arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 10

Gittiğin yerde kal

İlk geldiğin gün gideceğinin belliydi aslında…
Bizim seninle…
Sabah kahvaltılarını dudak tiryakiliğine dönüştürmeyen çay bardaklarımız.
Sağa sola atılmış sahiplenmeyi bekleyen faturalarımız.
Cebimde bir dolu yedeklenmemiş, anahtarın ağırlığı…
Öpücüklerle uyanılmayan sabahlarında, birçok anlamı vardı.
Sevişmenin ardından, benim sana alışmaktan korkan uzuvlarım vardı.

Lapa lapa yağan kar soğuklarında bir gün…
Vücudumu sana dayayıp işi asmadım.
İçimi… bir orman dolusu odundan senlerle ısıttıysam.
Yüzüme sevgi dolu gözlerle bakıp beni suçlamadan çaresizliğimi anla.
İlk geldiğin günden…
Biz olamayacağımız belliydi aslında şaşırmadım. (Devamını okuyun…)


Yeni Yılı Şaşırtmak

Her aralık ayının sonuna yaklaştığımızda içimiz hafif bir heyecanla kaplanıverir. Benim öyle olur en azından… Her 1 Ocak gününün diğerlerinden de farkı sadece biraz biraz baş ağrısı vardır, aşırı eğlenmiş olarak geçirilen, bazı parçalarının hayal meyal hatırlandığı bir gecedir çoğu zaman…

Her sene kendi kendimize sözler veririz yeni yıla girerken. Belki yeni bir yıla girmenin o büyülü havasındandır bilinmez, bir şeyler istenir gelecek olan yeni yıldan. Sanki bir yerden gelecek bir insandan hediye ister gibi… Daha başarılı bir insan olmak ister kimileri, kimi yıkılmak üzere olan ilişkisini toparlamak, kimisi bir ilişki sahibi olmayı isterken kimi sadece sağlık ve para ister… Ama her sene 1 Ocak gününden itibaren çoğu şey eskisi gibi kalır istemesek de. Yine siz aynı siz olmaya devam ediyor, istemediğiniz şeylerle hala boğuşuyor, başınıza gelen küçük süprizlerle de kendinizi avutuyorsunuzdur. Ama özünde olması gerekenin şu anki durumunuz olmaması gerektiğini adınız gibi biliyorsunuzdur. Var mısınız değişik bir şeyler yapmaya? Bir değişiklik yapın bu yeni gelecek yıla; ellerinizi açıp size vermesini ümit ettiğiniz hediye paketi yerine siz onun gelişine hazırlanın,şaşırtın… Madem o size istediğiniz şeyleri getirmiyor; alın elinize bir sopa, siz onu yola getirin bu sefer… (Devamını okuyun…)


Kelebek ve Dalgıç Giysisi

çok uzun bir hikaye
ve sırf o nedenledir ki
size sadece hikayeyi anlatacağım

aslında hikaye dediğime bakmayın
gerçek bir yaşam öyküsü bu
gerçek bir yazarın hayat hikayesi…

evet başlıyor işte… (Devamını okuyun…)


Ahmet Telli kimdir?

Ahmet Telli günümüzde yaşayan önemli şairlerden olup  kitaplarını okumaya gayret etiğim biridir. Onun şiirinde farklı bir yan gördüğüm için her zaman şiirlerine ilgiliyimdir.

Yazımın başlığına aldanarak bir biyografi olduğunu ve Ahmet Telli’nin nerde doğduğunu nerde okuduğunu ne zaman ilk kitabını çıkarttığını yazacağımı düşünmüş olabilirsiniz. Ama ben onun şair kişiliğiyle alakalı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Çünkü şairleri şiirlerinden tanımak gerektiğine inanıyorum. Kimsenin içinde ne yaşadığını bilemezsiniz. Ama şairler şiirlerinde içlerinde ne yaşıyorsa ondan bahsederler. Ahmet Telli nin bu yönden bakıldığı zaman ilgi çekici bir şair olduğunu düşünüyorum.

Ahmet Telli’ye aşk şairi diyebilir miyiz bilmiyorum. Aşktan çok ayrılığa yatkın şiirleri var. Aynı doğrultuda özlem konulu şiirlerini de ön planda tutabiliriz. Çocuksun sen isimli şiirine bakıldığında sanki yaşanmış ve bitmiş bir aşkın üzerine yazılmış gibi duruyor. (Devamını okuyun…)


Sevdiğim kız benden gözlerini kaçırınca

Her zamanki gibi gözlerin zor açıldığı, iki laf edecek mecalin olmadığı anlardan birinde karşılaştım onunla. O kestane rengi saçlarıyla yüzünü kapattı ve beni görmemeyi seçti. Bense anın durgunluğunda öyle bir kayboldum ki sanki hiç yanından geçmedim. Sanki durgun denizde yol alamayan yelkeni yırtık gemiler gibiydim. Geri dönemezdim. Olduğum yerde durdum.O acı anı seyrettim. Onca şiir yazmışken o an tek kelime bile çıkmadı korkak dudaklarımdan. İç hesaplaşma yaşadım. Yani içimde öldüm ve hesabını veremedim bu karşılıksız aşkın.

Bütün her şey düşündükçe daha karmaşık bir hal aldı. Bildiğin arapsaçı. Güya hanımefendi kendini koruyor zanlınca. Yaptığı belki çok küçük bir hareket. Ama bilmiyor ki uçurum kenarındaki birini öldürmeye küçük bir hareketin yeteceğini. (Devamını okuyun…)


Bursa güncesi 3

Bloga yazmayalı uzun zaman oldu. Yaşıyorum babında birşeyler yazayım da takipçilerim üzülmesin istedim. Malumunuz; Haziran ayından beri Bursa’da açtığım Galeri Bay Gri’nin başındayım. İyi şeyler olacak zamana ihtiyaç var, süreç sancılı ama kolay bir süreç zaten bana hiç denk gelmedi. Bazen Tanrının benim bahsimi alt oynadığını düşünüyorum.  Herşey düzelir, yoluna girer can sağlığı falan olsun.

Sosyal olarak iyice makinalaşsam da, hüznü yüz metreden gözlerinden tanısam da, çok acayip tecrübeler edinip; Bursa’daki mücadeleme tüm hırsımla devam ediyorum. Ayrıca kitap hazırlığı içindeyim, 80 civarı kitaba gireceğini düşündüğüm yazı birikti. 150-160 sayfalık şık birşeyler hazırlıyorum. Bu arada ikinci oğlum baygri.com 23 Aralık 2011’de 3.yaşını kutlayacak. (Devamını okuyun…)


Aslolan Aşktır

Beklentilerimiz ne kadar fazla olursa, yaşayacağımız hayal kırıklıkları da o kadar çok oluyor. Birine ne kadar bağlanırsak o kadar zor kopuyor, ne kadar seversek bir o kadar kırılıyoruz çoğu zaman. Ayarsız, yalansız, dolansız, oyunsuz seviyoruz insanları… Belki de sırf bu yüzden en çok biz yara alıyoruz aşkta…

Hesaplamıyoruz sevdiğimize “seni seviyorum” derken bir adım sonrasında olacakları… Düşünemiyoruz şımarır mı, bunalır mı ya da hoşlanır mı ağzımdan çıkan bu sihirli cümleden diye… Kalbimizde oluşan kelebek çırpınışları mutluluk eşliğinde elimize yüzümüze bulaştıkça bir adım daha bulanıyoruz aşka… Sormadan sorgulamadan, sadece onunla ve tabi ki sadece aşkla… Aslolan da bu değil midir zaten olanı sadece olduğu gibi sevmek, sevebilmek… (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz