arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Yörük Kızı | Bay Gri

Tag: Yörük kızı

Kemanların sesi yükseliyor

Esma Eser AÇIKGÖZSuçlular orkestrası, Yasak  müziklerini  çalıyor.
Hepsini ben çalıyorum şiddetle
Şarkısını de ben söylüyorum boğazımı yırtarak
Beste güfte hepsi ben!
Kendimden geçiyor, unutuyorum bütün duvarlarımı.
Nasıl unuturum diye tokatlıyorum içimi
Kemanların sesi yükseliyor.
Uçuyorum bulutlarda.
Bulutların kafası karışık.
Ezber bozan hayatım gene yapacağını yapıyor. (Devamını okuyun…)


“Kadının adı yok” dedi

Esma Eser AÇIKGÖZKadının adı yoktu yurdumda. Herkes bilirdi bunu. Bilmek önemli değildi. Cesurca söylemek, söylediğinin arkasında durmak, her tepkiye karşı doğru bildiğini yapmaktı.

Çünkü herkes biliyordu, kadının adı yoktu yurdumda. Ama bunu bilmek yetmiyordu. Çözüm, kadının adını koymaktı. Kadının bir kimliği vardı, bunu bilmek de yetmiyordu. (Devamını okuyun…)


Atının gözyaşları yoldaşı oldu

atının gözyaşları, yoldaşı olduHayatında ilk basışı çürük tahtaya, O’na ağır bedeller ödetti. Çocukken arkadaşlarıyla viran bir evde keşif yaparken çürük tahtaya bastı. “Beynine giden damar zedelenmiş, krizleri ondan” demiş doktor. O gün den sonra ne zaman geleceği belli olmayan krizlerle yaşadı.

Çalışamadı akranları gibi, taşın suyunu çıkaramadı. Babası o çok küçükken ölmüş. Ben çok az hatırlıyorum.  Öldükten sonra  öfkeli gözü kara  bir çocuk oldu. Hani “göğe taş atıp altına duran çocuk” lardan. Nerede, ne zaman oyunu dağıtacağı belli olmazdı.  Git gide içine kapandı. Kocaman tahta kapılarının önünde olurdu hep. Yanına oynamaya gittiğimde konuşmaz oldu benimle. (Devamını okuyun…)


Kırk mum

Esma Eser AÇIKGÖZGenç kadının yarası taze idi,

Yoldaşını iki gün olmuştu kaybedeli. Henüz farkında değildi. Kanıyordu bir yerleri, yakıyordu ciğerini. Gelenler gidenler, elini tutan acısını hafifletmeye çalışanlar vardı. Gündüzleri geçiyordu ya geceleri bir türlü bitmiyordu.

Korkutuyordu karanlık. Yüzleşmeyi öğrenememişti henüz acıtan gerçekle. Sesler duyuyordu. Onu çağıran sesler. Panik oluyordu fırlıyordu yataktan. Fırlıyordu onunla birlikte ablası, annesi…

Soran acı gözler ondan yanıt istiyordu.

“Çorabını istedi.” Diyordu titrek. (Devamını okuyun…)


“Terlem-Torlam” Goruklar etekte

Esma ESEREn sevdiğim mevsimi yaşıyorum. Akşamı sabahı güzel olur bu mevsimin. Çocukluğumda meyvelerin olgunlaştığı toz ile terin yüzümüzde bütünleştiği zamanlar.

Dutlar erdi, balamıt (palamut) gibi en tatlıları ise en ince dallarında. Çarşaflar serilir ağaca çıkıp, iki sırstınmı dalları, sapır sapır  çarşafa dökülür. Ağzın yüzün tatlı batığı hele birde kırmızı dutsa boyanır her tarafın ele verir seni, Allah’ım yok böyle bir şey. Mahalledeki ninelere çiti bakırına toplar götürürdük. Çok sevinirlerdi. “ akibetin hayır olsun yavrım, ölümlüğümü dirimliğimi aldım gari” derlerdi.  Unutmadan : “ duttan düşen eşek olur!”  tabi fazla yiyince de akşam dayanılmaz karın ağrısı… (Devamını okuyun…)


Güneşi Gören Kardelen

Esma ESERHayatımın ikinci yarısında tanıdığım hatta çok geç kaldığımı düşünüp içimin yandığı kadın; Türkan Saylan!

Tanıdığımda geç kalsam da fark etmeden içimde bir Türkan Saylan varmış meğer. “ Benim yorulmak gibi bir lüksüm yok “ sözünü okuduğumda daha çok çalışmam gerektiğini hatta ne kadar tembel olduğumu fark ettim. Utandım için için.

“Hayatımda gereksiz hiç bir şey yok” demişti başka bir söyleşisinde.” 3 ayakkabım var mesela. Çünkü o kadarına ihtiyacım var eskimeden yenisini almam.” Dördüncü ayakkabımdan utandım. (Devamını okuyun…)


Anasına küsmüş damda yatan oğlan

Esma ESERSevgi duygusunun altında bir takım çıkarlar yerleştirilen günümüzde, Mehmet anasının aşırı sevgisinden yıpranarak küser. Bu marazi sevgi; oğlunun aşkını göremeyecek, yok sayacak kadar gözü kör eder.

Mehmet yukarı mahallede Şükriye Yengenin atölyesinde halı dokuyan, süt benizli, gece saçlı, yıldız gözlü Nesime’ye yanıktır. Nesime’de meyillidir ama ağırdan satar kendini. Anasının tembihlediği gibi “ağırınca altın” olursa değerine değer katacaktır köyün gelinlik kız pazarında. (Devamını okuyun…)


12
  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Son yorumlar

    Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz