Hayatında ilk basışı çürük tahtaya, O’na ağır bedeller ödetti. Çocukken arkadaşlarıyla viran bir evde keşif yaparken çürük tahtaya bastı. “Beynine giden damar zedelenmiş, krizleri ondan” demiş doktor. O gün den sonra ne zaman geleceği belli olmayan krizlerle yaşadı.
Çalışamadı akranları gibi, taşın suyunu çıkaramadı. Babası o çok küçükken ölmüş. Ben çok az hatırlıyorum. Öldükten sonra öfkeli gözü kara bir çocuk oldu. Hani “göğe taş atıp altına duran çocuk” lardan. Nerede, ne zaman oyunu dağıtacağı belli olmazdı. Git gide içine kapandı. Kocaman tahta kapılarının önünde olurdu hep. Yanına oynamaya gittiğimde konuşmaz oldu benimle. (Devamını okuyun…)




Son yorumlar