Akşam saatleri laptopum balkonda, ben elimde bir fincan kahve dolanıyorum evin içerisinde sıcaktan bunalmış halde bir sağa bir sola. Kabıma sığamıyorum sıcaktan. Sonra laptopumdan bir ses yeni bir mail geldiğine dair. Bir bakıyorum facebooktan bir arkadaşım mesaj atmış. İsmini görünce bir miktar şaşırıyorum zaten. Çünkü pek konuştuğum biri değil. Hayırdır inşallah diyorum ve mesajı açıyorum.
Mesaj Berke’den geliyordu “Elif ben seni ne zaman online görebileceğim? Seninle konuşmam gerek ya denk gelemiyoruz ya da pek internete girmiyorsun. İstersen msn adresini ver oradan konuşalım. Görüşürüz. Kendine iyi bak tatlı kız.” Çocuk benim liseden arkadaşım herhangi bir samimiyetimiz de yok. Arkadaşlık talebini sırf “aman bu da ne havalı kız lisede de suratıma bakmazdı şimdi de tersliyor, kendini bir şey zannediyor” gibi düşüncelere kapılmasın diye kabul etmiştim yaklaşık bir hafta kadar önce. Mesaj attım “hayırdır Berke kötü bir şey yok ya ne söyleyeceksin bana? Ben pek msne girmiyorum. Buradan söyle istersen.” dedim. (devamını gör…)








Facebook
Flickr
FriendFeed
Twitter
Xing
Son Yorumlar