Verendadayım…Şimdi gece. El ayak çekildi az önce. Ve ben kendi kalabalığımla başbaşayım, içimde. Bir zarftan bin soru çıktı düşünceme. Kalem ucumu sivrilten ne? Kağıdın üzerine beni düşüren kim? Şu kısa hayatta, uzun geçmişi yaşayan kadın ben miyim? Ya şimdiki ben, yine o en eski ben değil miyim?
Dedim, ben-bana söylesene; ”Buruşuk kağıtların cebimde işi ne? Hiçliğim ayaklandı, dokunulmazlığım kalktı, yazıya oturduğum her seferimde. Ama ne olur, dokunmasın yine de bana hiç kimse. (Devamını okuyun…)









Son yorumlar