Esma Eser AÇIKGÖZGenç kadının yarası taze idi,

Yoldaşını iki gün olmuştu kaybedeli. Henüz farkında değildi. Kanıyordu bir yerleri, yakıyordu ciğerini. Gelenler gidenler, elini tutan acısını hafifletmeye çalışanlar vardı. Gündüzleri geçiyordu ya geceleri bir türlü bitmiyordu.

Korkutuyordu karanlık. Yüzleşmeyi öğrenememişti henüz acıtan gerçekle. Sesler duyuyordu. Onu çağıran sesler. Panik oluyordu fırlıyordu yataktan. Fırlıyordu onunla birlikte ablası, annesi…

Soran acı gözler ondan yanıt istiyordu.

“Çorabını istedi.” Diyordu titrek.

Elindeki çorabı sıkarak, gözündeki yaşı sıkarak.

Sabahın ilk ışıkları doğuyordu fersiz gözlerine. Ve gene aynı gelenler, gidenler, acıyan ,üzülenler, ağlayarak bağrına basanlar. Ağzından kelime çıkmıyordu. Arada sayıklıyor, kendi bile anlamıyordu.

Yaşlı bir kadın oturdu yanına. Damarları çıkmış çalı gibi nasırlı ama şevkatli ellerini, genç kadının ellerine sürdü. Sonra yüzünü avcunun içine aldı. Durmadan akan yaşlarını sildi.

Puslu gözlerini kırış kırış olmuş suratından, yıldız gibi parlatarak, gözlerinin içine baktı

“Gızım” dedi

“İçinde 40 dene mum yandı. Her gün biri söncek emme kırkıncı; soluk aldıkça yancek.

Canını kâh yakceeek, kâh ısıtcek!”

“Şimdi çok yanıyor ceyennem gibi” dedi geveleyerek. “Yok mudur çaresi?”

Ellerini yüzünden çekti. Pencereden uzaklara baktı. “Var elbet “ dedi. “Olmamı. İnsan oğluna, derdi veren Gözel Allahım dermanını da verir.”

“Versin vercekse gözel Allahım Sultan Nene! Danayanamıyom. Sığmıyom bi yerlere. Ya versin dermanını ya geri versin direğimi. Yuvam başıma göçtü, galdım altında. Vercekse versin gari çaresini!”

Yaşlı kadın çalı ellerini ağzına kapadı. “Deme gızım. Deme öyle. Bilirim içerinin yangını söylediyo. Emme ası gelmektir bu. Gurban olduğum Allahım vadesi doldu, emanetini aldı.”

“ Nedem Sultan Nene? De çaresini. Dayanamıyom gari!”

“Çare; -zaman- gözel gızım. Gün geçcek ateş közlencek, üstü küllencek…”

  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Technorati
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Reddit
  • email

Benzer Yazılar

  • 25 Ekim 2009 -- Kemanların sesi yükseliyor (1)
    Suçlular orkestrası, Yasak  müziklerini  çalıyor. Hepsini ben çalıyorum şiddetle Şarkısını de ben söylüyorum boğazımı yırtarak Beste güfte hepsi ben! Kendimden geçiyor, unutuyorum bütün duvarlarım...
  • 19 Eylül 2009 -- “Kadının adı yok” dedi (0)
    Kadının adı yoktu yurdumda. Herkes bilirdi bunu. Bilmek önemli değildi. Cesurca söylemek, söylediğinin arkasında durmak, her tepkiye karşı doğru bildiğini yapmaktı. Çünkü herkes biliyordu, kadının ...
  • 11 Eylül 2009 -- Atının gözyaşları yoldaşı oldu (2)
    Hayatında ilk basışı çürük tahtaya, O’na ağır bedeller ödetti. Çocukken arkadaşlarıyla viran bir evde keşif yaparken çürük tahtaya bastı. “Beynine giden damar zedelenmiş, krizleri ondan” demiş doktor....
  • 04 Temmuz 2009 -- “Terlem-Torlam” Goruklar etekte (0)
    En sevdiğim mevsimi yaşıyorum. Akşamı sabahı güzel olur bu mevsimin. Çocukluğumda meyvelerin olgunlaştığı toz ile terin yüzümüzde bütünleştiği zamanlar. Dutlar erdi, balamıt (palamut) gibi en tatlı...