arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Köşeli Yazılar | Bay Gri

Köşeli Yazılar

Orhan Veli Kanık

İsminin önüne konulacak o kadar çok kelime var ki. Hangisini koysam bir eksiklik kalır biliyorum. Orhan Veli’ye yakıştırılan en güzel lakap “İstanbul şairi”.

Onun doğumundan, ölümünden bahsetmek istemiyorum. Çünkü onun yaşamı bu ikisinin arasına sıkışıp kaldı. Çok erken kaybettik onu. Nasıl kaybettiğimizi bilen bilir. Bunu anlatmayı hayal bile edemiyorum. Çünkü hala hazmedemedim. Olan oldu. Bize onun şiirlerini okumak ve okutmak düşer.

Orhan Veli hayatını serbest şiire adamıştı. Herkesin şiir yazabileceğini savundu. Hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde de fazlasıyla başarılı olmasına rağmen o serbest ölçüyü kullandı. Birçoklarının eleştirilerine ve söylemlerine göğüs gererek yolundan vazgeçmedi. (Devamını okuyun…)


Babalar ve oğulları

Oğul:

-B abacığım
İ 7 notebook aldım
İ pad indirimdeydi onu da aldım.
İ phone hediyeydi almasam olmazdı.
İ pod zaten ucuz bir şeydi onu da aldım
İ pe un serdim babacığım.
P aram yettiği kadar. (Devamını okuyun…)


Tomas Tranströmer

İsveçli şair.

Nobel ödüllü şair.

Tomas Traströmer adına yakıştırılabilecek çok fazla tabir olduğunu biliyorum. Şu an en çok kullanılan iki tanesini sizlere söyledim. Emin olun ki onu okumadan önce ben de sadece bu kadarını biliyordum. Belki de Tranströmer’e Nobel ödülü verilmeseydi  onu merak edip okuyamayacaktım. Onun şiirinden mahrum kalacaktım. Onun hakkındaki görüşlerim sadece ‘ Nobel alan bir şair ‘ cümlesiyle sınırlı olacaktı.

Tomas Tranströmer betimlemeyi çok iyi yapan ve her şiirinde mutlak suretle buna yer veren bir şair. Betimlemeyi çoğu şair iyi yapar. Ama Tranströmer’de farklı bir yan var. Okuduğunuzda sanki şiiri yazan sizmişsiniz gibi sizi şiirin içine çekiyor ve başrole koyuyor. Tranströmer eğer Nobel almasaydı ; kendinden haberdar olmayan bir sürü insan bırakacaktı ardında. Ve bu bana göre o insanlara haksızlık olurdu. Nitekim ben İsveçli şairi bu denli geç keşfettiğim için kendime kızıyorum. Özeleştiri yapmak gerekirse ; edebiyatın belirli bir dönemini kapsayan şair ve yazarlara o kadar bağlı yaşıyoruz ki şu an hayatta olan büyük yazar ve şairleri ihmal ediyoruz. Ve bu aydınlar öldükten sonra değerleri anlaşılıyor. Buradan söylemek istediğim şey şu ki Tranströmer en az Bukowski kadar , Nietzsche kadar değeri hak ediyor. Onu hayatta iken anlamak ve anlatmak bizlere düşüyor. Bu yazıyı yazma amacım ise bu söylediğim cümleyle paralel. Bu yazıyı yazmayı kendime borç bildim. Belki Tranströmer’i tanımayanlara onu tanıtmak için önayak olabilirim diye düşündüm. (Devamını okuyun…)


William Shakespeare

Adını, sanını duymamış olma ihtimalinizin en zayıf olduğu yazarlardan biridir. Nerde doğduğu ya da nerde doyduğunu bilmek bize pek bir şey kazandırmaz bence. Kendisi de onun sanatıyla ilgilenmemizi isterdi eminim.

Shakespeare yaşadığı dönemde yani bundan dört yüz yıl önce yılda iki oyun yazan ve yazdığı oyunlarda figüran olarak rol alan biriydi. Öyle ki basit trajedi konularını kendi beyninde evirip çevirip farklı yollarla insanlara sundu.

İki düşman ailenin çocuklarının birbirlerine olan aşkı basit bir trajediyken bir anda asırları yıkıp geçen bir trajedi haline geldi. Yani Shakespeare’in yarattığı karakterler ölümsüzleşti. (Devamını okuyun…)


Değeri geç fark edilenlere dair

Ölen bir şairin şiirleri gibi,
ayrıldıktan sonra yeri doldurulamayan sevgili gibi,
çocukluk gibi, gençlik gibi
geçmiş zaman gibi
değeri geç farkedilen ne varsa onlara dair bir yazı okuyacaksınız şimdi.

Elinizdekilerin değerini kaybettiğinizde anlamanız hayatın size bir cilvesi olabilir. Sahip olacağınız güzellikleri düşünemeyip onlara sahip olduğunuzda değerini bilmemenizse sizin naz yapmanızdan başka bir şey değildir. Lakin fazla naz hayat usandırır. Değerini bilmediğiniz ne varsa elinizden alır.

Her bireyin iyi ya da kötü özlem duyduğu bir çocukluğu vardır. Her fırsatta keşke çocuk olsam diye söylenirler. Tıpkı çocukken keşke yarın sabah kalktığımda on sekiz yaşında  olsam diye söylendikleri gibi. Bu fazlasıyla manidar değil mi? (Devamını okuyun…)


Ahmet Telli kimdir?

Ahmet Telli günümüzde yaşayan önemli şairlerden olup  kitaplarını okumaya gayret etiğim biridir. Onun şiirinde farklı bir yan gördüğüm için her zaman şiirlerine ilgiliyimdir.

Yazımın başlığına aldanarak bir biyografi olduğunu ve Ahmet Telli’nin nerde doğduğunu nerde okuduğunu ne zaman ilk kitabını çıkarttığını yazacağımı düşünmüş olabilirsiniz. Ama ben onun şair kişiliğiyle alakalı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Çünkü şairleri şiirlerinden tanımak gerektiğine inanıyorum. Kimsenin içinde ne yaşadığını bilemezsiniz. Ama şairler şiirlerinde içlerinde ne yaşıyorsa ondan bahsederler. Ahmet Telli nin bu yönden bakıldığı zaman ilgi çekici bir şair olduğunu düşünüyorum.

Ahmet Telli’ye aşk şairi diyebilir miyiz bilmiyorum. Aşktan çok ayrılığa yatkın şiirleri var. Aynı doğrultuda özlem konulu şiirlerini de ön planda tutabiliriz. Çocuksun sen isimli şiirine bakıldığında sanki yaşanmış ve bitmiş bir aşkın üzerine yazılmış gibi duruyor. (Devamını okuyun…)


Sevdiğim kız benden gözlerini kaçırınca

Her zamanki gibi gözlerin zor açıldığı, iki laf edecek mecalin olmadığı anlardan birinde karşılaştım onunla. O kestane rengi saçlarıyla yüzünü kapattı ve beni görmemeyi seçti. Bense anın durgunluğunda öyle bir kayboldum ki sanki hiç yanından geçmedim. Sanki durgun denizde yol alamayan yelkeni yırtık gemiler gibiydim. Geri dönemezdim. Olduğum yerde durdum.O acı anı seyrettim. Onca şiir yazmışken o an tek kelime bile çıkmadı korkak dudaklarımdan. İç hesaplaşma yaşadım. Yani içimde öldüm ve hesabını veremedim bu karşılıksız aşkın.

Bütün her şey düşündükçe daha karmaşık bir hal aldı. Bildiğin arapsaçı. Güya hanımefendi kendini koruyor zanlınca. Yaptığı belki çok küçük bir hareket. Ama bilmiyor ki uçurum kenarındaki birini öldürmeye küçük bir hareketin yeteceğini. (Devamını okuyun…)


Şiir üzerine konuşmalar

Basit cümlelerle kendine has duygular yakalamayı seviyorum. Bu benim için imkansızı zorlamak gibi bir şeyi temsil ediyor. İmkansızları seviyorum.

Anlaşılamıyoruz. Her ne kadar basite indirgesek bile anlaşılamıyoruz bazen. Fazla seviyeyi düşürdüğünde ise bu sefer anlaşılıyorsun ama ‘bunu ben de yazarım’ gibi cümleler duymaya başlıyorsun. Bunu keşfettim ve şimdilerde koyverdim gitti. Artık anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az demek istiyorum.

Lafı uzatmadan ufak bir şiir açıklaması yapmak istiyorum. Aslında insanlara mahremlerini açmak gibi bir şey olacak bu. Hani başkası olsa meslek sırrı der anlatmaz şiirlerin nasıl çıktığını. Ben anlatılmayacak bir taraf göremiyorum. (Devamını okuyun…)


12
  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • Reklam

  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Son yorumlar

    Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Değişim Profesyoneli - Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz