arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Elif’in Güncesi | Bay Gri

Elif’in Güncesi

İçimde Gizli

Bakma sakin durduğuma… Şimdi içimde ne fırtınalar kopuyor, ne sandallar can çekişiyor azgın dalgalar eşliğinde yol almaya çalışırken kalbimde bir bilsen… Sesimi duyuramayacak kadar güçsüz, kendimi yalnız hissedecek kadar sensizim. Dahası var mı anla işte; acıyor kalbimin içinde sana ait olan bir ses…

Yutkunamıyor, durmadan ismini tekrarlıyorum. İsmini sayıklarken yoruyor, yoruluyorum… Sonra köşeme çekilip, sessizce başımı öne eğip; doğru zamandaki, yanlış ayrılığın gelmesini bekliyorum. Ne kötü sonunu bile bile yaşamak…

Ayrılık çanları çaldığında nasıl da kalpten hissediyorum. Yollar yakın, bakışlarsa birbirine uzak oluyor oradan biliyorum… Sana baktığımda yüzümde oluşan gülücüklerin yerini, bir zaman sonra ev sahibi vedalara bırakıyorum sanki… Zorunlu merasimlere benziyor ayrılık. Olması gerekiyor, oluyor… Bitmesi gerekiyor, kalpten gidiyor… (Devamını okuyun…)


Sükut-u Hayal

Hiçbir gece bu kadar uzun olmamıştı. Ve bugüne kadar yaşadığım hiçbir acı bu kadar derin değildi. İçim tükeniyor. Ben, bende değilim sanki… Soruyorum kendime “Çok mu zordu gidebilmek bir adım öteye?” diye. Ne tuhaf; Düne kadar cevabını bildiğim bir soru, şimdi bir o kadar zor geliyor bana… Aslında düşünüyorum da sorular zor değil, zor olan sadece insanlar…

İçimi dağıtan kırgınlık hiçbir şeye benzemiyor. Alıp götürüyor yaşanan ne varsa. İyi olan her şeyi unutturuyor… Düşlenen hayalleri ise imkansız kılıyor… Yoruluyorum bu aralar, çok yoruyor beni hayat… (Devamını okuyun…)


Kalp Teklerse…

Şimdi yaşadığımız bu ayrılık da bir şey mi… Bir zaman gelecek koca bir dünya girecek aramıza… Ne sen gelebileceksin bana, ne de ben uzanacağım huzurla uyuduğum kollarının arasına… Çünkü çok çok uzakta olacağız birbirimizden… Bu diyarı terk edip, bilinmeyene yol alırken; başka bir dünyada yeni bir hayatın başlamasını bekleyecek birimizden birimiz… Ama içi huzurlu, ama huzursuz…

Ardından bakansa hep merak edecek, hep biraz yalnız kalacak göğsünün sol tarafı. Hep acıyacak… Ve hep pişman olacak söyleyemedikleri için… Zaman zaman gözleri dolacak… En çok kızgın anında onu hiçe sayarcasına söylediği cümleler yakacak canını. Ve bir de birlikte çekilmiş içten gülümseyen fotoğraflara baktığında… İlk zamanlar lal olmuş dil, bir zaman sonra resimlerle konuşmaya başlayacak belkide… El anlamını yitirecek ısınmak için bir diğer elini tuttuğunda… (Devamını okuyun…)


Dil Kanatır

Konuşmadığım zamanlarda daha iyi ifade ettim kendimi. İki dudağımın arasından ne zaman bir cümle çıksa tam bir kıyamet alameti gibiydi. Çünkü bilirim ki benim dilim çok ağır. Öyle bir an gelir ki hesapsızca karşısındakini düşünmeden bile bile yaralar, bile bile kanatır… Pişman da olmaz kolay kolay… Canı yandı mı, can yakanın da canı yansın ister. “Anlasın ne çektiğimi, anlasın neler çektirebileceğimi” der…

Şimdi bakıyorum da etrafıma; boş ve gereksiz insan kalabalığı… Sahte gülen yüzler, söylenen biçimsiz cümleler, vaatler, vaatlerle birlikte kurulan gerçekleşmesi mucize gerektiren hayaller… Zaman zaman “Hayat böyle bir şey mi?” diye soruyorum kendime. Bu kadar zor mu sevmek, bu kadar zor mu sevilmek… Yoksa gerçekten şarkıdaki gibi biz büyüdükçe kirleniyor mu dünya… Anlam aramamak mı gerekiyor insan sandığım varlıklarda…

Dostlarımı ve sevmeye değer bildiklerimi ayırıyorum bir kenara, gözümden sakınıyorum onları. Geri kalanlar ise hayatımın ortasında bir kumpasta, hepsi tam bir palavra… En acısı da ne biliyor musunuz; insanın yalan ve yalancıların içinde, inandığı doğruları iyi niyetler eşliğinde yaşaması oldukça çok zor… (Devamını okuyun…)


Aslolan Aşktır

Beklentilerimiz ne kadar fazla olursa, yaşayacağımız hayal kırıklıkları da o kadar çok oluyor. Birine ne kadar bağlanırsak o kadar zor kopuyor, ne kadar seversek bir o kadar kırılıyoruz çoğu zaman. Ayarsız, yalansız, dolansız, oyunsuz seviyoruz insanları… Belki de sırf bu yüzden en çok biz yara alıyoruz aşkta…

Hesaplamıyoruz sevdiğimize “seni seviyorum” derken bir adım sonrasında olacakları… Düşünemiyoruz şımarır mı, bunalır mı ya da hoşlanır mı ağzımdan çıkan bu sihirli cümleden diye… Kalbimizde oluşan kelebek çırpınışları mutluluk eşliğinde elimize yüzümüze bulaştıkça bir adım daha bulanıyoruz aşka… Sormadan sorgulamadan, sadece onunla ve tabi ki sadece aşkla… Aslolan da bu değil midir zaten olanı sadece olduğu gibi sevmek, sevebilmek… (Devamını okuyun…)


Bu gece de bil istedim

Bazen neyi ya da kimi beklediğini bilmezsin. Ama içinde bir yerlerde sana yaşatılmak istenen öyle kuvvetli bir his vardır ki, sırf o hisse olan inancından dolayı doğru yer ve doğru zamanın doğru kişi ile birlikte gelmesini beklersin…

Karşıdan bakıldığında daha önceden rezervasyon yapılmış ihtişamlı bir masa gibidir kalbin. Duruşun soğuk, bakışların sert, ağzından çıkan kelimeler ise zehir gibidir. Kim yanına gelip hayatına ortak olmak istese, hep aynı cevabı verir “başka birini bekliyorum…” dersin. Yaşattığın hayal kırıklıkları yeşerebilecek sevgileri daha en başından tüketirken, sen kimseye aldırmaz sadece onun gelmesini beklersin… (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.