<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bay Gri</title>
	<atom:link href="http://www.baygri.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.baygri.com</link>
	<description>içinden gökkuşağı geçen blog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Sep 2010 04:17:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Trenini kaçıran ihtimaller</title>
		<link>http://www.baygri.com/trenini-kaciran-ihtimaller/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/trenini-kaciran-ihtimaller/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 03:59:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz AYDIN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cengizoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>
		<category><![CDATA[Trenini kaçıran ihtimaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22491</guid>
		<description><![CDATA[İçinden geçen trenin hayalimde yarattığı romantik ihtimaller hatırına, içinden tren geçen kentleri her zaman sevdim. Ne bir vagona hüzün yükledim<a href="http://www.baygri.com/trenini-kaciran-ihtimaller/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/05/yolcu-treni.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20203" title="tren" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/05/yolcu-treni-150x99.jpg" alt="" width="150" height="99" /></a>İçinden geçen trenin hayalimde yarattığı romantik ihtimaller hatırına, içinden tren geçen kentleri her zaman sevdim.</p>
<p>Ne bir vagona hüzün yükledim gönderdim,<br />
Ne de bekledim istasyonda gelecek olan sevgiliyi.<span id="more-22491"></span></p>
<p>Hep kırılgan vedalar,<br />
kışkırtan kavuşmalar uydurdum içinden tren geçen kentlerdeki aşklara&#8230;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Ftrenini-kaciran-ihtimaller%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>11 Temmuz 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/mutlaka-tren-istasyonlarinda-beklemeliyim-gelisini/" title="Mutlaka tren istasyonlarında beklemeliyim gelişini">Mutlaka tren istasyonlarında beklemeliyim gelişini</a> (3)<br /><small>mutlaka yağmurlu bir mevsimde olmalı,
ve mutlaka tren istasyonlarında beklemeliyim gelişini.
gece bitmeden biten şaraba ettiğimiz küfürlerin,
diyaframlarımızdan titreşerek havaya yayılan
en sarhoş...</small></li><li>24 Mart 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/mor-bir-huzundu-gidisin-bir-tren-cigliginda/" title="Mor bir hüzündü gidişin bir tren çığlığında">Mor bir hüzündü gidişin bir tren çığlığında</a> (2)<br /><small>Nasılsın? sorusuna verilebilecek cevaplarla ilgili hoş bir yazı okudum, verilebilecek cevaplardan en aklımda kalanı gün boyu dilimden düşmeyen "Pisuvardan sıçrayan su damlaları gibiyim birlik içinde a...</small></li><li>23 Ocak 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/eskisehir-ekspresi/" title="Eskişehir Ekspresi">Eskişehir Ekspresi</a> (1)<br /><small>Yaşım 37 olmasına rağmen hiç şehirler arası tren yolculuğu yapmamıştım, Eskişehir'deki Kanatlı Alışveriş Merkezi ile görüşmek için Eskişehir'e Haydarpaşa'dan hareket eden Eskişehir ekspresi ile gittim...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/trenini-kaciran-ihtimaller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku tulumu fena fikir değil</title>
		<link>http://www.baygri.com/uyku-tulumu-fena-fikir-degil/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/uyku-tulumu-fena-fikir-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:59:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif SAVAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elif'in penceresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22486</guid>
		<description><![CDATA[Son derece sakar bir insan olduğum gerçeği ile ben ve beni tanıyanlar yüzleşeli epey bir zaman oldu. Daha önce bir<a href="http://www.baygri.com/uyku-tulumu-fena-fikir-degil/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/sakar.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-22488" title="sakar" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/sakar-150x99.jpg" alt="" width="150" height="99" /></a>Son derece sakar bir insan olduğum gerçeği ile ben ve beni tanıyanlar yüzleşeli epey bir zaman oldu. Daha önce bir yazımda da belirtmiştim her gün illa bir şey kırmayı en olmadı düşürmeyi çok iyi beceriyorum diye. Bu bir yetenek mi derseniz. Tabi ki de bir yetenek. Her gün böyle şeyler yapabilmek tam bir marifet, her kula nasip olmaz.</p>
<p>Bu açıdan annem bana bazen ayaklı felaketim der. Annem beni çok sevdiğinden olsa gerek artık kadıncağız beni ne tarz kelimelerle seveceğini şaşırmış durumda. Hele ki onun sevdiği bir şeyi kırıp döktüysem öyle bir sever ki dayanamaz bir daha ve bir daha sever :) Anladınız siz beni :)<span id="more-22486"></span></p>
<p>Hadi ben bu sakar hallerime alıştım da henüz uykularım alışamadı. Dün gece uykumda kendimi öldürüyordum desem inanır mısınız. Nasıl yani derseniz, şöyle ki; kolumun üzerine yatmışım, öyle de uyuyakalmışım. Haliyle sol kol iptal felaket tutulmuş durumda. Parmaklarımın ucuna kadar hissetmiyorum o an. Gecenin ilerleyen saatlerinde farkında olmadan sol taraftan yüzüstü dönerken sol kolum yüzüme düşüyor gecenin kör saati. Ellerim yüzümü kapatıyor. Burnum ve ağzım avcumun içinde. Nefes almaya çalışıyorum imkan yok. Elim tutulmuş durumda olduğu için güç bulup kolumu yüzümden çekemiyorum. Bir de uyku semesi olduğum için ne olup bittiğini o an tam olarak anlayamıyorum. Gözlerimi açtığım gibi sol elimin tutulmuş olduğunu, burnumu ve ağzımı kapattığını farkediyorum ve hemen sağ elimi kullanıp yüzümde uyuşmuş bir şekilde duran sol elimi yüzümden çekiyorum. Hemen derin bir nefes alıyorum. Son anda yırtıyorum :)</p>
<p>Başucu lambamı yaktığım gibi &#8220;ulen nalları dikiyordum az kalsın.&#8221; diyorum ve salak salak gülüyorum içinde bulunduğum bol saçmalıklı halime. Düşünsenize böyle öldüğümü çok komik olmaz mı. Ertesi gün gazete manşetlerinde kendimi görür gibiyim. &#8220;Şok şok şok: Kolu tutulan sakar kız nefes aldığı yerleri tıpa misali tıkayıp kendi elleri arasında can verdi&#8221; Ne diyeyim yılın en salağı ödülünü artık yakınlarım benim adıma almaya gider.</p>
<p>Hatta biraz önce anneme bu durumdan bahsettim de kendisi ile bir karar aldık benim bebeklik tulumumu çıkartacağız sandıktan. Sadece kafanızı çıkartabildiğiniz önden fermuarlı bir tulum bu. Tek oynatabildiğiniz yeriniz başınız. Bir gün kızım olursa giyer diye saklıyorduk pek cicili bicili bir tulum. Ama üzgünüm kızım bu tulum bir türlü büyümeyi beceremeyen ayaklı bir felaket olan annene lazım deyip buradan doğmamış kızıma da bir sosyal mesaj vereyim :) Allahımdan da iki gram akıl dileyeyim :)
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fuyku-tulumu-fena-fikir-degil%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>02 Haziran 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/artik-uyanma-zamani/" title="Artık uyanma zamanı">Artık uyanma zamanı</a> (0)<br /><small>Birkaç gündür haberleri izlemek daha da zor olmaya başladı.  Çünkü dünyanın gittikçe yaşanılması zor bir yer olduğunu görüyorum ve midem bulanıyor.

Halbuki yaşadığımız tek bir gezegen var ama bunu ...</small></li><li>18 Ağustos 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/bu-bir-emirdir-oldugun-gibi-sev/" title="Bu bir emirdir; olduğun gibi sev!">Bu bir emirdir; olduğun gibi sev!</a> (2)<br /><small>Sevilmeyi haketmek diye bir kavram var mı acaba? Neye göre hakedilir sevgi? Bir ilişkide kim daha çok sevdi, kim daha çok şımartıldı önemli midir?

Ya da kim daha çok çabaladı yaşadığı aşk uğruna! A...</small></li><li>13 Ocak 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/sevgililer-gunu-icin-hediye-onerileri/" title="Sevgililer günü için hediye önerileri">Sevgililer günü için hediye önerileri</a> (8)<br /><small>İki bin dokuz'un 14 şubat sevgililer günü için aşağıdaki hediye önerilerinde bulunmuştum, ve bu önerilerin çok işe yaradığını aldığım maillerden anlamış işe yaramanın hazzını tatmıştım.

