arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Aşk | Bay Gri - bölüm 4

Tag: aşk

Aşk sana yakıştı Ayrılıksa ona…

Gözlerinde güneşin doğmasına epey bir zaman var daha. Henüz vakit çok erken uyanman için bu derin uykudan. Saçma sapan haller içerisindesin, bunu biliyorum. Unutmaya çalışan, unutmaya çalıştıkça daha beter karışan haller bunlar… Oysa bir düşün, o senden gideli çok olmadı mı? Neyin yasını tutuyorsun hala?

Sahi bugün günlerden ne? Ayrılık mı? Kaç gün oldu onsuz geçirdiğin? Saymıyorsun, sayamıyorsun değil mi? Artık duyduğun devasa rakamlar canını acıtmaya hatta korkutmaya başlamış olsa gerek seni! Onsuz geçen bilmem kaçıncı günün, bilmem kaçıncı saatini yaşıyorsun işte! Kaçıncı mevsimi yaşıyor kalbin? Sen mevsimlerden beşinci mevsimi yani onu yaşarken, o kiminle kaçıncı mevsimi yaşıyor kimbilir hiç düşündün mü? (Devamını okuyun…)


Üzgünüm

Biraz sonra yüreğimin kapısı açılacak ve sen bir kuş gibi kendi gökyüzüne doğru süzüleceksin… Bu benim semalarımda bütün heybetinle son görünüşün. İçim tuhaf, içim kırgın…

Gidişin değil beni üzen,beni üzen bu kadar kolay vazgeçişin. Kolay değil seni unutmak ve yaşadığımız her anı yok saymak. Oysa ne kadar kolay var olmuştun daha en başında gönlümün baş köşesinde. İşte kalbimin tek ve gerçek sahibi diye düşünmüştüm seni ilk gördüğümde. Ve bana sıkıca sarıldığında içime huzur veren bunca zamandır aradığım koku işte bu demiştim. Sadece senindim bütün kalbimle. Benim gittiğim bütün yollar sana çıkıyordu sen başka ara sokaklarda soluklanırken bile… (Devamını okuyun…)


Doğal mıydı afetimiz?

Ne gözyaşları verdim ben
yağmurla beraber toprağa.
Ne gözyaşı, ne yağmur…
Hiç biri yetmedi
aşkımızı canlı tutmaya. (Devamını okuyun…)


Bu bir veda…

Gidişim ayak parmak uçlarında yürür gibiydi; sessizdi. Hiç konuşmadım, kendimi ifade etmeye çalışmadım ona. Hiç suçum da yoktu aslında. O mahçuptu konuşamıyordu, ben masumdum susuyordum.

Yol boyunca mühürlü gibiydi dudaklarım. Sadece gözlerim doldu kafamı sola çevirip ona baktığım anda. Sonra iki damla süzüldü yanaklarıma doğru. Ellerimle hemen müdahale ettim beni dinlemeyen gözyaşlarıma. Susuyordum ve sadece onu anlamaya çalışıyordum. Onun penceresinden bakmaya çalışıyordum yaşadığı hayata. Hırçınlıklarını düşünüyordum ve yarattığı bu sebepsiz saçma sapan kavgayı… İstemeden beni kırdığını da biliyordum. Onun kızgınlığı bana değil hayata… Aradan biraz zaman geçse pişman olacaktı az önce söylediklerine. (Devamını okuyun…)


S(aklımdasın)

Öyle bir yere sakladım ki seni ben bile hatırlamıyorum artık yerini. Aptallığıma ver bilirsin aşk beni hep aptallaştırmıştır. Aradan geçen onca zaman ve sen…

Tenimden bir bir silinen izlerin ve ben… Sanki hiç var olmamışız gibi hissediyorum. Bazen gözlerimi yumuyorum usulca senli zamanlarımı düşünüyorum nedense birden irkilip açıyorum gözlerimi. Sanki seni düşünüp uyursam bir daha uyanamam gibi geliyor ya da artık seni düşünerek uyumayı haketmediğimi düşünüyorum. (Devamını okuyun…)


Gözü kapalı sevişmek…

Bugün Aret Vartanyan ın bir yazısını okudum. Tek kelime ile ifade edecek olursam müthişti. Hele ki bir cümle vardı ki; “Sen ve benden başka aramıza giren hiçbir şey yok. Zaman durdu. Bedeninle değil ruhunla sevişiyorum…” diye.

Etrafıma bir bakıyorumda her yanımız sahte sevgiler, beş para etmez aşklar, daha aşkı için en ufak bir mücadele vermeden pes etmiş çekip gitmiş insanlarla dolu. Herkes anı yaşamanın derdinde. Günümü gün edeyim, oluruna bırakayım, inceldiği yerden de koparsa kopsun havasında… Bu kadar mı basitleşti artık aşk? Bu kadar mı bozuldu insanın kimyası? Hiç göremiyorum kalmak için direnen birini. İnsanlar kalmak için değil gitmek için bahaneler bulmaya çalışır oldu. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.