arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Köşeli Yazılar | Bay Gri - bölüm 2

Köşeli Yazılar

Ahmet Telli kimdir?

Ahmet Telli günümüzde yaşayan önemli şairlerden olup  kitaplarını okumaya gayret etiğim biridir. Onun şiirinde farklı bir yan gördüğüm için her zaman şiirlerine ilgiliyimdir.

Yazımın başlığına aldanarak bir biyografi olduğunu ve Ahmet Telli’nin nerde doğduğunu nerde okuduğunu ne zaman ilk kitabını çıkarttığını yazacağımı düşünmüş olabilirsiniz. Ama ben onun şair kişiliğiyle alakalı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Çünkü şairleri şiirlerinden tanımak gerektiğine inanıyorum. Kimsenin içinde ne yaşadığını bilemezsiniz. Ama şairler şiirlerinde içlerinde ne yaşıyorsa ondan bahsederler. Ahmet Telli nin bu yönden bakıldığı zaman ilgi çekici bir şair olduğunu düşünüyorum.

Ahmet Telli’ye aşk şairi diyebilir miyiz bilmiyorum. Aşktan çok ayrılığa yatkın şiirleri var. Aynı doğrultuda özlem konulu şiirlerini de ön planda tutabiliriz. Çocuksun sen isimli şiirine bakıldığında sanki yaşanmış ve bitmiş bir aşkın üzerine yazılmış gibi duruyor. (Devamını okuyun…)


Sevdiğim kız benden gözlerini kaçırınca

Her zamanki gibi gözlerin zor açıldığı, iki laf edecek mecalin olmadığı anlardan birinde karşılaştım onunla. O kestane rengi saçlarıyla yüzünü kapattı ve beni görmemeyi seçti. Bense anın durgunluğunda öyle bir kayboldum ki sanki hiç yanından geçmedim. Sanki durgun denizde yol alamayan yelkeni yırtık gemiler gibiydim. Geri dönemezdim. Olduğum yerde durdum.O acı anı seyrettim. Onca şiir yazmışken o an tek kelime bile çıkmadı korkak dudaklarımdan. İç hesaplaşma yaşadım. Yani içimde öldüm ve hesabını veremedim bu karşılıksız aşkın.

Bütün her şey düşündükçe daha karmaşık bir hal aldı. Bildiğin arapsaçı. Güya hanımefendi kendini koruyor zanlınca. Yaptığı belki çok küçük bir hareket. Ama bilmiyor ki uçurum kenarındaki birini öldürmeye küçük bir hareketin yeteceğini. (Devamını okuyun…)


Şiir üzerine konuşmalar

Basit cümlelerle kendine has duygular yakalamayı seviyorum. Bu benim için imkansızı zorlamak gibi bir şeyi temsil ediyor. İmkansızları seviyorum.

Anlaşılamıyoruz. Her ne kadar basite indirgesek bile anlaşılamıyoruz bazen. Fazla seviyeyi düşürdüğünde ise bu sefer anlaşılıyorsun ama ‘bunu ben de yazarım’ gibi cümleler duymaya başlıyorsun. Bunu keşfettim ve şimdilerde koyverdim gitti. Artık anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az demek istiyorum.

Lafı uzatmadan ufak bir şiir açıklaması yapmak istiyorum. Aslında insanlara mahremlerini açmak gibi bir şey olacak bu. Hani başkası olsa meslek sırrı der anlatmaz şiirlerin nasıl çıktığını. Ben anlatılmayacak bir taraf göremiyorum. (Devamını okuyun…)


Çocukluğunu anımsamak

Sizlere anlatmayı boynumun borcu bildiğim bir konudan bahis açmak istiyorum. ‘Çocukluğunu anımsamak’. Bu konuya değinme fikrinin nerden geldiğini belirtmeliyim. Bu fikir yakın zamanlarda yazdığım ‘Ağır bisiklet’ şiirinin insanlarda oluşturduğu duygusal bakış açısından sonra aklıma düştü. Baktım ve gördüm ki insanlar çocukluklarına olan özlemlerini hiç unutmuyorlar. Onlara çocukken yaşadıklarını anımsatacak en ufak bir söz bile çok anlamlı geliyor. Ee çocukluk bu kolay unutulacak bir şey değil. Daha öncede söylemiştim ’Ömründen çocukluğunu çıkar,elde var sıfır’

Konuya hakim olarak okumanızı isteğimden dolayı ‘Ağır bisiklet’ şiirinin içeriğini anlatarak devam etmek istiyorum. Şiirin ilk kıtası; (Devamını okuyun…)


Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır

Yazımın başlığının neden ‘Özlemek hatırlamaya kıyamamaktır’ olduğunu açıklayarak başlamak istiyorum. Özlem kavramını çokça düşünüp üzerine yorumlar yapmaya çalıştım. Ve özlemenin aslında sanıldığından farklı şeyler içerdiğine kanaat getirdim. Basit bir kavram değil özlemek.

Her insan özlenmeye değerdir. Ama özleyenin tavrı çok önemlidir. Anlatmak istediğim şey çok derinlerde anlayana. Her insan özlenebilir ama bazı insanlar sadece kendisi olduğu için değil maddesel varlıkları dolayısıyla özlenebiliyorlar. Bu sahte özlemi anlatmaya çalışıyorum. Hakiki özlem hatırlamaya kıyamamaktır. İşte bundan başlığımı bu şekilde yazma gereksinimi duyuyorum. Şu anki halime bakılırsa ailemden ayrı olduğum için bir hayli özlem biriktirdim. Ama ne özlem. Öyle bir özlemek düşünün ki tüm dünyayı bir kenara bırakırım onlar için. Her neyse. Buradan yola çıkarak şunu söylemek istiyorum ; Her insan özlenebilir,her insan özleyebilir ama özlemek anlık olmamalıdır. (Devamını okuyun…)


Rüya paranoyaları

Bugün gördüğüm rüya sabah kalktığımda yüzümdeki gülümsemenin ta kendisiydi. Rüyanın saçmalığına mı yoksa imkan sınırlarını zorladığına mı güldüm bilmiyorum. Ama bu olayı film izledikten sonraki hallerden biriymiş gibi anımsadım. Çünkü rüyamdaki başrol bendim. Belki de kendimi izliyormuşum havasına kapılıp rüyanın etkisinde fazlasıyla kalıp bunu yazma gereği hissetmiş olabilirim. Hani bir şey görürsünüz de hayretle gülersiniz ya aynen o tip bir gülümseme belirdi yüzümde. Bir de gördüğün rüyanın detaylarını hatırlayamama diye bir şey var ki Allah düşmanımın başına vermesin. Hafıza kaybı yaşasan bu kadar canın sıkılmaz. Ne kötü şey hatırlayamamak. Çin işkencesi falan yanında halt etmiş. Tekrar uyuyanlar bile var aynı rüyayı görürüm de hatırlarım diye ümitlenerek. Uyandığındaysa yine hayal kırıklığı. Ve bunun sonucundaysa sürekli uyku hali kaçınılmaz. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.