Leblebi beyinli erkekler

Akşam saatleri laptopum balkonda, ben elimde bir fincan kahve dolanıyorum evin içerisinde sıcaktan bunalmış halde bir sağa bir sola. Kabıma sığamıyorum sıcaktan. Sonra laptopumdan bir ses yeni bir mail geldiğine dair. Bir bakıyorum facebooktan bir arkadaşım mesaj atmış. İsmini görünce bir miktar şaşırıyorum zaten. Çünkü pek konuştuğum biri değil. Hayırdır inşallah diyorum ve mesajı açıyorum.

Mesaj Berke’den geliyordu “Elif ben seni ne zaman online görebileceğim? Seninle konuşmam gerek ya denk gelemiyoruz ya da pek internete girmiyorsun. İstersen msn adresini ver oradan konuşalım. Görüşürüz. Kendine iyi bak tatlı kız.” Çocuk benim liseden arkadaşım herhangi bir samimiyetimiz de yok. Arkadaşlık talebini  sırf “aman bu da ne havalı kız lisede de suratıma bakmazdı şimdi de tersliyor, kendini bir şey zannediyor” gibi düşüncelere kapılmasın diye kabul etmiştim yaklaşık bir hafta kadar önce. Mesaj attım “hayırdır Berke kötü bir şey yok ya ne söyleyeceksin bana? Ben pek msne girmiyorum. Buradan söyle istersen.” dedim. (devamını gör…)

2 Yorum

Telafisi olmayan bir haldi bizim için aşk…

Kendinden büyük laflar edip kapıyı kızcağızın yüzüne nasıl da çarpmıştı giderken. Ama söz ağızdan çıkmıştı bir kere. Kız ona “Sus! Ne olur böyle büyük konuşma” demişti.

Ah bir anlasaydı keşke o an hissettiği dakikalık sinirinin onun ömrüne bedel olacağını. Ah bir dinleseydi kızcağızı… Her hatanın bir telafisi vardı ama o hata kaldıramayacak kadar fazla hata yapmıştı belki de hayatında. Hata stokları ağzına kadar doluydu. Oysa ne çok severlerdi birbirlerini. Kurdukları her hayalin içinde birbirlerine düşerdi düşleri. Tam 12 den vurmuşlardı aşkı. Öyle bir ayrıldılar ve öyle bir gurur yaptılar ki hiçbir şeyin telafisi yoktu artık onlar için. (devamını gör…)


Bir başka aşkın yüzü/Bu kadar iyi olma

Sen pek bilmezsin oğlum. Eski Türk filmlerinde çok klişe bir sözdü. Çok dalga geçerdik vaktiyle. Seslendirenlerin taklidini yapardık ağdalı ağdalı ve tıpkı eski Türk filmlerinde söylendiği gibi, ”O kadar mutluyum ki, korkuyorum. Bu mutluluk beni korkutuyor” der, üstüne de kahkahalarla gülerdik. Çocukluk işte.

Şimdi, sanki beyaz perdede başrol verilmiş gibi içim. Komik gelecek belki sana ama, ”Bu kadar iyi olma oğlum, korkuyorum.” Tamam, her zamanki gibi diyeceksin ki, ”Beni sen yetiştirdin.” İyi de bu kadar iyiliği bir araya toplayacağını ben nerden bilebilirdim. (devamını gör…)

6 Yorum

Karasaban&Döven: Teknolojiye yenilen tarım aletleri

Ayvalık Cunda adasında dolaşırken yıkık dökük bir evin duvarında yıllar öncesinin önemli tarım aleti olan Karasaban ile Döveni asılı görünce dikkatimi çekti ve hemen fotoğrafladım. Bu aletleri görüp bilenler olduğu gibi bilmeyenler de vardır mutlaka. Belki de görmeyip adlarını bir şekilde duymuş olanlar da bulunabilir.

Yok, olmaya başladığı son dönemlerini (özellikle karasabanı)görmüş ve bilen birisi olarak bende bu iki alet hakkında kısaca bir şeyler yazmak istedim. (devamını gör…)


Bir başka aşkın yüzü

İkimiz de, içimize içimize akıyoruz bu gece. Mum gibi eriyoruz içerlerimizde. Hep göz gözeyizdir. Bu kez, kaçırıyoruz bakışlarımızı gizlice. Bu gece, rol kesiyoruz resmen birbirimize. Yüklü bulutlar gibiyiz oysa. Bir kuş kanadı değse, yağacağız ince ince.

Durup durup sarılırız biz. Bu her zamanki halimiz. Yine durup dönüp sarılacakken, farkettim ki bu gece her zamankinden farklı, biraz erteliyoruz. İçimize değen hasreti belli ki böyle ötelemek istiyoruz. Yine de dayanamayıp, sarılıveriyoruz aniden. Sıradan sarmaş dolaş hallerimizmiş gibi yapıyoruz eylemi. Ama bu kez susarak, kollarımızı doluyoruz ikimizde. Ve rol kesmeye devam ediyoruz. En usta oyunculuğumuzla hemde. Gerçi çok komiğiz belki de, birbirimize. Öyle ezberimize almışız ki her mimiğimizin bir sonraki hamlede, seyrini bile. Yutar görünüyoruz, kestiğimiz rolü. Bu 10 yıldır oynanan kimbilir kaçıncı perde. (devamını gör…)

10 Yorum

Birisi dünyanın çıkan çivisini acilen çaksın!