Bu sene alt...</small></li><li>24 Temmuz 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/sevgi-yabancisi-kim-di-o/" title="Sevgi yabancısı, Kim di o?">Sevgi yabancısı, Kim di o?</a> (4)<br /><small>Kardeşi ile birlikte kırtasiyeden, üniversiteye hazırlık kitabı ve tatilde okumak üzere birkaç küçük hikâye seti aldıktan sonra çıkıyorlardı ki,  kalabalığın içinden birisiyle göz göze geldiler.

Bi...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/uyku-tulumu-fena-fikir-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İskele</title>
		<link>http://www.baygri.com/iskele/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/iskele/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:02:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melih ATASEVER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata ve Aşk'a Dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22481</guid>
		<description><![CDATA[Bir yaz akşamı.. Kayalıklara oturmuşum, yıllardır buradayım sanki.. Dalgalar  vuruyor ayaklarıma, yavaşça, serin serin.. Dolunay var bu akşam.. Mehtap da<a href="http://www.baygri.com/iskele/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/iskele.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-22484" title="iskele" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/iskele-150x129.jpg" alt="" width="150" height="129" /></a>Bir yaz akşamı..<br />
Kayalıklara oturmuşum, yıllardır buradayım sanki..<br />
Dalgalar  vuruyor ayaklarıma,<br />
yavaşça, serin serin..<br />
Dolunay var bu akşam..<br />
Mehtap da var denizin tam ortasında,<br />
sanki bir kalkan balığı edasıyla<br />
parıl parıl parıldıyor.<span id="more-22481"></span></p>
<p>Hafif bir esinti var dalgaların üzerinde salına salına dolaşan..<br />
Gözlerim denizde, gökyüzüyle birleştiği çizgide..<br />
Ufukta..<br />
Ve sen ordasın, tam orada..</p>
<p>Biliyorum, şimdiye kadar hiç emin olmadığım kadar eminim bundan..<br />
ve bambaşkasın, diğerlerine benzemediğin o kadar aşikar ki..<br />
Tertemizsin, ama,<br />
hiç kötülük görmemiş olanların temizliği değil bu,<br />
daha da ötesi..</p>
<p>Yani, tüm savaşlardan korkusuzca çıkmış olmanın,<br />
ona rağmen üzerinde tek bir leke barındırmamanın temizliği.<br />
Savaşı her seferinde kazanmış olmanın temizliği..<br />
Bembeyazsın hala, tertemiz..<br />
Ama belli, yorulmuşsun sen de..</p>
<p>O darbelere karşılık vermekten,<br />
Kirlenmemeye çalışmaktan yorulmuşsun..<br />
Hayat zorlamış seni belli ki, hem de çok..<br />
Ve denizin ortasındasın sen de..Tıpkı benim gibi..<br />
Sanki sığınacak bir liman arıyormuşçasına geziniyor gözlerin,<br />
Denizin üstünde..</p>
<p>Daha önceki limanlardan mutlu gitmemişsin belli ki..<br />
Kimisinde köprüleri yakmışsın, bir daha istesen de geçemezsin oralardan..<br />
Kimisinde usulca çekip gitmişsin, kimselerin ruhu bile duymadan..<br />
Ama şimdi diyorsun, bu sefer<br />
Bu sefer öyle bir liman olsun ki demir atacağım,<br />
bir daha uzaklaşmayayım..</p>
<p>Diyorsun ki onda demirliyken kimse bozamasın keyfimi..<br />
Sadece o olsun..<br />
Diyorsun ki bu sefer bu liman sonum olsun, ben de onun..<br />
Fırtınalara da beraber göğüs gerelim, birlikte kıralım zincirleri..<br />
Çünkü tek başına yapamıyorsun artık,<br />
çok yorulmuşsun sen de..</p>
<p>Ve ben sana bakıyorum, rahatsız etmeden ama..<br />
Avazım çıktığı kadar bağırıyorum sana,<br />
Sesim çıkmıyor ama..<br />
Duyuyorsun sanki..<br />
Gel diyorum sana, şu anda tam da bana ihtiyacın var<br />
benim de sana..</p>
<p>Duymadım mı acaba diyorsun..<br />
Ama yaklaşıyorsun bu tarafa, usul usul..<br />
Tüm zarifliğinle..
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fiskele%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>10 Eylül 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/ah-benim-guzel-ulkem/" title="Ah benim güzel ülkem">Ah benim güzel ülkem</a> (0)<br /><small>"Ülkemde;
Yağmur fazla yağınca can alıyor,
Şehit vermediğimiz günü şanslı sayıyoruz,
Ülkemde;
Noterler borçlulara ihtarname göndermekten,
Avukatlar icra davalarından başını kaşıyamıyor,
Her gün ...</small></li><li>05 Ekim 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/gevisi-aci-calmak/" title="Gevişi acı çalmak">Gevişi acı çalmak</a> (0)<br /><small>Demokratik ve kürt açılımı tartışmalı gündemimizde Pazar günü(04.10.2009) yapılan DTP kongresi, açılımın daha uzun bir süre tartışılacağını gösterdi. İnternet ve TV kanallarına yansıtılıp izleyebildiğ...</small></li><li>02 Aralık 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/sasmamak-lazim/" title="Şaşmamak lazım">Şaşmamak lazım</a> (3)<br /><small>Huzurlarına o denli düşkünler ki, üzerinde zerre toz istemezler. İsviçre'den söz ediyorum. Herkes, herkesin polisidir ülkede. Bu hal, demokrasilerinin gereğidir.

İslam'ın başkaları için, bir nevi t...</small></li><li>09 Mart 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/dunsuz-adamin-bu-gunu-9-mart-2009/" title="Dün&#8217;süz adamın bu günü 9 mart 2009">Dün&#8217;süz adamın bu günü 9 mart 2009</a> (0)<br /><small>11.00 da işteydim kahvaltı olayından sonra rutin işlerimi yaptım, bu günün tek olayı facebookta www.baygri.com  grubu açmaktı, yakında baygri.com'da katılım linki olacak. Sitenin gidişatı umut verici ...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/iskele/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görücü usulü</title>
		<link>http://www.baygri.com/gorucu-usulu/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/gorucu-usulu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 13:14:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melih ATASEVER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata ve Aşk'a Dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22465</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde öyle bir devirde yaşıyoruz ki, eskilerin yaptığı doğal olan her şeyi samanlıkta iğne arar gibi arıyoruz sevgili dostlar. Eskilerin<a href="http://www.baygri.com/gorucu-usulu/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/gorucu-usulu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-22467" title="gorucu usulu" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/gorucu-usulu-112x150.jpg" alt="" width="112" height="150" /></a>Günümüzde öyle bir devirde yaşıyoruz ki, eskilerin yaptığı doğal olan her şeyi samanlıkta iğne arar gibi arıyoruz sevgili dostlar.</p>
<p>Eskilerin yediği hormonsuz doğal yiyeceklerden tutun da yine hormonsuz, doğal ilişkilerine kadar doğal olan her şeye gıpta ile bakar duruma geldik ne yazıkki. Şimdi bir durup da arkamıza baktığımızda aslında doğru olanın, temiz ve saf olanın o günlerde olduğunu düşünüyoruz, ilişkilerde de böyle tabiki. Menfaatin hat safhada olduğu, kimsenin kimse için bir bardak bile su içmediği, insanlara duyguları için değil de, sahip olduğu maddeler için yaklaşılan bir devirde yaşıyoruz. Gülümsemeler sahte, sözler sahte, hatta ilişkiler bile sahte çünkü&#8230;<span id="more-22465"></span><br />
Eskiden ilişkiler kurulacağı zaman uygulanan bir yöntem varmış. Görücü usulü denilen bu yöntemde bir ilişki yaşamaya niyeti olan insanın çevresi ona uygun bir eş önerirmiş.  İki tarafı da yakinen tanıyan insanlar bu insanları buluşturur ve olacağı varsa da güzel bir ilişki başlarmış. Bir insanı en iyi tanıyanlar çevresindeki yakın arkadaşları olduğu için de &#8216;Poker Face&#8217; denilen insanlara çok az rastlanırmış. Çünkü bir insanı kendinden daha iyi anlatacak birileri varsa o da yakın çevresindeki insanlardır. Şimdi ise ne yazıkki deneme yanılma usulü kullanılıyor günümüzde. Bir insanla tanışıp 3 gün sonra onu tanıdım zannedip 5 gün sonra da ya aslında ne kadar da farklıymış demek zorunda kalıyoruz. Bunun zararı ne peki? Önce ve en önemlisi ömrümüz geçiyor ömrümüz.. Bu hayatı bir daha bize verirler mi bilmem, ama verileni değerlendiremedikten sonra faydası yok tabiki. Eğer bir insanla vakit geçiriyorsanız, ona değer ve biraz emek veriyorsanız kısaca hayatınızın bir kısmı onunla geçiyor.</p>
<p>Bu insan sevgiliniz olursa ne oluyor, paylaştığınız ömrünüzün daha da büyük bir kısmı ona tahsis edilmiş oluyor. Ee peki hayatınızın büyük bir kısmını onunla paylaşacak kadar değer verdiğiniz bir insanın cevizin kof çıkması misali boş çıkması ne olur? Boşa geçen bir hayat&#8230;</p>
<p>Boşa geçen hayatın yanında, farkında olalım ya da olmayalım bitirdiğiniz her ilişki sizden bir şeyler götürür. Bu daha da kötü, sevgi gibi aşk gibi ve hatta güven gibi tertemiz duygularınız kirlenir, artık eskisi gibi gösteremez güçlerini. Bu sebepten çok şey yaşamış, çok şey bilen fakat artık kimseye güvenemeyen ve yine kimselere aşık olamayan bir insan çıkar ortaya ne yazıkki. Aklınızda sürekli, &#8216;ya bu da aynı şeyi yaparsa&#8217; sorusu çalkalanır, güvenemezsiniz bir türlü, çünkü daha önce çok kez güvenip de darbe yemişsinizdir. Bu sebepten daha güvensiz, daha kendini düşünen nesiller oluşuyor ne yazıkki&#8230;</p>
<p>Peki ne yapmak lazım? Önce karşıdakini çok iyi tanımak lazım. İnsan nasıl çok iyi tanınır peki? Beraber çok vakit geçirerek. (Mesajlaşmak vakit geçirmek değildir) Bir şeyler paylaşmalısınız (Facebook&#8217;un paylaş butonu ile karıştırmayalım) onunla, beraber birtakım konular üzerine konuşabilmelisiniz ve konuşmalısınız tabii. Önce gerçekten sıkı sıkı bir arkadaş olabilmelisiniz bence. Sadece iyi günde değil de kötü günde de yanınızda olduğunu görebilmelisiniz..</p>
<p>İşte sonra sevgi kendiliğinden doğar zaten. Çünkü sevgili demek, sadece gezip tozmak demek değildir. Birbirinizi tamamlayabilmek lazım kısaca.. Bir insanı gerçekten tanımak, yıllarca emek isteyen bir süreç, ve yine hayatta en büyük acılardan birisi boşa verilen emeklerin farkedildiği andır&#8230;</p>
<p>Yazının başında da belirttiğim konuya gelirsek tekrar, ortak arkadaşlar vasıtasıyla tanıştırılan insanlar o yanılma duygusunu daha az yaşıyor gibi geliyor. Hem çok zaman kaybı da olmuyor, ruhunuzdan da çok kaybetmiyorsunuz o zaman. Bir nevi referans oluyor arkadaşlarınız. Bu türü desteklemek zorunda kalıyor insan eninde sonunda, çünkü dünya gerçekten sahte insanlarla dolu ve sizin gerçeği aramak için yeterli vaktiniz olmayabilir&#8230;<br />
Eee ne demişler &#8216;Her zaman eskilerin bir bildiği vardır&#8217;&#8230;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fgorucu-usulu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>26 Ağustos 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/bu-sefer-olayi-kafamda-bitirdim/" title="Bu sefer olayı kafamda bitirdim ">Bu sefer olayı kafamda bitirdim </a> (1)<br /><small>Saat gecenin 03.12'si tam iki saat olmuş, bu sefer olayı kafamda bitirdim diye düşünürken her düşüncemin ona çıkması direncimi kırıyor gibi, helede bu stresli günlerde işim zor. Ama umarım bu sefer bı...</small></li><li>12 Ekim 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/cepte-bir-bahane-her-zaman-olmali-video/" title="Cepte bir bahane her zaman olmalı (video)">Cepte bir bahane her zaman olmalı (video)</a> (0)<br /><small>Başa gelebilecek herşeye bir bahane bulunması konusunda gayet öğretici ve örnek teşkil edeci bu videoyu izleyelim...

...</small></li><li>08 Ekim 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/canim-kopegim/" title="Canım köpeğim">Canım köpeğim</a> (1)<br /><small>Hem dostum hem arkadaşım,
O benim can yoldaşım.
Karşılıksız sever beni,
Tek istediği benden sevgi.

Hem korur, hem oynar benimle,
Canım sıkılmaz onunla oynarken,
Çok severim köpeğimi.

Her gü...</small></li><li>10 Mart 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/rahatmisin-orada-simdi/" title="Rahatmısın orada şimdi?">Rahatmısın orada şimdi?</a> (2)<br /><small>Oysa ne güzeldi bugün...Bir haber sarstı tüm gecemi. İlk sorduğum şu oldu; rahatmısın orda şimdi?  Bu kadar erken gitmenin ne alemi vardı ki?

Gecenin sabaha koştuğu bu saatte, ne yersiz bir telefon...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/gorucu-usulu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balyoz operasyonu</title>
		<link>http://www.baygri.com/balyoz-operasyonu/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/balyoz-operasyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 13:08:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif SAVAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elif'in penceresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22457</guid>
		<description><![CDATA[Sınırlarım zorlanıyor, beynim zonkluyor, çekip gidesim var, kocaya bile kaçabilirim, en olmadı evden uzakta bir yere sığınıp kapak bile atabilirim.<a href="http://www.baygri.com/balyoz-operasyonu/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/balyoz.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-22460" title="balyoz" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/balyoz-103x150.jpg" alt="" width="103" height="150" /></a>Sınırlarım zorlanıyor, beynim zonkluyor, çekip gidesim var, kocaya bile kaçabilirim, en olmadı evden uzakta bir yere sığınıp kapak bile atabilirim. Aklımın ucundan delicesine, değişik fikirler geçiyor. Tahammülsüzüm, sabırsızım, hafiften sinirliyim de ayrıca. Kafam kaldırmıyor bu kadar gürültüyü!</p>
<p>Evimizin bitişiğindeki binaya yakında bir pastane açılacakmış sanırım. Ama biz apartman sakinlerinin ne günahı var onu henüz anlayamadım. Ramazan ayına girdiğimiz günden beri her gün tadilat. Bayrama yetiştirmeye çalışıyorlarmış. Binanın sadece kolonlarını bıraktılar desem sanırım abartmış olmam. Camı çerçeveyi indirdiler, Duvar deseniz yok hepsini yıktılar. Her sabah 8 de iş başı ta ki iftar saati gelene kadar. Ee kafa derler buna da.<span id="more-22457"></span></p>
<p>Hadi diyoruz onlarda işlerini yapmaya çalışıyorlar saygı duymak lazım. Ama gelin görün ki beynimin saygı duyan sinir uçları vefat edeli uzun zaman oldu. Başım kaldırmıyor artık bu kadar gürültü ve patırtıyı. Ayy yaşlandım sanırım. Hani ramazan ayı olmasa sabah 8 de bunlar işbaşı yaparken bir çıkacağım evden, akşama kadar deli deli arkadaş ziyareti yapacağım. O denli delirmiş durumdayım yani.</p>
<p>Balyoz operasyonu yapasım var. İşçilerin yanlarına gidip balyozdu, matkaptı, kürekti hepsini ellerinden bir bir alıp, bir çuvala koyup götüresim var. Eğer içlerinden itiraz eden olursa çuvaldan çıkardığım gibi balyozu kafasına indiresim var. Bakın bu durumu o kadar ciddiye almışım ki bununla ilgili yazı bile yazıyorum. İçinde bulunduğum psikolojik durumu siz tahmin edersiniz artık. Ne diyeyim Allahım sen bana kendi sabrından ver!
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fbalyoz-operasyonu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>20 Aralık 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/anne-olmak/" title="Anne olmak">Anne olmak</a> (2)<br /><small>Yok böyle bir duygu seli. Yok böyle bir sevgi.

