arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Gaf-let | Bay Gri

Gaf-let

Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Virüs veri tabanımdan öp

“umut etmek, aslında yavaş yavaş ölme biçimidir” der gözüne toz kaçmış bakış açısı. ve para hayatın içine sızmış kötü huylu kitledir. bir bıçak bir tabanca gibi değildir mesela… tabancanın amacı bellidir ama bıçak hem elma soymaya hem bir canlıyı candan soymaya yarar. iklimsiz rüzgarların uçurtması olmalıyız. öyle dandik şeytan uçurtması değil, bildiğin kuyruğunda jilet olan afilli bir çıtalı… en tepeye çıkmalıyız. en tepede düşünmeliyiz “çocukluğumuz kaç gazoz kapağı eder?.. “ sorusunun cevabını. durduk yere uçan balonların ve uçurtmaların tanrının tebessüm girişimi olduğunu iddia ediyorum, elimde belge olmaksızın yapıyorum bunu. otomatik ödeme talimatlarına küfretmek istiyorum… talimdeki atlara yapılan ödeme kafa karıştırır… çim pistte yansır, kum pist kızar. saç diplerinde menekşe yetiştirmek gibi botanik hisler besliyorum. beslediğim hissin gözümü oymasını sadece o atasözünün yüzü gülsün diye istiyorum. tavuk döner et dönerin tahtını asla sallayamaz, çünkü keser döner sap döner; tahta çıkma hevesiyle tavukluğundan utanırsın. benim (Devamını okuyun…)


Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Bize Her Yer Consesao

çok kiloluk dambılların suyunu çıkarmış kaslı bünyede, über bir beyin olsa denklem bozulur. hep bir şeyler eksik kalmalı… lağımda gelincik açması gibi bir durum bu. ne güzeldir ilk yarısı dört sıfır bitmiş bir maçın ikinci yarısındaki meksika dalgası. dalgalandım da duruldum bir balık ninnisi midir nemo? aslında gizli bir bağırma isteğidir, bir ses tetiklemesidir “tanita tikaram…” tetiklenin, deneyin bunu. sesime bir şey olursa beni turkcell fatura servisine yatırın rahip eduardo. ve tüm çağrı merkezlerine haber verin. iki biçer döver tekeri alana üçüncüsü bedava ben bu üçün cü’ sünü seviyorum biçer döver bahane. süspanseyi yazı içinde kullanmak gibi gereksiz istek oluşmuştu parmaklarımda, çok şükür geçti. bize her yer sıfır noktası. bize her yer bir nevi consesao… biz her yere pembe ceset torbası. “haliç’in dibinde çıkarılmayı bekleyen hazineler gibisin” dediğimizde neden ekşimsi bir tepki alırız?.. hazine her yerde hazine değil midir? burada haliç midir belirleyici olan? kıta sahanlığında kırdığın pot olamam. avrupa ile asya’yı birbirine bağlayan yerden kopalım dantel gülüşlüm. biliyor musun? “ekmek yoksa pasta yesinler” de dememiştir marie antoniette… tarih, toplumların kendilerine iyi tarafını yonttuğu alt egolarıdır bazen. bazen de bazen türk dil kurumuna rağmen bazan yazılır. kurumun yanında yanan yaş’tan sor beni ve yanıma yan yana üç nokta bırak… ve bir ara hafızamda açtığın yarayı borsaya bildir. (Devamını okuyun…)


Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Beni bir şeylere yarım saat varken ağlat.

otobüste, iş yerinde, hiçbir sebep falan yokken… durup dururken; “connecting people!” diye bağırasım geliyor. algıda bi acayiplik bi saçmalık durumu söz konusu… bahar sendromu devrelerimi gevşetti… ya da her şey biraz android üstü makine kimya sanayii. bu yazı okunduktan sonra akılda hiçbir şey kalmamalı yoğun birşeyler uygulanmalı ve kendini imha etmeli; bu yazıyı okuyanlar tebessümle beraber görüntülenmeli ya da yatağını ıslatan filozoflar ofisine altı dudak payı bırakılmış üç duble çay ile yanında da atıştırmalık sürreal bişeyler sipariş etmeli; bebek suratlı ama içinden cinayetler geçen market çırağından. çok şükür molotof kokteyli içen robotlar sarhoş olmuyor… bilincim acayip yerinde yazıyorum bu satırları ve şimdi lütfen yüksek sesle saçmalayalım; çok yaşa kınekting pipıl. her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa; o “her”e allah uzun ömür versin. bugün erkekler sakalları mora, saçları yeşile boyatsın, bıyıkları turanja, beyni saydama. kadınlar saçlarını kazıtsın. bugün üç dakika kertenkeleleri düşünelim. (Devamını okuyun…)


Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Amuda kalkıp işemek

dilini bilmediğim bir karmaşa ve adını koyamadığım bir yabancılık bu. birkaç ana haber bültenini havaya uçurup trajedi olmalıyım. tüm radyolarda gün boyu tanju okan çalmalı, içimde dört dönen kuduz köpeği beslemeliyim küçük iskender şiirleriyle. “barbar conan’ın vahşi kılıcı”nı tam macera bulmuşken okumalıyım.

içki sofralarında; “… sonra mı? sonrası yok güzel abicim; o parayı sevdi gitti evlendi bi kredi kartıyla. ben onu sevmiştim hala insanım.” geyiği yapmalıyım.

“çok şey istemedim biraz mathilda may gülüşü yeterliydi (Devamını okuyun…)


Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Rezerve (+18)

Hergün şehrin iki farklı yüzünü görüyorum. Gece şehrin banliyösünde yaralı yüzüne uzanarak uyumaya çalışıyorum. Sabah oluyor, hani olmuyor da  zorluyoruz geceyle birlikte olsun diye. Sabah ta kalkıp şehrin yavşak gülü-çükler dağıtan yüzünde, muhteşem sahte tebessümlerle  yaşam kaygısının ne yazık ki tek amacı olan, oldurulan, mecbur bırakılan para denilen orospunun peşinden koşturuyorum.

Robotum sanki aq, s.keyim faturasını, kirasını bilmem neyini… oğlum zaten en fazla altmış sene yaşarım şansım varsa. İçimden geçen ve bana yakışan kırk beştir ama en fazla altmış olur diye düşünüyorum. Fazla bırakmaz tanrı beni buralarda kıyamaz bana. Bu altmış seneyi de böyle boktan şeylerle dolduruyorum.   (Devamını okuyun…)


Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Sobe

Hayata sobelenmiş ve her fırsatta kızgın lavlarla yoğrulan düşüncelerim, dudak bükülen yargılardan sıyrılıp, tüm zehriyle ve de tüm hançerleriyle steril yerleşim bölgelerime gayri nizami soru işaretleri bırakıp kaçıyor.

Gerizekâlı dünya serüvenini beyin kıvrımlarımdaki cam kenarı koltuktan izleyip, normal bir insan a y k ü s ü y l e süzgeçten geçirip, hiç bir işe yaramayacağını bildiğim halde üstüne düşünüyorum. Sağır kalabilmek mümkün değil, ucundan köşesinden lağım sıçrıyor üstüme, isteyerek veya zorunlu belki de boğulmak korkusu ile modifiye edilmiş hayatların sakıncalı nefesine eşlik ediyorum.

Uzun uzun ve yoğunluklu depresif nöbetlerin dışa vurumu, tüm gücümle herşeye ama herşeye bağırarak küfretmek oluyor, belkide saçma! kesinlikle saçma… Ama harcadığım efor sonrasındaki dinginlik ve devamındaki ölüm sessizliği süper ve iyi geliyor. Kadavra hissizliğine bürünüp, ötenazi düşleri gören ve ölümüne hayran sınırda bir kişilik oluyorum.  Görüldüğü üzere en büyük saçma benim. (Devamını okuyun…)


123
  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.