Sauna terleme yolu ile vücuttaki su ve toksinlerin dengelenmesini sağlayan, gözenekleri açan, temizleyen, yüksek sıcaklıktaki odalara verilen isimdir. Saunaya 15 dakikalık seanslar halinde girilir ve çıktıktan sonra muhakkak soğuk duş alınır ya da havuza girilir. Kurulanıp kaybedilen sıvı ihtiyacı ise bol su ile karşılanır.

Yukarıdaki tanımda da gördüğümüz gibi saunayı kullanmamızın tek bir amacı vardır o da sağlık açısından kendimizi daha iyi hissetmek. Peki bunun dışında sauna başka bir amaç için kullanılır mı? Ben kullanılmaz diye biliyordum ama insanoğlu boş durmuyor her gün aklına yeni ve saçma sapan fikirler getiriyor. Şöyle ki; (devamını gör…)


Beklemek

Seni beklerken her gün kalbimde yeniden sen doğuyordun. Yokluğunda, bende bitersin sanmıştım. Yokluğundaki sana sarılıp uyuyordum geceleri. Sen yoktun ama benleydin her adımımda.

Sana söz verdiğim için beklemedim. Biliyordum sözler sadece o an için geçerlidir. O, söz geçecek olan birkaç saniye aittir ve o an bittiğinde artık sözler çoktan evrende kaybolmuştur. (devamını gör…)


Bunlar iyi günler

18.Milli Eğitim Şurası’nın Ege Bölge Çalıştayı’nda, İzmir İl Çalıştay raporunda ‘’kız ve erkek öğrenciler için ayrı ayrı okullar kurulması” önerisi geldi.

Allah’tan şimdilik öneri olarak kaldı, henüz dikkate alınmadı. Ancak, kafaların içine bu nifak sokuldu mu? Evet. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan dönemde, öneri deyip geçmeyelim, bölücülük ve ayrımcılık adına yine doğal dengeler tutulup bacağından ayrıldı mı? Elbette. Üstelik, eğitim adı altında, çocuk yaştaki beyinlere kadın-erkek ayrımcılığını işlemek, başarılı olur mu? Tabiki de. (devamını gör…)

7 Yorum

Hiç kimseyim

hayatım çok salonlu sinema gibi,
her salonda farklı bir film oynuyor, tüm baş roller kapılmış,
madde’nin mana karşısında diz çöktüğü sonsuzlukta,
mevsimsiz tomurcuk patlatıp
büyümeye duran erik ağacının üstüne her sabah yağan çise rolü kalmış bana. (devamını gör…)

3 Yorum

Usta

deniz_feneriOkuyacağınız yazıyı 7 Kasım 2009′da yazmışım, ilginç olan şuki o günden bugüne değişen hiç birşey olmamış.

“Hiç birşeyin tat vermediği, ha gayret mekanizmasının devre dışı kaldığı, belki kanıksamışlık belki yoğun yaşanmış bir hayatın yorgunluğu, adı nedir tam koyamadım ama kötüyüm usta. (devamını gör…)

1 Yorum

Ne düşünüyorsun?

Bir durumum var hemen ileteyim tarzında acele ile bol saçmalamaca ile yazılmış facebook duvar yazılarını arkadaşlarınızda görüyorsunuzdur ya da arkadaşlarınızdan duyuyorsunuzdur.

Banyo yaptım mis gibi koktum, birazdan duşa gireceğim, dişlerimi fırçalıyorum birazdan gelirim, çarşıya gidiyorum, bekle beni Bodrum ben geliyorum, tatile çıkıyorum, hastayım, aşığım, üzgünüm, mutsuzum, mutluyum  vs… Bunlar arkadaşlarımın facebook duvar iletilerinden birkaçı. Şaka gibi ama hepsi gerçek. Bugün bunlara bir yenisi daha eklendi. Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Şöyle ki; (devamını gör…)


  • Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman, çünkü iki yüzüyle karşına çıkar hayat. Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın, ateş de pay alır kendine soğuktan..."Pablo Neruda"

  • Arşiv

  • Kafiyesiz Duygular on Facebook
  • (-_-)

  • www.baygri.com on Facebook
  • Son Yorumlar

    Biz - Ben - Yazarlık - Sponsorlar - Sitemap - 1 Dk. - Gizlilik - Kullanım - Reklam - Sponsorluk - Yukarı


    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu ödülüne layık görülen baygri.com özgür ve samimi bir sinerji topluluğudur, bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. copyright © 2008-2010 Bay Gri