. En ucuz içkilerin, en öksürten sigaraların, en ölümcül düşüncelerin boşuna müdavimi olmadım. Nora Yumru gözlüm, söylesene daha susayım mı? (Devamını okuyun…)


Kaybetmek; korkunun en cahil halidir

Kaybetmek; dokuz harf ve üç heceden oluşur. Ama ne alfabeleri ne lügatleri ne kütüphaneleri çaresiz dermansız bırakmıştır. Mantıksal olmayan bir eylemdir. Zihinsel engellidir. Farkında değildir. Umulmaz, beklenmez ya da istenilmez. Ama birden bire ortaya çıkar. Öyle pat diye değil, sesini yoktur. Dilsiz yani sessizdir ve büyük çöküşlere yol açar. Dahası Kaybetmenin bir ölçü birimi olduğu dünyada yaşıyoruz…

Kaybetmek; Zamansızdır. Özel bir tarifi yoktur, daha doğrusu tarifsizdir. Herhangi bir malzemeye ek alet edevat araca ihtiyaç duymaz. Saniyenin bilmem kaçta kaçında meydana gelir. Bilimsel bir eylem midir? Yoksa kültürel midir? Bilemiyorum. Kaybetmek; Hem bireysel, hem toplumsaldır. Sonuçta aynı tadı verir. Sakın ha inan mayın kaybetme hissinin paylaşılarak azaldığına, yalandır. Aksine paylaşıldıkça yükü ağırlaşır, taşınılamaz hale gelir. Tat almak zevkin değil, acının ilk koşuludur. Ve acı, kaybetme olgusunun temel dayanağı olduğu için aslında tat almak kaybetmektir. (Devamını okuyun…)


Nora; uyan artık

Gecenin dört buçuğu
Asfalt siyahına heba bir kasaba
Aşkale
Yarım yarım sancılanır gökte kıvranan ay
Ve yıldızlar Nora yıldızlar
Mardin’deki takladan bihaber güvercinlerin damlarına yuva
Sabit paşanın adımlarıyla gökten göğe kaçışan yıldızlar
Bitmek bilmeyen küflü merdiven basamakları (Devamını okuyun…)


Berhava

Aldırma kader dedi kader
Sonra yonttu sesini yumdu bakışlarını emdi ahvalini
Çekip gitti kader
Kırık gün kırk gece matemle geçti
Sonra İyice soğutulmuş bir inanç kaldı avuçlarımda
Sonra oda uçup gitti uğur böceklerinin uğursuz kanatlarıyla
Berhava

Aldırma zaman dedi en iyi ilaçtır
Lakin yara aldı başını savdı diyardan diyara
Bilmedi pörsüyen sesimin ilmek ilmek inlediğini
Ne hekim kar etti yalnızlığıma
Ne hâkim suçuma
Berhava (Devamını okuyun…)


Kapı Önü Muhakemesi

Eşi tarafından ( başka bir adama kaç suretiyle ) terk edilen adamın mahkeme kararı gereği haftada bir çocuğunu annesine bırakılmasından hemen önce, çocukla babası arasındaki diyalog.

- Hadi oğlum, giy ayakkabılarını, bereni ört, sıkı giyin, gidiyoruz.

- O kadına mı baba!

- Evet, oğlum (başını öne eğerek mahcup ve çaresiz)

- Baba ne olur, gitmek istemiyorum ben. Bizi yarı yolda bırakan, bizi terk eden o kadının yanına gitmek istemiyorum. Biliyorum baba sende istemiyorsun ve nefret ediyorsun. Ama beni hepten kaybetmemek için bunca şeye katlanıyorsun.

- Oğlum o senin annen, benimde ( her ne kadar da boşansak ta ) karım. (Devamını okuyun…)


Yitici

Çocuktum, her çocuk kadar değil, en masum en saf çocuk kadar çocuktum (zaten bütün çocuklar masum ve saf değiller mi ?) hep bir topum olsun isterdim. Topum olunca o zaman beni oyuna alırlar diye düşünürdüm. Çocukluğumda bazı meşhur kola kapaklarında “TEBRİKLER FUTBOL TOPU KAZANDINIZ ” diye yazardı. En çok görmek istediğim cümleydi kapak altlarında. Sırf bir topum olsun diye, içtiğim her kolanın kapağına umut diye sarılmış bağlanmıştım. Kalbimin çarpıntılarını gözlerimde hissederek açıyordum kola kapaklarını. “ Tekrar deneyiniz… “ yazıyordu. Tekrar denedim. “Tekrar deneyiniz…” yazıyordu. Tekrar denedim. “Tekrar deneyiniz… “ yazıyordu… Koca yaz tatillerini bir topum olur, olurda o zaman çocuklar beni aralarına (oyunlarına ) alır diye umut ediyordum. Her yaz tatilimi azar azar yitirerek (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • Reklam

  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Son yorumlar

    Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Değişim Profesyoneli - Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz