Ben Cengiz Aydın, Bay Gri.com’un kurucusu ve CEO’su
10 Ocak 1973 yılında Samsun’da doğdum, beş yaşımdan beri İstanbul’da yaşıyorum, eğitimimin tamamlayabildiğim bölümlerini İstanbul’da tamamladım, eksik kalan bölümlerde hala eğitiliyorum.
Patron veya Yönetici durumundaki insanların, somurtarak ve dudak bükerek yaptıkları söylemlere, hiç bir zaman eyvallah etmeyerek ceketimi alıp işi bıraktığım için, bir çok sektörde iş denemelerim oldu, bu denemelerin bana artı katacağını zamanla öğrenecektim…
Yıllar geçti, büyüdüm. Üniversiteden dolayı tecilli olan askerliğimin, ani bir kararla tecilini kaldırdım, dört senedir uzattığım, belimde ve maşallahı olan at kuyruğu saçlarımı dört dakikada kestirdikten sonra, şanlı donanmamızın bahriyeli bir eri olarak, yurt içi ve yurt dışı seyirler yapan efsane bir gemisinde, yazıcı olarak 18 ay askerliğimi yaptım.
Daha sonra kendi işimi kurdum; alışveriş merkezlerinde resim galerisi işletmeciliği yaparak, sanat’la içiçe, sanatçıyla kolkola 18 Ekim 2002 yılından 15 Mart 2009′a, krizden dolayı tüm şubelerimi kapatana kadar bu ulvi işi yaptım. Edit: An itibari ile Galeri Bay Gri
Amatör olarak şiir yazıyor, kösele deriden masklar yapıyor, profesyonel olarak hüzün biriktiriyorum. Domates kabuğundan gül yapanlara da acayip özeniyorum.
Evliyim, bir oğlum var ve evet an itibari ile yüzde 65 dazlak, yüzde 35 kelim, bazı kaynaklara göre de 100′de yüz insan…
Şu anda, çok değerli yazar arkadaşlarımla birlikte, içinden gökkuşağı geçen blog baygri.com’da yazıyorum…
Ve ve nasıl da iyi bir adamım anlatamam, okumak lazım




Aralık 14th, 2010 on 22:38
Yazabildiğim kadar yazıyorum ve bu konuda ilk teşviki yapan insanlardan birisi de siz oldunuz. Bendeki imgeniz: her zaman zarif anlayışlı ve hatalara karşı anlayış içinde olmanız, bunun karşısında inanılmaz özveri ve çaba… uzun çok uzun yolunuz olduğunu düşünüyorum ve sizi tanıdığıma çok memnunum, yazdığım her yazıya yeni bir imge ve anlam yükleyen yegane insan…
Şiirleriniz de harika… bana kendinizi her zaman bir ağabey gibi hissettirdiğin için teşekkür ederim, üstelik sizi görmeden bu hissi taşımak çok güzel…
Ayrıca bu site harika, yardım ve destekleriniz her zaman devam eder umarım.
Ve başarılarınızı dilerim Cengiz Ağabey…
Sevgiler…
Aralık 14th, 2010 on 22:26
Ben bu blogun müdavimi değilim… arada birde olsa girip bir kaç Cengiz Aydın şiiri okuyup genel yapıyı bozmadan, etliye sütlüye karış[a] madan, kavga çıkarmadan, yazı yazamamanın verdiği hırsla bu blogun aslında Cengiz Aydın (kendisi bana çok sempatik gelmesede) şiirlerinin müdavimiyim ve hoşuma gitmesede itiraf etmek (erdemliktir) mantığı ile iyiki varsın Cengiz Aydın…
Aralık 14th, 2010 on 18:45
Kafa derisini yüzüp tüm bilinçaltı serzenişlerini en melankoli saatlerinde kağıtlara döken şair… İyiki varsın, iyiki yazıyorsun Cengiz Abi…
Aralık 14th, 2010 on 01:34
Her konuda olduğu gibi; şiirlerin, yazıların, resimler, bilgi, tecrübe ve şuan aklıma gelmeyen bir sürü şeyde olduğu gibi yine muhteşem yine duygusal ve yine süpersin…
Her zaman takipteyim şiirlerin ayrı bir tat bırakıyor, inşallah bu güzellikleri, bu tadı almak her daim nasip olur… Emeklerınden dolayı ve bu duygu yuklu şiirlerini bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim…
Sevgi ve saygılarımla büyük üstad…
Aralık 13th, 2010 on 22:18
Hımmm sanırım bundan bir yıl, belki daha da fazla zaman önceydi baygri’yi keşfetmem, öylesine göz gezdirirken Cengiz bey’in şiirleriyle karşılaştım bir tane okudum sonra bir tane sonra bir baktım hepsini okumuşum
Her defasında şöyle diyordum hımmmm özgün, istikrarlı, sivri, gerçek vb. hiç bir zaman şiirlerini duygusal, melankolik, hüzünlü vs…olarak yorumlamadım, benim gibi tüm bu duyulara mesafeyle bakan fazla gerçekçi biri peki bu şiirlerde ne bulmuştu? Gerçeklik ve cesaret! sapmış, eğrilip, bükülmüş, hedefini dolandırarak bulmaya çalışmayan direkt hayatın içinden kelimelerle duyuları analiz etmiş bir dil, hem sade bir dil kullanacaksınız hem de derinliği vereceksiniz işte bu herkesin başarabileceği bir yazım şekli değil hatta en zoru bana göre, bu nedenle de ayrıcalıklı bir yer edinmiş olması hiç de şaşırtıcı gelmiyor.
İvmeyle yükselişe devam edeceğinden hiç kuşkum yok. Ayrıca baygri bünyesinde bir çok yazar arkadaş barındırması ve her gün yeni birilerinin de katılmasıyla hızla büyümeye devam edecek, rengarenk bir blog. Cengiz bey başta olmak üzere Baygri’de emeği geçen herkesi kutluyorum.
Aralık 13th, 2010 on 20:27
Yaldızlı sayısız güzel imgelerle dolu, uzun uzun hakkında yazılabileceğim bir değersiniz benim için…
Şiirlerinizi,yazılarınızı yeni yeni okuduğum dönemlerde hep hissettiğim ne kadar bana benziyor olmuştu.
Ve eminim bunu birçok insan hissederek düşünmüştür… Siz bir ayna idiniz bizim için. Bazen görmekten ve yaşamaktan kaçındığımız, bazen aradığımız, özlediğimiz şeyleri cesurca kalbimize, ruhumuza dokunarak yazıyordunuz…
Etkilenmiştim fazlasıyla… Düz klasik cümleler kurmak yerine, kıvrak zekanız ve ince düşünen bir insan olmanız sebebiyle… adeta kelimelerle flört ederek sözcüklere bir farklılık getiriyordunuz, beni yoruyordunuz bazen; ki bu hoşuma gidiyordu. Acaba ne düşünerek yazmış, acaba bunu mu demek istemiş diye okuduktan sonra kafa yoruyordum…
Ve zaman içinde fark ettim ki alıştım varlığınıza, merakla bekler oldum yazdığınız şiirleri, yazıları… Açık seçik bağımlılık yarattınız bende:))
Sizinle yollarımın kesişmiş olmasından mutluluk duyuyorum. Siz benim için sevgili Editörüm ve Baygri nin iyi kalpli patronu olmanız dışında çok yetenekli bir şair, yazar, iyi bir arkadaş ve de dostsunuz… Umarım yaşamınız boyu mutlu ve böylesine üretken olursunuz…
İyi ki varsınız…
Aralık 13th, 2010 on 20:20
İyi blog, iyi yazı, iyi adam…
Aralık 13th, 2010 on 18:25
Sizi yazılarınızdan tanıyabildiğim kadar şunu söyleyebilirim ki bir insan melonkoliyi bu kadar güzel yaşar ve yaşatır…
Yazılarınızın bu yanını seviyorum, aslında melonkolinin hiçte kötü birşey olmadığını gösteriyorsunuz ki bende bir melonkolik olarak sözlerinizdeki hüzünü, içtenliği ve bunları yazarken kullandıgınız kelimeleri ve birleştirmenin ustalığını keyifle okuyorum…
Aralık 13th, 2010 on 15:08
Cengiz… yazıların yakalayabildiğim ve anlayabildiğim kadarıyla çok anlamlı, içten gelen yazılar… umarım bu güzel yazıları hep Bay Gri dat com dan alır ve keyfle okur, zevk alırız…
Başarılar temennisiyle
(iran) Hüseyin Fettahi
Aralık 13th, 2010 on 14:36
Yazılarınızı son derece başarılı ve samimi buluyorum. Bence herkes birşeyler yakalayabilir yazılarınızda, şiirlerinizde, kendine ait.
Zaman zaman hüzün, acı, espiri, öfke, mutluluk hissediyorum yazılarınızın içeriğinde. Bu duygular daha iyi anlatılamaz sanırım. Çok özel bir yetenek bu. Başarılarınızın devamını dilerim.
Hep takipte olacağım:)
Aralık 12th, 2010 on 23:56
Beklenmedik, hoyrat, acı bir arzu dalgası uyandı içimde… çabucak geçen iştahsız bir kabarma sonra…sonra, işte sonra şiddetli bir iç bulantısıyla başım döndü yazılarını ilk okumaya başladığımda… ve tabiki şa-ka…
Birazcık anlamak yeterli seni. Herhangi bir biçimde… düşünsel ya da geçici olarak… açık seçik ve açık saçık, oldukça kaçık yazılarını da…
Ya(z)dsınamaz biçimde iyi yazıyorsun, sözcüklerini yontmuyorsun… şahsım olarak dayanamıyorum yavanlığa, zihinsel sığlığa… sende yok bunlar..! bu yüzden bir kedi yumuşaklığı ve kıvraklığıyla karnımı doyuruyorum senden…oh mis…
Bu sularda nihayet ruhu duru biriyle karşılaştım… bu yüzden yanından geçip gitmek istemiyorum… Hoşgeldin hayatıma, hayatlarımıza sevgili Cengiz. İyi ki geldin…
Tezahüratımı ayyuka çıkararak seni ayakta alkışlıyorum, hiç birşey hızını kesmesin benim güzel arkadaşım…
Sevgi’den sevgiler…
Aralık 12th, 2010 on 23:24
Cengiz Aydın… parantezlerin dışında kalan anlamlar dizisi, kelimelerle oynayıp insanın iç dünyasını parçalayabilme ve anında onarabilme özelliği taşıyan cümlelerin sahibi.
Okurken yaşattıran hissettiren şiirlerin şairi… ruhunu isyana alıştırmış melankoli sarhoşu, kendisini anlamlandırmaktan vazgeçtiği hayat sahnesinde fazlalık olarak gören ama başrol oynayan bir sanatçı…
Aralık 12th, 2010 on 18:32
O birrr idolll… o birrr zeus’un elçisi… o birrr içinden gökkuşağı geçen güzel yürekli insan… o birrr kafiyesiz duyguların nacizane yaratıcısı…
O birr yürekleri hop ettiren mimikleri bazen sapıttıracak kadar coşturan bazen de yaramıza inadına tuz basann melodram bir sinemada aşkın şizofreni…
O birrr ruhuna isyan üflenmiş melodisi defolup gitmiş bir notanın sol anahtarı… o birrr iyi sevebilen sakıncalı adam… sevdi mi acıların topuğuna basarak sekiz köşe kasketinin her köşesine sevgisini asan bir çarşambalı…
O birr rakı şişesinde balıkk … o birrr müthiş hayal kurabilen prezantabl… o birrr diliyle kulagınaaa dokunabildigi gibi burnuyla da dirseğine dokunabilen ilginç bir kişilik…
O birrr çözümsüz saçma bir problemm…o birrr kronik aşk yetmezliği muzdaribi… o birrr duyguları üşütük, mevsimsiz çiçek veren erik ağacının şaşkınlığının üstüne ılık ılık yağan bir çise…
O birrr parantez içlerinde çözülmeyi bekleyen sırrr… o birrr (cengiz aydın) adının kalitesi de tadı da yüreginde saklı olan sevgi kelebegi…
Veee şimdi herkes duysun beni lütfen ölmeden önce yapmanız gereken üç şey söylüyorum size beni dikkate alın aksi takdirde kaybeden olursunuzzz;
1- Şiddetle tavsiye ediyorum cengiz aydın şiirlerini okuyun
2- Şiddetimi biraz daha artırıyorumm ve cengiz aydın şiirlerini anlamaya çalışın…
3- Son olarak şiddet kere şiddetle cengiz aydını hissedin onun yüreğini şiirlerinde keşfetmeye koyulun…
işte bu kadar hadi bakalım kolay gelsinn…:):):) cengizzz abiii seviyorum seniii…
Aralık 12th, 2010 on 15:51
Yüreği güzel olan insan, insan sevgisini hala içinde barındıran nadir insan, mücadeleci, özgüveni tam, gönül sevgisi sonsuz insan… iyi ki sizi tanımışım, hayata o güzel gülümsemenizle devam… Eyvallah
Aralık 12th, 2010 on 12:22
Siz ve yazılarınız sanki geçmişin bir parçası gibi. Sizi anlatıyor. Yeni ve yazmak isteyen arkadaşlara destek oluyorsunuz bu da çok güzel ve gurur verici. İyi bir insan olmak ve bunu göstermek bir erdemdir. Sizi çok takdir ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum. Çıplak kafalı yağmur adam…
Aralık 11th, 2010 on 22:19
Yazılarınız ve bu site benim için çok özel, umarım yazmaya devam edersiniz, ayrıca Samsun’lu olduğunuz için hemşerimsiniz yeni öğrendim sevgiler:)
Aralık 11th, 2010 on 19:27
“gözlerinin rengi gibi, yüreğinin rengi gibi… kelinde kendi renginde:)) ama ben ellerini gördüm önce, toplayan, düzelten, onaran ellerini…
dokunduğuna soluk aldıran telaşlı usta sevecen ellerini…
geç anladım ve inandım hergün daha çok inanıyorum…
ellerin güzel işlerin karıncası…
yüzünün rengi gibi dudaklarının rengi gibi kelinde kendi renginde…
ama ben özverini gördüm önce…
içinden çavlan gibi dökülen özverini…
hep koşan yürümeyi bilmeyen hesapsız gücendirmeyen saydam neye uzansa dirilten susan hüzünlenen sıcak özverini…
ve devam eder böyle “süreyya berfe”… severim bu şiiri sayılı insanlara yakışan bi şiirdir aslında…
sevgi emek ister, sevgi koşmak ister, sevgi plansızdır… sevgide hüzünde vardır ayrılıkta neşe gibi…
bakıyorum da ilk dönemlerimize, şanslıyım ilk kuruluşlarında vardım Bay Gri’nin…
iyi ki tanımış…
iyi ki arkadaşım olmuş…
iyi ki hala yolumda bu ceo:)
böyle insanlara yazı yazmak zordur…
baktım bildim gördüm deyip yol alıyoruz hala…
iyi ki varsın ceomuz..
önce saygım var sana emeklerine ve yaşadıklarına…
çoksun işte…
Aralık 11th, 2010 on 17:52
Cengiz bey… Sitenizi bloxoo’ya kayıt olduğumda bulmuştum ve inanın zevk alarak yazılarınız takip ediyordum. Sessizce tabi. Ne zamanki blog ödülleri yarışması başladı, sizinle dostluğumuz başladı… Nice nice senelere olsun sitenizin yaşı şimdiden…
Tanıdığım kibar, efendi, samimiyetinin dozunu ayarlayan nadir erkeklerdensiniz…
Sevgilerimi yolluyorum…
Aralık 11th, 2010 on 15:45
Başarı, samimiyet, dostluk merdivenlerini adım adım çıkan Baygri.com, merdivenin geri kalan basamaklarını harikulade yazarlarıyla tamamlıyor.
Her yazarın kendine göre üslubu, fikri, paylaşımları… Hepsi birbirinden kaliteli, sürükleyici, eğitici…
Bu bloğa her girişimde yabancı olmayan bir ortama girmiş gibi, evime girmiş gibi hissediyorum. Sen, bu sitenin CEO’su
bu sevgi dolu ailenin kapısını bana, bizlere açtığın için teşekkür ediyor, her gün güncel, farklı, öğretici eserler veren mübarek ellerinden öpüyorum.
İyilikle kal canım Cengiz abicim
Aralık 11th, 2010 on 15:29
Baygri.com ilk doğduğu andan itibaren bugüne kadar çok emek harcayan, içine sindirene kadar en baştan tekrar tekrar yenilendiren, samimi ve içten bir sinerji topluluğu oluşturan, kahvemi yudumlarken huzur bulduğum bir ortamın CEO’su
Sen yüreğinde başka senfoniler çalan, hüzünlü kelimelerin sahibi…