Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların bir sonu var mı hayatında? Bir üst limite yani… Aldığın her şeyin bir üst modeli çıktığı anda gitmeyecek mi mutluluğun daha iyisine başkaları sahip olabildiği için. Aslında kimseler bilmez ama aşk’tır en önemli olan şey. İnsanlar aşk’taki mutluluğun, huzurun bir parçasını bulabilmek için alır dururlar. Böyle vurgulayarak söyleyeceksin ama bu kelimeyi, öyle sıradan bir kelime olarak değil. İçi dolu dolu olacak yani şu 3 harfin… (Devamını okuyun…)
Tag: sevgi
Aşk
Seni değil…
Bir miktar yalnızlığıma, bir miktar sensizlik az birazda sessizlik ekleyince kıvamı yerinde oluyor sanki yaşadığım acının. Duvarlar daha bir üstüme geliyor, özellikle de konu acı bir aşk olunca. Yaşadıklarım daha gerçek, dudaklarım arasından dökülen dularım daha içten gibi…
Dibi tutmasın diye acılarımın durmadan hafızamda tazeliyorum seni. Aşkın acı çeken yanını seviyorum ben…Aşkı seviyorum ben, yanlış anlama seni değil… İçimde bir mazoşisti büyütüyorum sanki. Acı çekiyorum ve acı çektikçe zevk alıyorum. Kendimi çözemedeğim bir bilmece gibi hissediyorum çoğu zaman. Arada bir duruluyorum, arada bir coşuyorum… (Devamını okuyun…)
Hepsi yüreğimin işi
Yüreğimi, bu aşkın tam ortasına yatırıp koydum ben! Yerinden kımıldatmaya kıyamıyorum. Öyle güzel duruyor ki yüreğim sahibini bulduğu yüreğin yanında, geçtim karşılarına bu birbirleri için çarpan iki yüreği keyifle seyrediyorum.
Seni sevmenin artısı eksisi yok bende. Yüreğim kadar seviyorum seni. Seni seviyorum çünkü ile başlayan cümlelerden uzak duruyor benim yüreğim. Seni sevmem için bir nedene ihtiyacım yok benim! Seviyorum işte seni dahası var mı! Alnındaki çizgileri, sinirlendiğinde hafiften kızaran gözlerini, haylaz ellerini, çocukça tavırlar içerisinde bana küsmelerini, arada bir yaptığın kaprisleri, beni kızdırmalarını, sonrasında kocaman bir kucakla bana sarılmanı, seninle yemeyi, içmeyi, didişmeyi hepsini seviyorum işte bir nedeni yok…Seni sevmek yormuyor benliğimi… (Devamını okuyun…)
Telafisi olmayan bir haldi bizim için aşk…
Kendinden büyük laflar edip kapıyı kızcağızın yüzüne nasıl da çarpmıştı giderken. Ama söz ağızdan çıkmıştı bir kere. Kız ona “Sus! Ne olur böyle büyük konuşma” demişti.
Ah bir anlasaydı keşke o an hissettiği dakikalık sinirinin onun ömrüne bedel olacağını. Ah bir dinleseydi kızcağızı… Her hatanın bir telafisi vardı ama o hata kaldıramayacak kadar fazla hata yapmıştı belki de hayatında. Hata stokları ağzına kadar doluydu. Oysa ne çok severlerdi birbirlerini. Kurdukları her hayalin içinde birbirlerine düşerdi düşleri. Tam 12 den vurmuşlardı aşkı. Öyle bir ayrıldılar ve öyle bir gurur yaptılar ki hiçbir şeyin telafisi yoktu artık onlar için. (Devamını okuyun…)
Beklemek
Seni beklerken her gün kalbimde yeniden sen doğuyordun. Yokluğunda, bende bitersin sanmıştım. Yokluğundaki sana sarılıp uyuyordum geceleri. Sen yoktun ama benleydin her adımımda.
Sana söz verdiğim için beklemedim. Biliyordum sözler sadece o an için geçerlidir. O, söz geçecek olan birkaç saniye aittir ve o an bittiğinde artık sözler çoktan evrende kaybolmuştur. (Devamını okuyun…)
Aldatmak mı aldanmak mı hadi adını sen koy!
Ah bu aldatmak nasıl derinliği olan bir iş böyle… Başkası tarafından aldatılmış, bunu öğrenince sevgilisinden ayrılmış sonra dayanamayıp barışmış olan bir arkadaşım anlatıyor bugün; “Titizlikle hareket etmek lazım bir kere. Stratejik olacaksın ve stratejik oynayacaksın.
Her zaman dikkat etmek zorundasın. Öyle sevgilinle rahat rahat gezip dolaşamazsın. Sevgilinin ne kadar az arkadaşını tanırsan ilişkin o kadar kolay yürür. Olurda seni arkadaşlarıyla tanıştırmak isterse aman ha bir bahane bul olay yerinden uzaklaş yoksa yarın öbürgün ikinci sevgilinle gezerken mazallah görüverir birinci sevgilinin arkadaşı sizi, sonra müjdeci kuşları haberi yetiştiriverir birinci sevgiline. (Devamını okuyun…)





Son yorumlar