arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Aşk-ı Memnuniyet | Bay Gri

Aşk-ı memnuniyet

Aşksallaşmalarım

1-Kaos

İhtimaller denizinde, fırtınalı bakışlarına kapılıp boğulmaya başladığımda, anladım aşkın insanı nasıl aptallaştırdığını. Sahteliğini bile bile teslim olmak sana, her defasında lades diye haykırmak çaresizce… Yargısız, infazsız ve insafsız esiri olmak gözlerinin… En derinlere saklamak seni,  can’ı acıta acıta… Ve bitip tükenmek her senli cümlenin sonuna geldiğimde…

2-Susmak

Susmak anlatır herşeyi, anlamsızlaşır sözler… noktayı nereye koyacağını bilemezsin. Bulamazsın cümlenin sonunu. Gidişler… terk edişler seçersin kendine, yoruma açık üç noktalı… Oysa atlarsın virgüllerin sözcükleri bağladığını, bağırırcasına susarsın… Evet sustuğunda duyulur aslında çığlıkların… (Devamını okuyun…)


Gitmek vakti

Kaybolacağını bile bile sorgusuz sualsiz
Nereye gittiğini bilmeden, ardına bakmadan
Parantez içine almadan hayatını…
Keşkelerini de atıp bir kenara
Kendini bulmak ümidiyle gitmek gerekir… (Devamını okuyun…)


Ahh kahrolası çaresizlik…

Tükendiğini, eriyip bittiğini, her zerresinde yüreği alev alev yanarmışçasına hisseder mi insan? Umudun bittiği yerde, hayata yenik düşen gözyaşlarını, damla damla akıtır mı içine?

İçine akıttığı o zehir dolu gözyaşlarıyla besler mi nefretini? Sana soruyorum biçare insan; gözyaşlarınla beslediğin o nefretin içini yiyip bitiren bir mikrop olduğunu ve bütün bedenine hapsolduğunu ölüme bu kadar çok yaklaştığında mı anladın?

Evettt… Şimdi biçare bekliyorum ölümü. Ahhh kahrolası çaresizlik… Çaresizliğime de üzülmüyorum aslında… Bir mikrobu ancak bir mikrop anlar. Ama anlamadı beni içimi kemirdi her defasında… (Devamını okuyun…)


Çikolatalı, mis kokulu, aşk tadında bir masal

Dur diyemezsin akıp giden zamana, akreple yelkovan işbirliği içindedir. Uykun kaçar bazı geceler huzursuzlanırsın. Hem susturur hem söyletir seni. Evet çok susturdun beni bir o kadar da söylettin. Çokta uykumu kaçırdın. Ama ben ne zamana dur diyebildim ne de sana.

İkimizde çok farklıyız aslında nasıl oldu da bir araya geldik anlamıyorum? Sen, düşünüp taşınır sağlam adımlar atarsın, ben önüme bile bakmadan yürürüm. Sen öfkelenince susarsın ki bu beni çileden çıkarmaya yetiyorJ,ben konuşmadan duramam. Sen denge profiline ulaşmış bir akarsu, ben dolup taşan bir çağlayan.

Sen sabır taşı ben sabırsızlık şaheseri  Sen koyu fenerli ben has cimbomlu  Sen facebook tutkunu, ben aşkı memnu sevdalısı. Sen uykun gelse bile uyumayı bi türlü aklına getiremeyen gece kuşu, ben yastığa çeyrek kala uykuya dalan bir kualaJ sen rüyalar aleminden bir türlü çıkamayan rüyaperest insan, ben rüya nedir bilmeyen rüyasavar insan ve daha neler neler… sorgulamıyorum bunların hiç birini şikayetçi de değilim tadını çıkarıyorum hatta. Küçükken dinlemeye bayıldığım masallar gibi geliyor her şey bana. Şimdi masal içinde masal yaratıyorum kendime; çikolatalı, mis kokulu, aşk tadında bir masal… ve bu masal hiç bitmesin sevgilim.


Gökkuşağım’a

Önce iki yabancıydık birbirimize. Varlığından habersiz kendi kurduğum siyah beyaz dünyamda yaşıyordum. Nereden bilirdim bi gün dünyamı gökkuşağına çevireceğini.

Rüyadaydım sanki ve gittikçe kaptırıyordum kendimi bu rüyaya… Dakikalar saatler derken artık aylar yıllar birbirini kovalıyordu. Küçük dünyamda kocaman bir yer edinmiştin.Yavaş yavaş kayboluyordum derinliklerinde. Nihayet kendimi buldum ve yanımda sen vardın. (Devamını okuyun…)


Keşke Dünün Sabahında Kalabilseydik…

Üşüdüğümü hissettim yatağa yattığım ilk anda…
Üstümü örter nasıl olsa diye bekledim…
Boğazım düğümlendi,
Sonra birkaç damla gözyaşıyla geldi yüzleşmekten korktuğum, sensizliğin acı gerçeği… (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.