Hayatın izleri
“Amca” yerine kullanılabilecek bir sıfat aranıyor
9 Mar
Daha önce yayınlanmış ve halen yayınlanmakta olan ve çok izlenen bazı televizyon dizileri toplumdaki gençleri nasıl ki, giyim kuşam, hal, tavır ve hareket olarak etkilediyse ve halen etkilemeye devam ediyorsa,
Aşk-ı Memnu dizisi içinde yaşananların; “ senaryo, alt tarafı bir televizyon dizisi, gerçek hayatı etkilemez, bu sadece bir dizidir”, şeklinde dile getirilecek bir görüşün doğruluğu tartışılır. Devamını göster >
Bahçıvansın sen öyle kal!
26 Şub
İçinde, sosyal aktivite alanlarının bulunduğu etrafı çevrili, geniş nezih bir sitede yaşıyorlardı. Site yönetimi, içinde yaşayanlar ne istiyorlarsa yerine getiriyor, hiçbir şeyi eksik etmiyordu. Bu yüzden de herkes mutlu ve mesuttu.
Bununla birlikte site yakınlarında varoş tabir edilen yerleşim alanları da vardı. Mehmet Bey bu varoşlardaki evlerin birinde eşi ve üç çocuğu ile yaşıyordu. Eşi siteye temizlik işlerine gider, kendiside yine sitenin bağ bahçe işleri ile uğraşırdı. Devamını göster >
Seninle son bir kez
19 Şub
Sislerin arkasında
Görünmezlerdeki yar
Hangi kör kuyularda
Hangi çıkmazlardasın?
Bak ömrün son demleri
Sessiz ve sensiz,
Son yağmurlar yağıyor
Karlar son kez düşüyor
Tatsız tuzsuz… Devamını göster >
Bir demet çiçek ile çok şey ifade edebilirsin
15 Şub
Ne gönül kırıklığı, ne pişmanlıklar yaşarsın dile getiremezsin! Ne acılar çekersin affedemezsin! Ne kadar seversin belki hissettiremezsin!
Ama üzülme!
Bir demet buket sana yardımcı olabilir! Devamını göster >
Doğum günün kutlu olsun
11 Şub
Şubatın soğuğunda, kar’ında ve ayazında, kardelen çiçeği gibi bu dünyaya gözlerini açan, birçok sıfatımız varken bize sıfatların en yücesini veren.
İlkokulda farklı heyecanlar, tatlı telaşlar… Ortaokulun sonunda ilk hedefine ulaşmanın mutluluğunu yaşatan. Şimdi büyüyüp kocaman olan. Ama bütün anne babalarda olduğu gibi bizim için de hala o küçücük sevimli ve hiç büyümeyen halleri hep yüreğimizin bir kenarında öylece duran, halen yoğun bir şekilde üniversiteye hazırlanan Naz’lımız; Devamını göster >
Değişim
8 Şub
Birçoğumuz mevsim değişikliklerinin başlangıçında kısa süreli uyum zorlukları yaşayabiliriz. Mesela sonbahardan kış’a geçerken hemen adapte olamayız. Kimimiz hastalanırız. Bünyemiz uyum sağlamaz, bir kırıklık olur toparlanamayız bir türlü.
Hele birde hazırlıksız yakalanırsak. Endişelenebiliriz bu yüzden gergin de olabiliriz sonra toparlanıp adapte oluruz. Bunun yanında bazılarımız da kış’ı hiç sevmeyebiliriz mesela. Ama biz sevsek de sevmesek de mevsimler gelir, gider değişir. Sonrası ise güzellikleri yaşanır her birinin ayrı ayrı. Devamını göster >
Aşk-ı Memnu ve Yaprak Dökümü dizileri birleşirse Bölüm /2
4 Şub
Mithat beyin çaresizliği ve yakınmaları devam eder. Artık sevmeyeceğim, bütün kabahat benim der ama bir dış ses; Sen bundan sonra sevsen de sana kim varır ki zaten konakta elden gitti. Sen ancak izdivaçta evlenebilirsin der ve al seni seveni kıymet nedir bileni diye de öğütte bulunur.
