arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Hayatın Izleri | Bay Gri - bölüm 4

Hayatın izleri

Annemin Hayalleri!

Fırsat buldukça büyük gazetelerin anlı şanlı bazı köşe yazarlarını okuyorum ve  fikirlerini kendi süzgecimden geçirip irdeliyorum. Ama bazılarının yazdıklarını anlamakta maalesef zorluk çekiyorum.

Sanki görmüyor,  duymuyor veya halkın içine hiç çıkmayıp, oturdukları yerden ahkâm kesiyorlar… Ya sırf muhalif olma uğruna memlekette sanki değişen hiçbir şey yokmuş gibi hareket ediyorlar. Ya da onlar için hayal olup da sonradan gerçek olan bir sorunları olmadığı için sanki halkında yok sanıyorlar.

Evet, belki de aynen öyle halkın da yok sanıyorlar. (Devamını okuyun…)


Boya-badana yaptırılırken tatile gitmeli

Malum havalar ısındı ya boya badana sezonu açıldı. Bizde uzun süredir evi boya badana yaptırmamıştık. Artık vaktidir deyip bir boyacıyla anlaştık. Boyacılar ilk önce eşyaları alt alta üst üste odaların orta yerine çekerek kendilerine rahat çalışma ortamı sağladılar. Onların bu rahat çalışma ortamı bizim için ise rahatsızlık ortamı oldu. Yani düzenimiz bozuldu. Sanki boyayı biz yapmışız gibi yorulduk. Hayır, biliyorduk da zor olacağını bu kadarını tahmin etmiyorduk. Evde oturacak köşe bucak yer aradık. Haylaz çocuklar tarafından yuvası bozulan kuşlara döndük. Evin içinde sağa sola gezinip durduk. Düzen bozulunca da doğal olarak biraz sinir katsayımız yükseldi. Asabileştik :)

İşin ilginç yanı bunun böyle olacağını az çok tahmin ettim bende bizimkilere söz dinletemedim :) Okullar kapandıktan sonra yaptıralım şu işi hem siz bir yerlere gidersiniz hem de ev bu arada boş olur diye söyledim. Ama olmadı. Ne yapacaksın işte hanımların içi rahat etmiyor. Belli mi olur belki renk istediğim gibi olmaz, belki eşyalar çizilir falan neme lazım ben başında olmalıyım deyip titizleniyorlar.  İçleri rahat etmiyor.  Onlar için ev konu olunca gerisi teferruat kalıyor. Biz beyler bu konuda daha rahatız sanırım. (Devamını okuyun…)


Güle güle

Sabahın geceden ayrılık vakti
Yorgun yüreğin limana acı bir iz bıraktı
Nemli gözlerinden iki kuru yaş
Sessizce koynumdan içime aktı

Elinde değneğin, yüzünde nurun
Bereketi bol olur sana uzanan elin
Gözünde tüterdi iki öksüz yavrun
Kavuştun işte bak gönlün hoş olsun (Devamını okuyun…)


Doğmamış çocuk için bir öneri ve Ekber

İzleyenler bilir. “Öyle bir geçer zaman ki” dizisinde Ali Kaptan ayrıldığı eşine tecavüz etti. Kadın hamile kaldı ve sonra çocuğu aldırmak istedi.

Bunu duyan Ali Kaptan şiddetle karşı çıktı. Neden karşı çıktığı ise hiç anlaşılamadı. Sanki diğer çocuklarıyla çok ilgileniyor, sanki onlar umurunda da doğacak çocuk olacak gibi bir sürü soru işaretleri oluştu izleyicinin zihninde. Yani kafalar karıştı. Bu yüzden film ile izleyici arasındaki bağlantı koptu. Gereksiz bir ayrıntı gibi kaldı. Keşke bu bölümler hiç çekilmeseydi. Ya da madem çekilmiş bari ilerleyen bölümlerde Ali Kaptan’ın çocuğu aldırmasına karşı çıkmasının nedeni izleyiciye bir şekilde verilmeli ki zihinlerdeki soru işaretlerine neden olan kafa karışıklığı giderilsin. Eğer verilemiyor ise önerim Ali Kaptan bir ruh doktoruna muayene ettirilsin ve onun Psikopatlığı böylece tescillensin. (Devamını okuyun…)


Bir çocuğun XBox Kinect’i satın alma öyküsü

Efendim bizim uşak bir yerlerde görmüş.  İlk görüşte de çok beğenmiş. İnanılmaz heyecanlandırmış onu. Bizim pek haberimiz yoktu bu durumdan.  Bütçemize göre biraz pahalı olduğundan “ baba ben bunu istiyorum alır mısın” da demedi. Sağ olsun halden bilen bir uşak. Neyi alıp alamayacağımızı az çok kestiriyor. Bu yüzden bari demosu ile idare edeyim diyormuş.  Hatta bir zamanlar hadi ailecek dışarıya çıkalım bir yerlere gidelim dediğimde hemen “Meydan Alışveriş Merkezine gidelim baba” derdi. Niye orası dediğimde işte orası güzel falan der geçiştirirdi. Meğerse Meydan da ki bir elektronik markette demosu varmış. Her Meydan’a gittiğimizde o hemen marketi gezeceğini söyleyip demosunda oyun oynarmış. (Devamını okuyun…)


Hıristiyanlık âleminin önemli antik kenti: Pisidia Antiocheia

Bilindiği üzere ülkemizin doğal güzelliklerinin yanında, çok sayıda antik kentleri, höyükleri, sarayları, camileri, hanları, hamamları ve bunun gibi birçok tarihi mekânları bulunmaktadır.

Bu mekânlardan biride Isparta’nın Yalvaç ilçesinde bulunan Pisidia Antiocheia antik kentidir. Yalvaç ile aile bağlarımız olması hasebiyle gittiğimde benim de ziyaret ettiğim bu antik kent şimdiki yerleşim yerinin hemen yakınındadır.  Şehrin kuruluş tarihi birçok kaynağa göre kesin olarak bilinmemekte olup, 1. Seleukos veya oğlu Antiokhos tarafından kurulduğu tahmin edilmiş. 46 yılında da St. Paul ve St. Barnabas buraya gelerek dini yaymak istemişler. Bu Hıristiyanlık tarihinin önemli bir olayı olarak kabul edilmiş ve kentin, bu alem için oldukça önemli bir yere sahip olduğunu göstermiş. M.S. 3. yüzyılın hemen sonunda ise kent, kurulan genişletilmiş Pisidia Eyaletleri’nin metropolisi olmuş ve bu önemini Bizans dönemi’nde de sürdürmüş. (Devamını okuyun…)


Saffet Çebi’liler pırıl pırıl gülümsüyor

İstanbul Küçük Çamlıca’da bulunan ve oğlumunda eğitim gördüğü Saffet Çebi İlköğretim Okulu öğrencileri “Gülümse” isimli kültür ve edebiyat dergisi çıkarmışlar.

Derginin sayfalarında dolaşırken geleceğin pırıl pırıl yazarlarını, şairlerini ve ressamlarını görür gibi oldum. Dolayısıyla çok beğendim. Başta Müdür Onur Değirmenci ve Editör Türkçe öğretmeni İsmail Şahin olmak üzere emeği geçenleri kutluyorum.

Gülümse ’den; (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Son yorumlar

    Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz