Cengiz AYDINSabah 9.30 da uyandım, duşumu aldım 10.20 gibi çıktım evden, hiç acele etmedim hem pazar sabahı işe gitmenin burukluğu, hem çok uzun süredir izin yapmadan çalışmanın yorgunluğu birde iş yerimdeki son günlerim olmasının tuhaf duygusu vardı içimde.

3 tane ev poğaçası aldım, 11.20 gibi yuh denecek bir satte alışveriş merkezinin kapısındaydım, tanıdık güvenlik vardı kapıda gülüştük, çay kahvaltı olayını hallettim, rutinlerim olan mail ve haber sitelerine baktım saat oldu 14.40.

İş yerimin kapanışından sonraki süreci düşündüm, bu düşünceye odaklanıp işe yarar bir şeyler oluşturamadım ve beynimdekileri öteledim yine, acayip şekilde şefkat eksikliği var bünyemde hissediyorum, burdan yetkililere sesleniyorum diye bana yakışmayan bir espri ile bağlamayacağım bu cümleyi:):) şöyle bağlayacağım; oğlum “sevenin her zaman sevmeyeninden 10 fazla” deyip gaz vericem kendime…. oh iyiyim şimdi.

Seçim afişlerini yollarda gördüğümden beri düşündüğüm şey şu; her parti için söylüyorum, bu kadar basit bu kadar yaratıcılıktan uzak sloganlar olamaz, yapmak için yapılmış 5 yaş zekasına hitap eden seçim kampanyası çalışmaları, tonlarca para ödeniyor çıkan sonuç ortada, komik ya cidden komik.

Benim eleştirdiğim seçim kampanyasında ki basit slogan ve tasarımlardır yoksa en mükemmel seçim kampanyasının kişinin fikrini “aaa bak ne güzel kampanya buna oy verelim” diyerek değiştireceğini düşünemem, düşünemem dedim ama birden aklıma elindeki medya gücünü kullanarak, yanılmıyorsam %7 lik oy alan bir parti geldi ve sustum…

Saat 17.20 iş falan yok o yüzden yazmıyorum iş anlamında bir şey, kalan son kahvemide yaptım kalan son üç sigaradan birini yaktım, bu arada Yaşar‘ da “Acıtmıyor Sevdan” ı söylüyor…

Ne yapsam bir şiir paylaşsammı diye içimden geçirirken, davet gibi bir şiir yahu çok güzel, çok acayip; Ataol Behramoğlubir kadını beklemek

Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgarı geçerek
Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda
Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek

Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın
Bir akşamı geçecek

Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın
belki de
Bir kadını geçecek

Bir kadını bekliyorum
Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek…

Oy oy oy fena şiir çok fena, tam bu moddayken saatlerde 18.30 olmuşken küçüklerimin gözlerinden büyüklerimin ellerinden öpüyor yaşıtlarımın ellerini sıkıyor:) kandilinizi kutluyor ve iyi şeyler diliyorum

Tebessümlerimle… hoşçakalın…

  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Technorati
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Reddit
  • email

Benzer Yazılar

  • 14 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 14 mart 2009 (0)
    Gece sabah karşı beş gibi yattığımdan öğleden sonra saat iki gibi uyandım, birşeyler atıştırdım, bilgisayarımı açtım biraz bilgisayarda takıldım, sonra kahvemi alıp balkona geçtim, hava puslu ve soğuk...
  • 14 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 13 mart 2009 (0)
    Öğleden sonra uyandım, çok uzun zamandır sabah uykusuna hasrettim, uyandığımda sarhoş gibiydim yada rüyada gibi bilmiyorum salaktım yani, birşeyler atıştırdım, kahvemi aldım balkona geçtim, söylemesi ...
  • 12 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 12 mart 2009 (0)
    Geç sayılacak bir saatte iş yerimdeyim, masamı en son 10 gün önce silmiştim sanırım aynı gün bardağımıda yıkamıştım, masamı yine silmedim ama bardağı yıkadım bu sefer, kendim için değil bardağa ayıp o...
  • 11 Mart 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 11 mart 2009 (0)
    Kanıksamışlığın vermiş olduğu umursamazlığa bünye karşı koyamıyor ve yine saat 11.25 gibi iş yerimdeyim, gelirken biraz trafik vardı ama hava güneşliydi, gelir gelmez kahvaltımı yaptım, haberlere ve ü...