Gerçi, rahmetli anneannem, ''Anne var, annecik var'' derdi. Ama ben anlamam, ben bilmem cik-cuk olamaz bu duyguda. Anne annedir ve olmalıdır da. Çünkü...</small></li><li>13 Ocak 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/12012009-da-demlenenler/" title="12.01.2009&#8242; da demlenenler">12.01.2009&#8242; da demlenenler</a> (4)<br /><small>Sevgili Demliğim;

Keyifli bir pazardan sonraki; yeni haftaya, merhaba!

Dün duyduğum, yaşanmış bir aşk hikayesinin ve bunun noktalanamamış olmasının etkisindeyim hala...

Askere gitmeden bir gü...</small></li><li>31 Mart 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/el-openlerim-olmasin/" title="El öpenlerim olmasın">El öpenlerim olmasın</a> (7)<br /><small>Oldum olası, şu el öpme eylemine ayak diretmiştir içim. Çok saydığım ve canım kadar sevdiğim anne ve babamın bile elini öpmek aklıma gelmez. Çünkü, o yalakalık eylemini ruhum bilmez. Biraraya geldik m...</small></li><li>14 Eylül 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/hadi-kaldir-kadehini/" title="Hadi kaldır kadehini">Hadi kaldır kadehini</a> (0)<br /><small>Bizde toplandık yine, tıpkı eskisi gibi. Sen rahatına bak, hadi kaldır kadehini. Eşlik ederim sana ama bilirsin ben bilmem içmeyi.
 
Hadi kaldır kadehini. Sen uğramasan da artık bana, biliyor musun ...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/balyoz-operasyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rengarenk bir sancı</title>
		<link>http://www.baygri.com/rengarenk-bir-sanci/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/rengarenk-bir-sanci/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 10:35:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif ALTINÖREN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sahne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22452</guid>
		<description><![CDATA[Bazen küfürbaz efendilerin gölgesinde kalıyor bu şehir. Oysa yaktığı sigaranın son ateşine yenilecek uykusuz gözleri. Ve bir kraliyetin soysuz soytarıları<a href="http://www.baygri.com/rengarenk-bir-sanci/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2009/11/Elif-Altinoren1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-15259" title="Elif Altinoren" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2009/11/Elif-Altinoren1-150x112.jpg" alt="" width="150" height="112" /></a>Bazen küfürbaz efendilerin gölgesinde kalıyor bu şehir. Oysa yaktığı sigaranın son ateşine yenilecek uykusuz gözleri.</p>
<p>Ve bir kraliyetin soysuz soytarıları var bağlarda bahçelerde taklalar atan. Kusursuz görüntüsünde kız kulesinin ve bir kulaç mesafesinde yine denizler kaçırılmaya&#8230;</p>
<p>Süper olan çok şey var bay Gri. Allı güllü renkli bazen siyah&#8230;&#8230;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Frengarenk-bir-sanci%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>21 Ocak 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/20012009-da-demlenenler/" title="20.01.2009&#8242; da demlenenler">20.01.2009&#8242; da demlenenler</a> (6)<br /><small>Sevgili Demliğim;

Nasıl oldu anlamadım ama üşütmüşüm yine. Bu sefer ciğer maf, öksürürken dışarı çıkmak istiyorlar. Parmağımı kımıldatmaya halim yok.

Ama mecbur işe gittim. Bilgisayarım çıldırdı...</small></li><li>22 Aralık 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/boyali-kafa/" title="Boyalı kafa">Boyalı kafa</a> (6)<br /><small>Geçtiğimiz cumartesi gecesi, bir restaurant da yemekteyiz arkadaşlarla. Malum, dumansız hava sahası, keyif yaptırmıyor artık  sigara içicilerine.
 
Çıktık, restaurantın bahçesine. Sigara içenler içi...</small></li><li>19 Ocak 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/ressam-tuncay-sevketoglu/" title="Ressam Tuncay Şevketoğlu">Ressam Tuncay Şevketoğlu</a> (0)<br /><small>1966 Bulgaristan Kırcaali doğumlu olan Tuncay Şevketoğlu, lise öğrenimini 1984’te İstanbul da tamamladı. Çocukluğundan itibaren resme olan ilgisi bu alanda kendini geliştirmesinde etkili oldu.

