düğümleri,
çelişkileri,
fahişe beyinleri,
akıllı fahişeleri,
istanbulu bırakıp,
bin sevişmenin kucağından kaçıp sana geldim.

söz vermişliğinin karşılığında,
nefeslerce yalan
nefeslerce yanılgı,
ihanetlerce göz yaşı doldum.

ağlak,
varlığını hayatının ortasında keşfetmiş bir şairin mısralarına hapsolacak kadın
değildin sen,
bilemedim.

kelimelerim hırslı,
kelimelerim üzgün,
kelimelerimde ben varım,
harf derinliğinde yaralar açıldı beynimde.

bu gecede ben,
aynı dün gece gibi,
kaç ruhsuz sevişme uzağımda olduğunu bilmeden,
sana ve şarap kırmızısı gecelere küfrettim.

dün gecede ben,
aynı bu gece gibi,
tecavüz edilmiş kalbimde bakir aşk aradım
aşk benden gitmiş,
hayat ölmüş,
ben ölmüşüm,
şiir bitmiş…

  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Technorati
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Reddit
  • email

Arşivden Seçme Yazılar

  • 19 Nisan 2010 -- Neler oluyor bana, uykularıma? (7)
    Hep dünden kalmayım, bugüne. Uykusuzluk çekiyorum bu ara. Yoksa yaşlanıyor muyum ne? Yaşlılar az uyur diye bilirim de. Ben de bir alemim lafa bak, ee genç de değilim heralde. Ama sanki yastığı yorg...
  • 30 Nisan 2010 -- Lanet adam: José Mourinho (1)
    "Dünyanın en iyi teknik direktörü ben değilim ama benden daha iyi bir teknik direktör yok" diyebilecek kadar ukala, işini iyi yapan bir dahi, şımarık, gizemli ve teknik direktörü olduğu takım taraftar...
  • 13 Kasım 2009 -- Gemiler ve Martılar (1)
    Rüzgârın, Hiç bitmeyecek gibi estiği boğaziçinde Gemiler, Sessiz sedasız, akıp giderken Kimi, Yolcularını sonsuzluğa Kimileri de, Hasret ve özlemleri taşır, Umutla, Yol gözleyenlere Gü...
  • 05 Temmuz 2009 -- Pazar günlerim, benim ahtapot hallerim (2)
    Güne, pazar kahvaltısını hazırlama telaşıyla başlarım. Mükellef bir sofra kurarım önce, Allah ne verdiyse. Sonra tek tek odaları dolaşıp öperek uyandırırım milleti. Pazar günleri, hizmet etmeyi bir se...