arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
Yazı Faslı | Bay Gri - bölüm 8

Yazı faslı

Kalemtraş

Verendadayım…Şimdi gece. El ayak çekildi az önce. Ve ben kendi kalabalığımla başbaşayım, içimde. Bir zarftan bin soru çıktı düşünceme. Kalem ucumu sivrilten ne? Kağıdın üzerine beni düşüren kim? Şu kısa hayatta, uzun geçmişi yaşayan kadın ben miyim? Ya şimdiki ben, yine o en eski ben değil miyim?

Dedim, ben-bana söylesene; ”Buruşuk kağıtların cebimde işi ne? Hiçliğim ayaklandı, dokunulmazlığım kalktı, yazıya oturduğum her seferimde. Ama ne olur, dokunmasın yine de bana hiç kimse. (Devamını okuyun…)


Ter ve terör

Haziran ayında, İstanbul’da ki, Sonisphere Festivalinde, sahne alan Alice in Chains bloğunda, ”Türkler ter kokuyor” deyince, kıyametler koptu, millet gurur meselesi yaptı. Ee bizim millet haklı. Kalksın elin adamı, gerçeği yüzümüze tokat gibi indirsin olacak şey değil tabi. Kaba adam nolcak, valla çok ayıp etti.

Oysa, bloğunda çok daha çarpıcı bir cümle vardı. ”Kulis o kadar kalabalıktı ki, kendimi hiç bu kadar güvende hissetmemiştim. Bomba patlayacak olsa, bombayla aramda bulunan 30 kişi bana tampon olurdu” sözleri güvenlik açığını anlatma açısından daha önemliydi. Bir terör şehrindeymişcesine kullandığı bu cümle benim milletimi rahatsız etmedi de, ter kokusu meselesi, yeri göğü inletti. (Devamını okuyun…)


Menzil dışı

Neden böyle tuhafım, bilmiyorum. Hani bıraksalar, kendi menzilime benzemeyen menzillerin kapısını çalmak, başımı içeriye uzatmak istiyorum. Ayağımı sokup, rahatsızlık vermek değil niyetim. Baş köşeye geçip oturacak da değilim. Diyeceğim tek şey, ”Siz rahatsız olmayın, ben bir göz atıp giderim.”

Hep ayıp saymışlar, merak etmeyi. Benim merak ettiğim hayatlar değil ki. Ben düşüncelerin avcısıyım. Yaratıcılığın hayranıyım. (Devamını okuyun…)


Benim için ne yaparsın?

Haberi okurken, tüylerim diken diken oldu. Günümüzde ki sevgiler nasıl da ısmarlama, nasıl da maddeyle tartma aşşağılığında. Ve nasıl tükenmez ki böyle sevgiler, üç-beş gün bilemedin 1 ay sonra.

Geçtiğimiz günlerde Türkbükü’nde sabaha karşı sahibi olduğu Mavi Otel’den lazer ile Türkbükü Koyu’nun karşısındaki tepeye “Ece Erken Seni Çok Seviyorum” diye yazdıran Erdinç Acar’a, bir başka karşılaşmalarında, Ece sormuş; ”Benim için, başka ne yaparsın?” Bu soru üzerine, Erdinç “Senin için kolumdaki 26 bin euro’luk saati denize atarım” demiş ve herkesin önünde saati çıkarıp denize atmış. Tabi Ececik, hem çok şaşırmış hem de çok keyiflenip çok sevinmiş. (Devamını okuyun…)


Gönderilmemiş mektuplar/Bilemezsin ama bilmelisin

Bilemezsin;
Hangi tenhalarda gezdi bu can, tek başına.

Nereden bileceksin;
Ne karanlıklarda yürüdüm. El yordamı hemde, korkusuzca aynı zamanda. Ne soğuklarda titredim ben. Sen bilemezsin; ne üşümeler, ne alevler aldırdı bana. Ben ayaz oldum da erittim tüm korları, hatta. (Devamını okuyun…)


Zaten oyuncaktı

”Söz ver” dedi adam. ”Son nefese söz ver”. Kadın, zaten kendine yeminler etmişti, söz vermeye gerek bile yoktu. Çünkü, çok sevmişti. Aralarında, bir nişan, bir akit, bir imzanın, bir sözün olması gerekmezdi. Sevmek söz vermekti.  Kadın sevmenin ötesine geçmişti. Madem bir söz istenmişti. ”Söz ver” diyen adama, kadın  ”Söz” dedi. Söz verdi. Ve aldı…

Bir daha adamı gören olmadı. (Devamını okuyun…)


  • Yazarlar

  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Koçluk ((-_-)) Eğitim Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... Website Content Protection

    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.