Bu y...</small></li><li>10 Temmuz 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/issizlik-mi-var-nerde/" title="İşsizlik mi var, nerde?">İşsizlik mi var, nerde?</a> (0)<br /><small>Oyalanmam lazım. Yani, vakit tüketmem lazım. Vakit geçirmek demiyorum. Çünkü, oyalanmak için bulunduğum yerde, geçmedi vakit. Vakit dedin mi hele sayılısı, geçip gidiverir aslı esası. Ama yok, vakit t...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/rengarenk-bir-sanci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden geldim İstanbul&#8217;a :)</title>
		<link>http://www.baygri.com/neden-geldim-istanbula/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/neden-geldim-istanbula/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 20:02:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif SAVAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elif'in penceresi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22446</guid>
		<description><![CDATA[İnsanın başını döndüren hiçbir yerde görmediğim bir trafik, sağınızdan, solunuzdan, önünüzden ve arkanızdan zıpçıktı gibi çıkan sokak çocukları ve dilenciler,<a href="http://www.baygri.com/neden-geldim-istanbula/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/neden-geldim-istanbula.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-22449" title="neden geldim istanbula" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/neden-geldim-istanbula-106x150.jpg" alt="" width="106" height="150" /></a>İnsanın başını döndüren hiçbir yerde görmediğim bir trafik, sağınızdan, solunuzdan, önünüzden ve arkanızdan zıpçıktı gibi çıkan sokak çocukları ve dilenciler, milim milim ilerlediğiniz caddeler, yol kenarlarında sokak satıcıları&#8230;</p>
<p>Burası dört bir yanı insanlar tarafından kuşaltılmış bir şehir, bu şehrin adı İstanbul. Her dilden, her ırktan insan var bu şehirde. Sanki bu şehir hiç uyumuyor gibi. Sabahı akşamı yok gibi&#8230;Gün öldürmeye vakit kalmıyor hızla geçiyor. Herkes bir yere yetişme telaşında. Evden sokağa adım attığınız an koşuşturmaya başlıyorsunuz telaşla.<span id="more-22446"></span></p>
<p>Bu akıl almaz kalabalığa akıl uydurup iftarı Sultan Ahmet te açmak için yola koyulduk. Deli gibi bir trafiğin ardından, deniz taşıtı ile karşıya geçmenin doyulmaz tadına vardık. Sonunda Sultan Ahmetteydik. Her yer ana baba günü. Köftesi ile ünlü bir yermiş burası. Vejeteryan olmama rağmen denemekten bir şey çıkmaz diye düşünüp bu fikre sıcak bakıyorum. Ben sıcak bakıyorum bakmasına da öyle bir şey görüyorum ki şaşıp kalıyorum. Gördüğüm şey restoranların önünde 100lerce sıra oluşturmuş insan. Bir kısmı içeride oturmuş dışarıdakiler ise içeridekilerin yiyip kalkmasını bekliyor. Balıkesir gibi küçük bir şehirde yaşadığım için olsa gerek birden kuzenime bakıyorum yavru kediler gibi. &#8220;Sıraya girmeyeceğiz değil mi&#8221; diyorum. Kuzenim ise gülerek &#8220;Kuzen İstanbul a hoşgeldin&#8221; diyor.</p>
<p>Birkaç yer araştırması yaptıktan sonra tam Sultan Ahmet camisinin karşısında terası olan bir restoran buluyoruz. O an sevinçten ağlayabilirim :) Hemen bol manzaralı bir masaya kuruluyoruz. Gözlerimi tam karşımda duran Sultan Ahmet Camisinden alamıyorum. Öyle güzel ki. Onu keşfetmek için sabırsızlanıyorum. İftar saati geldiğinde camiden kocaman ışıklı bir yazı yükseliyor &#8220;Dost İstersen Allah Yeter&#8221; diye. Tam o sırada okunan ezanla birlikte tüylerim diken diken oluyor. Yemeğimizi yedikten sonra biraz yürüyelim diyoruz. Camiye malesef ki giremiyoruz. Sanırım tipten kaybettim demem gerekiyor. Başım açık olduğu için camiye alınmadık. Bu konuyu çok sorgulamak istemedim nasıl kiliseye şapka ile giremiyorsak herhalde camiye de başörtüsüz girilmiyor diye düşündüm. Bende camiyi dıştan fethetttim.</p>
<p>Sonrasında ise panayır kıvamına gelmiş etrafa kurulmuş standları gezdik. Bol bol fotoğraf çektirdik. Eve dönüşümüz Sultan Ahmet e gelişimiz kadar zor olmadı. Eve vardığımızda hepimiz bir koltuğa attık kendimizi. Ertesi günü yine erken bir saatte kalkış kahvaltı ve orjinal vücut sergisi. Sergi sonrası haydi bakalım bir cevahir e gidelim dedik. Ben bir kez daha şok tabi. İçeriye girdiğim gibi bir kız dikkatimi çekti. Hemen kuzenime döndüm &#8220;zuzum kız altına bir şey giymeyi unutmuş şaka gibi&#8221; dedim. Kuzenim yine güldü. kıza biraz daha dikkatlice baktıktan sonra &#8220;Elifcim onun altında şort var. Sadece çok kısa olduğu için sanki hiçbir şey giymemiş gibi görünüyor&#8221; dedi. Kendime gülmeye başladım o an. Tam köyden geldim şehire havasındaydım çünkü. Üzerinde kıyafet var sanıp etrafta dolaşan insanlara inat kuzenime dönüp &#8220;benim şu dakikadan sonra kısa giyinmek anlayışım altüst oldu.&#8221; diyorum. Kuzenim bir kez daha gülüp &#8220;ilahi Elif burası İstanbul her çeşit mevcut burada anlarsın ya&#8221; deyip gözünü kırpıverdi bana. Anladım ben seni anladım deyiverdim bende :)</p>
<p>Ertesi gün Ortaköye kahvaltıya gittik açlıktan ölmek üzere gibi hissediyoruz. Hava deseniz aşırı sıcak. Bütün amacımız bir an önce şu saçma sapan trafikten sıyrılıp kahvaltı edeceğimiz noktaya ulaşmak. Ortaköyünde kumpiri meşhurmuş. Bir değişiklik yapıp sabah kahvaltımızda kumpir yedik. Kardeşim başladı puan vermeye &#8220;bilmem nesi az olmuş bu yüzden puanım 10 üzerinden 7&#8243; diye. &#8220;Aman deli sende sıcak başına vurdu bunun&#8221; dedik :)</p>
<p>Kahvaltı sonrası Ortaköy Camisini dolaştık. Ay ay ay o da nesi meydana bir basketbol topu koymuşlar. Ben tabi sazan misali hemen atladım topa doğru. Burada da saçma sapan fotoğraflar çekildikten sonra hadi bakalım Taksim i gezelim birazda dedik. Zaten rekor kırıyordum İstanbul a gideli kaç gün olmuştu en ufak bir alışveriş yapmamıştım. Şaşılacak şey.  Hiç böyle değildim ben. İstanbul beni çok değiştirdi çok :)</p>
<p>Bir iki mağaza dolaşıyoruz. Ne yapmaya kalksam kendimi bir sırada buldum. Deneme kabini sırası, ödeme kuyruğundaki sıra. Bir de öyle uyuşuk iş yapıyorlar ki dayanamadım kasiyer bayana dönüp &#8220;15 dakikadır sizi bekliyorum şu an işlemde yapmıyorsunuz arkamda oluşan kuyruğu da görüyorsunuzdur herhalde daha çok bekleyecek miyiz&#8221; diyorum tek kaşımı kaldıraraktan. Kasiyer bayanda zoraki bir gülüş afedersiniz buyrun lütfen diyor. Ben bir şey demesem millet koyun olmuş burada koyun. Milletin ağzını açmaya hali yok anladığım kadarıyla.</p>
<p>Taksim e geldiğimizde bende derman kalmamıştı zar zor geziyordum cadde üzerinde. Bir şeyler içtikten sonra biraz enerji toplamış olsam gerek tin tin tin yürümeye başladım. Hani İstanbul a gittiğinizde mutlaka bir ünlü görürsünüz ya. Evet evet bende bir ünlü gördüm. Gece rüyama girdi kabus niyetine. Ben koskoca taksim meydanında göre göre Forhat Güzeli gördüm :) Daha doğrusu Forhat Güzel ve kurban olduğum siyah bıyıklarını gördüm :)) Sonrasında ise şu evlilik oyununda oynayan çiçman kız eda ile yavuklusunu gördüm. Baktık kameralar üzerimize üzerimize geliyor hemen kenara çekildik mazallah kayıtta gözükürüz falan.</p>
<p>Eve geldikten sonra bitap bir halde üzerimizi değiştirip azmış kudurmuştan beterdir misali balık ekmek yemeye gittik. Daha sonrasında ise evde yorgunluktan hepimiz bir koltukta sızmış vaziyetteydik.</p>
<p>İstanbul güzel olmasına çok güzel ama şunu anladım ki yaşanılacak bir yer değil. Hani bazıları diyor ya paran varsa bu şehirde beyler gibi yaşarsın diye. Bence yok öyle bir şey paran olsa da olmasa da mecburiyet dışında yaşamazsın bu şehirde. İstanbul yaşanılacak değil, sadece güzellikleri keşfedilip, gezilip, görülecek bir şehir&#8230;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fneden-geldim-istanbula%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>20 Mayıs 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/koyun-delisi/" title="Köyün Delisi">Köyün Delisi</a> (4)<br /><small>Çok temiz kalpli birisiydi. Kibir nedir bilmezdi. Çocukla çocuk olur, büyükle büyük. Sevecendi. Yardımseverdi. Hatır nazdı. İçindeki çocuk duygusunu çoğu kimse dışa vuramazdı ama o vururdu. Hep gönül ...</small></li><li>27 Mart 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/bilincaltimin-tetikledikleri/" title="Bilinçaltımın tetikledikleri">Bilinçaltımın tetikledikleri</a> (0)<br /><small>Açılamayan tek içimlikler;

Neskafeler bile üçü bir arada biz hala ayrıyız geyiğine bile konu olan neskafe ve benzeri buradan açınız ibaresi bulunan sıcak ve soğuk tek kullanımlık içilesilerin, açıl...</small></li><li>12 Kasım 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/nefesuyursan-olursun/" title="Nefes/Uyursan ölürsün">Nefes/Uyursan ölürsün</a> (4)<br /><small>Yokluğumda birikmiş olan gazetelere göz atarken, Sağlık Bakanlığı'nın domuz gribi dolayısı ile ''Alışveriş Merkezleri, tiyatro, sinema, spor salonu gibi kapalı alanlara ve çok kalabalık ortamlara gitm...</small></li><li>18 Haziran 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/aksakalli-halini-de-gormek-isterdim/" title="Aksakallı halini de görmek isterdim">Aksakallı halini de görmek isterdim</a> (6)<br /><small>Ne zaman
Kara benizli, mahzun birini görsem,
Hemen yanı başımda
İçimde oluyorsun!