Ali Rıza Bey bunca olaydan sonra daha fazla dayanamaz herkesin beklentisi üzerine nihayet kalp krizi geçirir aralarından ayrılır.
Oğuz ile Leyla bir süre daha mutlu bir şekilde yaşarlar. Şevket Ceyda’ya yakınlaşır. Ceyda onun zengin bir mütahit olduğunu düşünür fakat öyle olmadığını öğrenince ne yapayım ben beş parasız çulsuz adamı deyip yüz vermez. Sedef ile Yaman Bey beraberliklerini evlilikle sonlandırır. Hayriye Hanım küçük kızı ile beraber Necla’nın villasına yerleşip oh be dünya varmış anca rahata erdim valla der bu arada eski komşusu Neyire hanımı çaya davet eder gel de iki laklak edelim der. Devamını göster >
Aşk-ı Memnu ve Yaprak Dökümü dizileri birleşirse
28 Oca
Yaprak Dökümü dizisi önceleri beğeni ile izleniyordu. Şimdi de beğeni ile izleyen mutlaka vardır.
Ama son bölümlerde; “artık iyice saçmalamaya başladılar” türünde serzenişte bulunanların olması ve benimde bu kanıda olmam nedeniyle, dizi böyle devam ederse ve birde Aşkı Memnu ile birleşirse olası gelişmeler nasıl olabilirden yola çıkarak gırgır vari bir öngörüde bulunmak istedim.
Okul binaları mimarisiyle öne çıkmalı
22 Oca
İlköğretim altıcı sınıfa giden oğlum gibi başka birçok öğrenci de okulun yanında hafta sonları dershaneye devam etmiş olduklarından yoğun bir dönemi geride bırakıp bu gün karnelerini aldılar.
Onları bu yoğunluğa daha erken iten ise LGS sınavları. Bilindiği üzere daha önceleri ilköğretim sekizinci sınıfta öğrenciler OKS sınavına girip aldıkları puanlara göre çeşitli liselerde okumaya hak kazanıyorlardı. Şimdi ise bu sınav her yılın sonunda toplam üç defa yapılıp, ortalamaya göre liselere yerleştiriliyorlar. Bu ne kadar doğru, ne kadar yanlış zaman içinde daha iyi belli olacak gibi. Ama bu iş sanki dershanelere yaradı! Önceden öğrencilerin büyük kısmı sekizinci sınıfta dershaneye giderken şimdi altıncı sınıfta gitmeye başladılar mecburen.
Buradan hareketle öğrencilerin kazanmak için büyük uğraş verdikleri başarıları ile ün yapmış birçok ortaöğretim kurumuna başarıları ve puanları hep neden yüksek diye Devamını göster >
Babam yok ki
18 Oca
Yetenek sizsiniz yarışması olanca hızıyla ve değişik yarışmacılarla her hafta gösterilerine devam ediyor. Jürili bir yarışma programı ama Acun Ilıcalının büyük katkısı sayesinde ne yarışmacılar nede izleyenler gerilmiyor.
Gösterisini sergileyen yarışmacılar doğal olarak kendi gösterilerinin iyi olduğu psikolojisi içindedirler. Bu nedenle elenince biraz buruk ve haklarının yenildiği kaygısına kapılıyor olabilirler. İşte tam burada Acun Ilıcalı devreye gidiyor ve bazen öyle gönül alıcı şeyler söylüyor ki elenenler kazanmış gibi sahneyi terk edebiliyorlar. İşte bundan dolayı diyebiliriz ki Acun Ilıcalı yarışmacı psikolojisinden çok iyi anlıyor ve yarışmada gereksiz gerilimler olmuyor. Devamını göster >


Son Yorumlar