arıza >> gaf-let >> parça tesirli paranoyalar >> galeri bay gri >> life >> afilli gri >> pisicik >> bağırma >> eksi onsekiz >> bilinçaltı >> sakin ol şampiyon >>
www.baygri.com - içinden gökkuşağı geçen blog - bölüm 12

Haklısın de

Ne kadar güçlüyüz değil mi? Hem de ne kadar?

Saçmalıklar gezegeninden el sallıyorum sana ve senin olduğunu sandığın yegane biricik hayata. Eleştirmiyorum. Saygıyla eğiliyorum duruşunun ve derin duygularının önünde. Seni sen yapan tüm şeylerin alayına şapka çıkarıyorum.

Ne kadar mutsuzuz. Mutluymuş gibi yaşadığımız ve kimseye çaktırmadığımız ütopik bir cennet bizimkisi… Haksız mıyım? (Devamını okuyun…)


Engel

Hayatta bazen bir söz, bir cümle bütün yaralarımıza rağmen tekrar ayağa kalkma, savaşma gücünü ve inancını verir. O söz, bazen bir yabancıdan gelir bazen çok yakınındaki birinden bazen ise hiç tahmin bile edemeyeceğin birinden ve sana devam etme gücünü verir. Başta ne demek istediğini bilemezsin ama zamanla o sözün seni sen yapan tek şey olacağını anlarsın da…

Sanırım son bir aydır durumun özeti bu. Bel fıtığım yol açtığı ağrılarımı tarif edecek kelime bulamıyorum. Yere bile basamadığım, ağlayarak uyuduğum gecelerimi nasıl unutabilirim.  Ağrı kesicilerin bile yardımı olmayan bir ağrı ve tamamen yalnızlık… Yalnızlığımı seven biriydim ama hiçbir zaman kendimle ve egomla bu kadar yalnız kalmamıştım. Belki de bu yüzden içten içe hep korkuyordum. (Devamını okuyun…)


Sevemeyeceksin

geçti gitti güzel günler
bir ben kaldım yarına
bir de sen kaldın geçmişten

boyumdan büyük aşklara kalkıştım
sen içime gün gibi doğardın yazları
sonra hava soğurdu
içim buz kesilirdiA
yakardım sigaramı
darma duman ederdim kışları (Devamını okuyun…)


Hayat çok kısa

Hayat çok mücadele gerektiriyor. Eğer o mücadele savaşını bırakırsanız, yaşama sevincinin % 50 sini keybettiniz demektir. Nereye nasıl geldiğimizi bilmeden, her birimiz savrulduk hayatın çetin sahnesine. Şöyle bir geriye gidelim, ilk sevdiğimiz insanlar Annemiz ve Babamız değilmidir? Hepimiz bu sevginin gölgesinde kendimizi çok güvende hissetmezmiyiz? O yüzden karşılaştığımız her sevgide, anne sevgisi gibi karşılıksız ve sonsuz sevgi bekleriz.

Yaşamın zorlu yollarında ilerlerken, hayatımızın anne sevgisi gibi beyaz bir tablo olmadığını anlıyoruz. Yıllar neleri alıp götürüyor da farkına varamıyoruz. Arkamızda bıraktığımız keşkelerimiz nasılda çoğalıyor. Dostlarımızı bir bir kaybediyoruz. Sevdiklerimiz tek tek terkediyor. İnsanları sevmek yaşama sevinci verir. Yaşantımızın her anından aldığımız sevgi ve tad insanların hayallerine biraz daha yakınlaşmasını sağlamaz mı? (Devamını okuyun…)


Korkma

Öyle yeşildi
Öyle güzeldi ki dalları

Hele o dallara eşlik eden
Dantel gibi
Turuncunun en turuncusundan çiçekleri

Güneş sarınca onları
Altın damlalar oluverirdi her biri
Dokunmaktan bile korkardı onlara (Devamını okuyun…)


Bu gece de bil istedim

Bazen neyi ya da kimi beklediğini bilmezsin. Ama içinde bir yerlerde sana yaşatılmak istenen öyle kuvvetli bir his vardır ki, sırf o hisse olan inancından dolayı doğru yer ve doğru zamanın doğru kişi ile birlikte gelmesini beklersin…

Karşıdan bakıldığında daha önceden rezervasyon yapılmış ihtişamlı bir masa gibidir kalbin. Duruşun soğuk, bakışların sert, ağzından çıkan kelimeler ise zehir gibidir. Kim yanına gelip hayatına ortak olmak istese, hep aynı cevabı verir “başka birini bekliyorum…” dersin. Yaşattığın hayal kırıklıkları yeşerebilecek sevgileri daha en başından tüketirken, sen kimseye aldırmaz sadece onun gelmesini beklersin… (Devamını okuyun…)


İt dalaşı

Hala unutmadım o kapıdan çıkarken, bir daha giremeyeceğimi bile bile, ardıma bakamadan kapattın kapılarını. Ve ben her dokunuşumda sana, çatlaklarına sızabilmek uğruna, yaraladım kendimi. Olmamalıydı, yapmamalıydım demedim asla..! Dilime keşke dedirtmedim.

Şimdi ben bu kahpe yalnızlıkla it dalaşı yaparken, tuz basarken acılarıma seyret sen doyasıya. Acılarım büyüttü beni. (Devamını okuyun…)


  • Reklam

  • Yazarlar

    Yazarlar Bileşeni tarafından sağlanmaktadır
  • Sponsor

    Turhost
  • www.baygri.com on Facebook
  • Kategoriler

  • Reklam

  • Arşiv

  • Yazılar e-postanıza gelsin

    E-postanızı yazınız:

  • Genel
  • Sayfa altları önemlidir dostlar, dondurmanın sonu, sigaranın son fırtı veya ikinci el bir kitabın arka kapağına karalanmış iki satır samimi cümleyi okumanın verdiği keyif gibi acayip hisler uyandırır bünyede. Hiç unutmam lise ikinci sınıfta okurken, el arabasında kitap satan birinden maksim gorki’nin orjinal ismi halk düşmanı olan bizde yararsız bir adam adıyla basılan ikinci el kitabını almıştım, kitabın içinden sayfaya yapışmış, nerdeyse sayfanın rengini almış “bir suudi arabistan riyali” çıkmıştı, Türkiye’de bir rus yazarın kitabından “suudi arabistan” riyalinin çıkması bana hep ilginç gelmiştir, tam “oğlum kaç para eder bu” moduna girecektim ki, algımdaki batıl inançlar paranın üstündeki arapça yazılardan tırsmama sebep oldu, haliyle parayı bozdurma teşebbüsüm olmadı olamadı :) Sonra o para ya kayboldu ya da birine verdim net hatırlamıyorum, neyse bağlıyorum; sayfa altlarından ne zaman ne çıkacağı belli olmaz, sürprizlerle doludur, sen'de şuan bu sayfa altını okuduğuna göre uslanmaz bir sayfa altı seversin. Sakın yadırgama yaptığını, bir gün sayfa altından fışkıran bir mucize hayatını değiştirebilir, nasıl olur bilmiyorum ama bir gün mutlaka birşeyler olur, sabırlı ol. Bay Gri'yi her ziyaret ettiğinde mutlaka bu sayfa altına bir göz at. İkinci el kitapları, ikinci el kitapların özellikle arka kapaklarının iç kısımlarını, dondurmanın sonunu sevmeye devam...

    Galeri Bay Gri - Künye - RSS Feed - Şikayetim yaradana bebeğim - Flickr - (-_-) - Twitter - Facebook - Mitenöy - Friendfeed - Powered by WordPress

    Kullanım - Gizli - Biz - Yazarlık - Ben - Sitemap - Bay Gri; Turhost sponsorluğunda yayın yapmaktadır. Çok yaşa Turhost... - Website Content Protection

    İçinden gökkuşağı geçen bu blog saf sevgiyle beslenen bağımsız bir sinerji topluluğudur. Bu organizasyon Cengiz Aydın projesidir. Copyright © 2008-2012 Bay Gri All Rights Reserved.


    baygri.com, baygri.net, baygri.org, baygri.info, baygri.biz