Güven veren duruşun,  şefkatli hallerin
Hep yanımda oluşun, benimle gururlanışın,
Güç vermişti, huzur vermişti...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/neden-geldim-istanbula/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölülerin canlılara ders verdiği yer; Orjinal Vücut Dünyası Sergisi</title>
		<link>http://www.baygri.com/olulerin-canlilara-ders-verdigi-yer-orjinal-vucut-dunyasi-sergisi/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/olulerin-canlilara-ders-verdigi-yer-orjinal-vucut-dunyasi-sergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 11:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif SAVAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elif'in penceresi]]></category>
		<category><![CDATA[Body Worlds sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Gunther Von Hagens Orjinal Vücut Dünyası Sergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22427</guid>
		<description><![CDATA[Gunther Von Hagens in Orjinal Vücut Dünyası Sergisine gitmek için kahvaltımızı edip apar topar evden çıkıyoruz. Baya bir yol gittikten<a href="http://www.baygri.com/olulerin-canlilara-ders-verdigi-yer-orjinal-vucut-dunyasi-sergisi/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/orjinal-vucut-dunyasi-sergisi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-22436" title="orjinal vucut dunyasi sergisi" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/orjinal-vucut-dunyasi-sergisi-150x132.jpg" alt="" width="150" height="132" /></a>Gunther Von Hagens in Orjinal Vücut Dünyası Sergisine gitmek için kahvaltımızı edip apar topar evden çıkıyoruz. Baya bir yol gittikten sonra Karaköy e varıyoruz. Daha içeriye girmeden çocuklar gibi heyecanlanıyorum. Kuzenim hala mızıklıyor &#8220;bakalım gittiğimize değecek mi&#8221; diye. Kapıdan içeriye girdiğim gibi aldığım biletleri onlaylatıyorum. Görevli fotoğraf çekmenin kesinlikle yasak olduğunu hatırlattıktan sonra içeriye giriş yapıyoruz.</p>
<p>Kapıdan içeriye girdiğiniz gibi duvarlarda sağlığımızla ilgili yazılar ve resimler bizi karşılıyor. İçerisi ne çok soğuk ne de çok sıcak. Bizi ilk önce ceninler karşılıyor. Bir aylıktan dokuz aya kadar sıralanmış bebekler. Gözlerinize inanamıyorsunuz. <span id="more-22427"></span>Hepsi birer mucize gibi. Sonrasında cam bir bölmenin içinde haftalık bebekler dikkatinizi çekiyor. Birden aklıma kürtaj yaptıran anne adayları geliyor. 6 haftalık tırnak ucum kadar bir bebek görüyorum.</p>
<p>Evet yanlış duymadınız 6 haftalık belirgin bir şekilde şeklini almış bir bebek. Hele ki 7 haftalık bebeğin parmaklarına kadar görebiliyorsunuz. Birden irkiliyorum insanlar nasıl bebeklerini aldırabiliyorlar diye. Tırnak ucu kadar da olsa o anne karnına tutunmuş, Allah ona şeklini vermiş bir kere. Sonrasında rahim içerisinde bir bebek görüyorum o kadar güzeldi ki tekrar tekrar bakıyorum.</p>
<p>Sonrasında bir bölmeden daha geçiyoruz bu kez cam bölmelerin içinde organları görüyorum sağlıklı organlarla sağlıksız organlar. Kanserli hücrelerle kansersiz hücreler, Tümörlü beyinlerle, tümörsüz beyinler, sigara içen bir bağışçının akciğeri ile sigara içmeyen bir bağışçının akciğeri. İnanılmaz fark ediyor. O sigara içmiş olan akciğeri görmelisiniz o kocaman sergide tek midemi kaldıran o akciğerdi diyebilirim. Simsiyah ve aşırı pis gözüküyordu.</p>
<p>İlerlemeye devam ettik, sonunda bağışcıların bulunduğu kısma geldik. İçeride saymadım ama herhalde elliyi aşkın bağışçı bulunuyordu. Onların ölmeden önce Dr Gunther dan istedikleri pozisyonlarda duruyorlarmış. Çok fazla kadın bağışçı yoktu. Ama şunu söyleyebilirim kadın vücudu derisi soyulmuş bir şekildeyken bile çok estetik duruyordu. Diz çökmüş bir kadın ellerini öne doğru uzatmış ve ellerinin ucunda sadece sinirleri bırakılmış iki tane kuş. O kadar estetik duruyordu ki büyülenmemek elde değildi.</p>
<p>En çok dikkatimi çeken başka bir bağışçı ise bir erkekti. Ayakta duruyordu, bir elinde soyulmuş derisi vardı. Bütün bedenini saran deri parçasını elinde taşıyordu. Bütün organları, sinir sistemi gözle görülebiliyordu.</p>
<p>Bir basketbolcu vardı. Vücudu diğer bağışçılardan farklı olarak kendini orada hemen belli ediyordu. Hem aşırı kaslı hem de oldukça iriydi. Tam karşısından baktığınızda onun o masmavi gözleriyle gözgöze geliyordunuz.</p>
<p>İçeride kocaman bir at ve onun üzerine binmiş bir bağışçı vardı. Bağışçının bir elinde o kocaman atın küçücük beyni diğer elinde ise kendi beyni vardı.</p>
<p>Minik bir tavşan, bir horoz ve kuşlar vardı. Bunların ise sadece sinir hüceleri bırakılmıştı.</p>
<p>Biraz daha ilerlediğinizde gözlerinize inanamazsınız kocaman bir zürafa sizi karşılıyor. Bak bak bitiremiyorsunuz zürafayı. Bir kalbi var ki üç insan kafasına bedel. Etrafında cam yok. İnsanda dokunma isteği uyandırıyor. Tabi dokunmuyoruz o ayrı mesele.</p>
<p>Daha sonra video odasına geçip bağışları nasıl bu hale getirdiklerini anlatan yaklaşık 5 dk süren bir video izliyorsunuz. Dışarıya çıktığınızda bu serginin hayatınız için çok büyük bir anlam taşıdığının farkına varıyorsunuz. İnanılmaz derecede güzel bir deneyim yaşadım ve gerçekten de buradan hepinize tavsiye ediyorum. Ölülerin canlılara ders verdiği büyülü bir yer burası mutlaka gidip görülmeli.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Folulerin-canlilara-ders-verdigi-yer-orjinal-vucut-dunyasi-sergisi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>28 Ağustos 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/valiz-tasimak-her-yigidin-harci-degildir/" title="Valiz taşımak her yiğidin harcı değildir!">Valiz taşımak her yiğidin harcı değildir!</a> (4)<br /><small>Bir süreliğine kuzenimin yanına gidiyorum İstanbul'a. Hem çok özlediğim arkadaşlarımı göreceğim hem de orjinal vücut sergisini gezeceğim.

