Sokakta, eski bir bilet satış gişesinin üstü kapalı üç bir yanı açık beton zemininde koğuşlandıkları yerde, günün ışımasını bekliyor kadın. Oysa doğacak gün belirsiz. Yine de her gecenin sabahı bir ümit gibi geliyor kendisine. Korkulu gece, nihayet artık uzamakta ki ısrarını bırakıyor. ”Gün doğmak için, hiç bu kadar tembel olmamıştı” diye düşünüyor kadın. Ve sabaha erdiğinde zaman, kadın hiç bir sabaha bu kadar şükretmişliğini hatırlamadığını farkediyor o an.
Kucağında, sıkıntılı ve rahatsız uykudan uyanmak için kıpırdanan kızının sarı saçlı başını okşarken kadın, eşiyle göz göze geliyor. İkisinin de günlerdir sadece bakışları konuşuyor. Dilleri, güçsüz bir söz edersem korkusuyla olduğundan, epeydir kelimelere meyl etmiyorlar. Kadın, gözlerini herkesin sönmüş ferli bakışlarından daha ışıltılı tutmaya çalışıyor. Çünkü o bir kadın. Ailesi, gücünü kadının dik duruşu ve gülümsemesinden alıyor. (Devamını okuyun…)





Son yorumlar