Biletleri aldım bile. Artık aktarırım izlenimlerimi size. K...</small></li><li>25 Haziran 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/gunther-von-hagensorjinal-vucut-dunyasi-sergisi/" title="Gunther Von Hagens/Orjinal Vücut Dünyası Sergisi ">Gunther Von Hagens/Orjinal Vücut Dünyası Sergisi </a> (6)<br /><small>Gunther Von Hagens’ın Orjinal Vücut Dünyası Sergisini mutlaka incelemenizi tavsiye ederim. Gittinmi  derseniz hayır henüz gidemedim ama internette izlediğim serginin tanıtım videolarını gördükten sonr...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/olulerin-canlilara-ders-verdigi-yer-orjinal-vucut-dunyasi-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadraja dikkat</title>
		<link>http://www.baygri.com/kadraja-dikkat/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/kadraja-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 08:16:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif SAVAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elif'in penceresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22413</guid>
		<description><![CDATA[Feribotla Eskihisardan karşıya doğru geçiyoruz. Otobüsün kapıları açıldığı gibi kendimi dışarıya atıyorum. Yukarıya çıkıp feribotun dış kısmında oturuyoruz denize karşı.<a href="http://www.baygri.com/kadraja-dikkat/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/kadraja-dikkat.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-22439" title="kadraja dikkat" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/kadraja-dikkat-150x111.jpg" alt="" width="150" height="111" /></a>Feribotla Eskihisardan karşıya doğru geçiyoruz. Otobüsün kapıları açıldığı gibi kendimi dışarıya atıyorum. Yukarıya çıkıp feribotun dış kısmında oturuyoruz denize karşı. Deniz çok güzel pırıl pırıl. Hava deseniz mis gibi ne çok sıcak ne çok soğuk.</p>
<p>Yanımıza yunanlı bir teyze geliyor. Elinde kamerası. &#8220;Burasi İzmir?&#8221; diye sorup suratıma bakıyor. &#8220;Eskihisar&#8221; diyorum. &#8220;Tessekkür ederim&#8221; diyor. Rica ederim diyorum. &#8220;Riza ederim? Tesekküre riza mı deniyor&#8221; diye soruyor bu kez de. Gülümseyip evet diyorum. Sonra kamerasını bana çeviriyor. Bir süre beni çekmeye başlıyor. &#8220;Güzel kızsin sen&#8221; diyor. Sonra bana yunanca merhaba dedirtmeye çalışıyor. Ben iyice gülüyorum bu kez tekrar. Kardeşim &#8220;Ooo abla hadi iyisin kaptın iltifatı.&#8221; Bir süre taksim de kaldıkları otelden bahsediyor. Tur ile gelmişler bütün kızlar toplandık modunda Türkiye&#8217;yi geziyorlarmış. <span id="more-22413"></span></p>
<p>Sonra &#8220;sehrazat, binbir gece nerede?&#8221; diyor. Yanımızda genç bir adam oturuyordu. Adamın cevap çok komik &#8220;şehrazat evlendi teyze evlendi, çoluk çocuğa karıştı, karşıda oturuyor&#8221; Sonra adam Mustafa Kemal Atatürk ü tanıyor musun diye soruyor. Yunanlı teyze ise gülümseyip elini alnına vuruyor ah çekiyor  &#8220;ah Musstaffe ah&#8221; diyor.  Genç adam &#8220;iyi tanımış Atatürkü tepkisinden belli.&#8221; diyor bütün feribotu güldürüyor.</p>
<p>Sonrasında çay içmek için feribotun iç kısmına giriş yapıyoruz. İçeriye girdiğim gibi nereye otursak diye bakınıyorum. Bir baktım kocaman gülümsemesiyle genç bir adam bana bakıyor. Arkadaşlarına ise devamlı bana bakarak bir şey anlatıyor. Kardeşimle çaylarımızı alıp uygun bir yere oturuyoruz. Çocuğun iyice göz hapsine girmiş bulunuyorum. Arkadaşlarına &#8220;etkilenmek böyle bir şey işte. çekim gücü kesin böyle bir şey. Bakmadan duramamak bu olsa gerek&#8221; diyor. Kafamı çeviriyorum. Arkasından çantamdan fotoğraf makinemi çıkartıyorum kardeşimi çekmek için. Ama o da ne fotoğrafı çektikten sonra bir bakıyorum bu genç adam ben fotoğrafı çekerken yine bana bakıyormuş meğerse. Kadrajıma yakalandı :)</p>
<p>Sonrasında aşağıya inmek için kalkıyoruz. Bu kez bütün arkadaşlarının bana baktığını hissediyorum. Hiç bir tepki vermeden aşağıya inip otobüsteki yerlemizi alıyoruz. Kardeşim &#8220;maşallah gözüyle yedi yani seni. O ne öyle ya amma baktılar sana&#8221; dedi.</p>
<p>Güzel ve ilginç bir feribot yolculuğundan sonra otobüsle gitmeye devam ediyoruz. Bursa terminaline vardığımızda acıktığımı hissedip açma almak için aşağıya iniyorum. Açıkçası hiçbir terminalde yaşamadığım şeyi yine Bursa terminalinde yaşıyorum. Bilet satmak için kendini parçalayan adamlara alışkınım da yanıma kadar gelip benimle yanyana yürüyüp nereye gideceğimi soranlara henüz alışamadım. Açma almak için Kafkas mağazasına giderken biri geliyor yanıma.&#8221;hanımefendi nereye gidiyorsunuz ben yardımcı olayım&#8221; diyor. Durup &#8220;Biletliyim&#8221; diye kısa bir cevap veriyorum. &#8220;Olsun şimdi nereye gidiyorsunuz ben yine de yardımcı olayım&#8221; diyor, gülümsüyor. Bu kez dayanamayıp tersliyorum &#8220;Ne biçim insanlarsınız siz. Biletimin olduğunu söylüyorum. Nereye gideceğimi gayet iyi biliyorum. Ne bu ısrar. Ben hiçbir terminalde görmediğim şu yaptığınız davranışları her seferinde Bursa Terminalinde yaşamak zorunda mıyım. Biraz kendinize çeki düzen verin ya!&#8221; diyorum. Adam peşimden gelmeyi bırakıyor bu kez bozulmuş bir şekilde.</p>
<p>Sinirlerim tepemde otobüse biniyorum. Balıkesir e vardığımızda içimden tek geçirebildiğim &#8220;evim evim güzel evim oluyor&#8221; Gerçekten de öyle nereye gidersek gidelim yine de insanın evi gibisi yok.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fkadraja-dikkat%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>02 Ocak 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/sustuklarimi-yazma-zamani-bitti/" title="Sustuklarımı yazma zamanı bitti">Sustuklarımı yazma zamanı bitti</a> (23)<br /><small>gözlerinde,
yanlış yaşanmış baharların bıraktığı
nemli bir renk.
yüzünde,
kutlanmayan bayramlardan kalma
zoraki gülüş izleri.

belli ki;
düşleri tutuklu,
ruhu ayazda kalmış,
çok üşümüş,
hep...</small></li><li>05 Ocak 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/sigaraya-zam-dudaklara-zamk/" title="Sigaraya zam dudaklara zamk">Sigaraya zam dudaklara zamk</a> (8)<br /><small>Bakanlar Kurulu’nun, Resmi Gazete’nin 31 Aralık 2009 tarihli sayısında yayınlanan kararı ile sigaraya uygulanan vergi yüzde 30’un üzerinde bir oranla arttırılmasının ardından sigara üreticileri de ürü...</small></li><li>15 Mart 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/yataga-bagimli-cocuk-iken-ailesinin-gecimini-sagladi/" title="Yatağa bağımlı çocuk iken ailesinin geçimini sağladı">Yatağa bağımlı çocuk iken ailesinin geçimini sağladı</a> (0)<br /><small>Bir doğum olduğunda bazen şanslı bebek/şanssız bebek tabirleri kullanılır ya hani, o da doğuştan şanssız bebeklerden biriydi. Daha doğuşunda sorunlarla karşılaşmış, şanssız bir şekilde bu dünyaya gelm...</small></li><li>12 Mart 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/aslan-ile-sahibivideo/" title="Aslan ile Sahibi/video">Aslan ile Sahibi/video</a> (0)<br /><small>Bu video aylar önce mailime gelmişti, çok etkilenmiştim o zaman, bu gün tesadüfen gördüm paylaşayım istedim, yaralı halde bulduğu aslan yavrusunu evinde besleyen, evde bakamayacak kadar büyüdüğünde is...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/kadraja-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Söylenen en popüler yalanlar</title>
		<link>http://www.baygri.com/soylenen-en-populer-yalanlar/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/soylenen-en-populer-yalanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 23:03:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz AYDIN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cengizoloji]]></category>
		<category><![CDATA[en çok söylenen yalanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22398</guid>
		<description><![CDATA[İnsanların söylediği en popüler yalanları bu yazıda toplamaya çalıştım. &#8220;Yalan kötü birşeydir, yalan söylemeyelim, yalanın rengi olmaz yalan yalandır&#8221; diyerek<a href="http://www.baygri.com/soylenen-en-populer-yalanlar/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/pinokyo.jpeg"><img class="alignright size-medium wp-image-22404" title="pinokyo" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2010/09/pinokyo-119x150.jpg" alt="" width="119" height="150" /></a>İnsanların söylediği en popüler yalanları bu yazıda toplamaya çalıştım. &#8220;Yalan kötü birşeydir, yalan söylemeyelim, yalanın rengi olmaz yalan yalandır&#8221; diyerek sosyal mesajımızıda verdikten sonra buyrun yazıyı okuyalım.</p>
<p>* Telefonum çekmiyordu<br />
* Üzerimde nakit para yok<br />
* Her şey yolunda<br />
* Çok güzel görünüyorsun<br />
* Seni gördüğüme sevindim<span id="more-22398"></span><br />
* Seni arayacağım<br />
* Biz sadece yakın arkadaşız<br />
* Yakın zamanda görüşmeliyiz<br />
* Yoldayım<br />
* Kesinlikle şişman değilsin!<br />
* Kalçan onu giyince büyük durmuyor<br />
* Bir kadını kandırmak için ona yalan söylemem!<br />
* Ben sevdiğim kadını asla aldatmam!<br />
* Ben evlenecek tipte bir erkek değilim!<br />
* Ben zaten anlamıştım.<br />
* Önemli olan ruh güzelliği canım.<br />
* Senden başka kimseyi sevmedim.<br />
* Abi İş Yarın tamam.<br />
* Öğle tatili yapmıyoruz.<br />
* Şimdi ben de seni arayacaktım.<br />
* Orijinal yedek parcası.<br />
* Telefon şehirler arasına kapalı abi be.<br />
* Burada torpil geçmez kardeşim.<br />
* Girilmez levhasını görmedim memur bey.<br />
* Yemeğe kalsaydınız.<br />
* Çok üzüldüm.<br />
* Her bedene uyar abla.<br />
* Davetliydik ama gitmedik.<br />
* Kızımızı ne doktorlar ne Mühendisler istedi&#8230;<br />
* Herkese eşit zam yapıldı.<br />
* Hatırası var.<br />
* Sen herşeyin en iyisine layıksın.<br />
* Biz sadece arkadaşız.<br />
* O benim ağabeyim gibiydi.<br />
* Ben zaten böyle olacağını biliyordum.<br />
* Emrin olur.<br />
* Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.<br />
* Bilsem söylemez miyim?<br />
* Ayıp ettin valla kimseye söylemem.<br />
* Kolay gelsin herkese.<br />
* Aradım valla yoktun&#8230;<br />
* Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı.<br />
* Yolda lastik patladı.<br />
* Çok kolay bir ders. Ben hep 100 alırdım.<br />
* Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu.<br />
* Yedi göbekten İstanbul&#8217;luyuz.<br />
* Üç Saatte Ankara&#8217;ya indik.<br />
* Çok yakın ahbabım olur.<br />
* Elimizde büyüdü.<br />
* Orada durumunu toparlamış. Paraya para demiyormuş.<br />
* Paranın ne önemi var muhim olan insanlık.<br />
* Abi sen kapat, ben hemen arıyorum.<br />
* Çocuğu gönderdim bile, birazdan sende.<br />
* İmkansız, daha ucuza bulamazsınız.<br />
* Şimdi seni düşünüyordum.<br />
* Makina bozuk. (Resmi daire fotokopicisi)<br />
* Giyince açılır, merak etmeyin.<br />
* Seni sevdiğim için yapıyorum bunları.<br />
* Kapatmam lazım, ocakta yemek var.<br />
* En doğru, en hızlı, en detaylı haberler için bizi izleyin.<br />
* Biz demokrasinin bekçisiyiz.<br />
* Saat durmus, çalmadı.<br />
* Yok canım, benim değil, arkadaşlar unutmuş.<br />
* Biz de şimdi içeri girdik.<br />
* Biz de tam kapıdaydık.<br />
* Aaa, sana en az beş e-posta gönderdim, almadın mı?<br />
* Sürekli arıyorum, düşmüyor.<br />
* Karım çok hasta, acil servise yetiştirmem lazım.<br />
* En geç haftaya hepsini öderim.<br />
* Arayacaktım ama işler çok yoğun, kafamı kaldıramıyorum.<br />
* Abi ikinci köprüde bir basmışım, kadran 225.<br />
* Bir tanesi sorun çıkarsın, hepsini geri getir.<br />
* Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum.<br />
* Abla tabaklar tamamiyle ithal malıdır, kırılmaz.<br />
* Kurtarmıyor abla, bak inan zararına satıyorum.<br />
* Elimde kalmamış beyefendi, siz girmeden biraz önce son parçayı sattım.<br />
* Çok yakışmış&#8230;<br />
* Telefon kapalı değildi&#8230; Demek çekmemiş. Hay Allah!!!<br />
* Aslında sorular çok kolaydı.<br />
* Ben mi onu seviyormuşum. Daha neler gıcık oluyorum ben ona ya&#8230;<br />
* Ders çalışıyorum&#8230;<br />
* Canım bilerek olmadı ya..<br />
* Ben ders çalışsam ooohoo.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fsoylenen-en-populer-yalanlar%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>23 Nisan 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/bugun-23-nisan/" title="Bugün 23 Nisan">Bugün 23 Nisan</a> (1)<br /><small>Bugün 23 nisan...Neymiş anlamı-önemi-tarihsel değeri bir göz atalım öncelikle tabi ki...

İstanbul'un 16 Mart 1920'de düşman askerleri tarafından işgalinden sonra Osmanlı Mebusan Meclisi'nin görevin...</small></li><li>13 Temmuz 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/soyleyin-pedroya/" title="Söyleyin Pedro&#8217;ya">Söyleyin Pedro&#8217;ya</a> (5)<br /><small>Devasa çark dönüyor Pedro. Minicik bir dişlisin sen de, ben gibi. Durmak yok. Durduğunda, inan bana kocaman çarka bir şey olmayacak. Aynı hantallığıyla, yine umarsız dönmeye devam edecek.

Durmak yo...</small></li><li>08 Mart 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/dusundumonayladim/" title="Düşündüm&#8230;onayladım">Düşündüm&#8230;onayladım</a> (0)<br /><small>Bu sabahta farksızdı diğerlerinden. Puslu havasında İstanbul'un düşünceli kokusu yayılmıştı gökyüzüne.

Cümleleri üç nokta ile bitirmenin zamanı gelmiş; hadi otur pencerenin önüne, al kahveni, sigar...</small></li><li>03 Haziran 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/sessizligi-cekiyorum/" title="Sessizliği çekiyorum">Sessizliği çekiyorum</a> (0)<br /><small>Sustum...
Susmalıydım çünkü
Bilmem kaç yüzüncü kez
“Gitme” demek istemiyordum.

Sustuk...
Beynimizi kemiren sesleri
Kusmaktan korkuyorduk.

Sustular...
Dünya, zaman, kuşlar...
O masum rüyam...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/soylenen-en-populer-yalanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Badem/ Ala gözlerini sevdiğim dilber (video)</title>
		<link>http://www.baygri.com/badem-ala-gozlerini-sevdigim-dilber-video/</link>
		<comments>http://www.baygri.com/badem-ala-gozlerini-sevdigim-dilber-video/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 19:34:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz AYDIN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cengizoloji]]></category>
		<category><![CDATA[badem ala gözlerini sevdiğim dilber video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baygri.com/?p=22392</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ala gözlerini sevdiğim dilber Çay edip aleme bildirme beni Açıp ak gerdanın durma karşımda Ecelimden evvel öldürme beni&#8221; diye başlıyor<a href="http://www.baygri.com/badem-ala-gozlerini-sevdigim-dilber-video/" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2009/04/badem1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3787" title="badem" src="http://www.baygri.com/wp-content/uploads/2009/04/badem1-150x129.jpg" alt="" width="150" height="129" /></a>&#8220;Ala gözlerini sevdiğim dilber<br />
Çay edip aleme bildirme beni<br />
Açıp ak gerdanın durma karşımda<br />
Ecelimden evvel öldürme beni&#8221;</p>
<p>diye başlıyor Karacaoğlan&#8217;a ait müthiş sözler ve süper bir <strong>Badem</strong> bestesine dönüşüyor, &#8220;Ala gözlerini sevdiğim dilber&#8221; benim ilk dinlediğim <strong>Badem</strong> şarkısıdır. Süper&#8230;<span id="more-22392"></span></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="392" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x9d21?additionalInfos=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="392" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x9d21?additionalInfos=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><br />
<strong><a href="http://www.dailymotion.com/video/x9d21_badem-ala-gozlerini-sevdigim-dilber_music"></a></strong><em><a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"><br />
</a></em>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.baygri.com%2Fbadem-ala-gozlerini-sevdigim-dilber-video%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<h3  class="related_post_title">Arşivden Seçme Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>24 Ağustos 2010 -- <a href="http://www.baygri.com/iki-sehrin-yakasindan-daha-fazla/" title="İki şehrin yakasından daha fazla">İki şehrin yakasından daha fazla</a> (2)<br /><small>Hatırlar mısın bir fotoğrafımız vardı hatta o fotoğrafı çekindiğimizde egenin kıyıları pek bir hırçındı. İşin ucunda ıslanmakta olsa İnadına oturmuştuk denize en yakın o mavi banka.

Sen bana arkamd...</small></li><li>05 Temmuz 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/benim-adim-hasret-sen-beni-cekemezsin/" title="Benim adım hasret, sen beni çekemezsin&#8230;">Benim adım hasret, sen beni çekemezsin&#8230;</a> (0)<br /><small>Yine gece yarısı yine içim dışım bohem, bir günde pozitif birşeyler yazayım diyorum olmuyor, üstelik sigaramda az kaldı, gün içinde ressam arkadaşım Harun Yıldırım'la konuştuk, en kısa zamanda Bursa'd...</small></li><li>01 Ekim 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/yaziyi-dinle/" title="Yazıyı dinle">Yazıyı dinle</a> (0)<br /><small>Az önce sabah.com.tr'de  Ayşe Özyılmazel'i okuyordum, ya ben bakar körüm yada bu yeni bir olay.

Yazarların yazdıkları yazıları " Yazıyı Dinle" tuşu sayesinde okumayıp dinliyorsunuz, yazı hangi yaza...</small></li><li>15 Aralık 2009 -- <a href="http://www.baygri.com/35-ustu-yaslarda-yapmak-istedigim-35-sey/" title="35 üstü yaşlarda yapmak istediğim 35 şey">35 üstü yaşlarda yapmak istediğim 35 şey</a> (12)<br /><small>Şu sıralar televizyonlarda sıkça gösterilen "gençken yapılacak 100 şey" reklamını kendime "35 üstü yaşlarda yapmak istediğim 35 şey" olarak uyarladım ve üşenmedim birde listeledim;

1.Balıkçılarla b...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baygri.com/badem-ala-gozlerini-sevdigim-dilber-video/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/


Served from: www.baygri.com @ 2010-09-03 08:20:23 -->